Eğitim ezberde değil, üretmekte!

Eğitim ezberde değil, üretmekte!

Eğitim, doğduğumuz andan başlayıp hayatımızın büyük bir bölümünü oluşturan vazgeçilmezlerimizdendir. Türkiye denince akla karmaşıklıklar, kargaşa, çarpık demokrasi, sosyal farklılıklar geliyor. Her ne kadar güzel bir ülkede yaşasak da, yaşanan adaletsizlikler birçok insanı etkilemekte ve bu, özellikle geçim sıkıntısı çeken insanları etkilemektedir.


Eğitim, doğduğumuz andan başlayıp hayatımızın büyük bir bölümünü oluşturan vazgeçilmezlerimizdendir. Türkiye denince akla karmaşıklıklar, kargaşa, çarpık demokrasi, sosyal farklılıklar geliyor. Her ne kadar güzel bir ülkede yaşasak da, yaşanan adaletsizlikler birçok insanı etkilemekte ve bu, özellikle geçim sıkıntısı çeken insanları etkilemektedir.
Türkiye’deki eğitim, sınav sistemi üzerine kurulmakla birlikte her geçen gün sayıları ve çeşitleri artmaktadır. Küçük yaştaki çocuklar arasında yapılan bu yarış, onları bilinmez bir yola doğru sürüklemektedir. Henüz küçük yaşta, oyun çağında ve üretkenlik yönünden en aktif olunan bir dönemde olan bu çocuklar, kendilerini ezberci bir test sistemi içinde bulmuşlardır ve bu sistem onların gelişmesine hiçbir katkı sağlamamaktadır. Yakın bir zamanda bir çocuk tarafından işlenen bir cinayetin sebebinin eksik eğitim olduğu ortaya çıkmıştır. Sınava girmek isteyen ve bu sınavı hayatının meselesi yapan bir kız çocuğu, annesinin okumasına ve sınava girmesine engel olmasından sonra annesini öldürmüştür. Sizce bu çocuğu suçlamak, bizlerin haklı bir tarafı mıdır? Tabii ki hayır, hayatının sadece bu sınavla kurtulacağına inanan ve bütün bir yılını ezberci bir sistem üzerine kurulu bir sınava adayan bir kız çocuğu, annesinin karşı çıkması yüzünden korkuya kapılmış ve bu yola başvurmuştur.
Sınavlar, sınavlar, sınavlar... Hayatımızın tamamını kaplamakta ve gitgide daha da artmaktadır. Peki bu ezberci sistemi yok etmenin bir yolu yok mudur? OKS, SBS, KPSS, ÖSS ve daha birçok sınav… Ne kadar çok insan biliyorum bu sınavlar yüzünden sağlıklarından olmuş ve hayatının birkaç yılını boşuna harcamak zorunda kalmış. Değişen sistemler de ayrı bir olumsuz yöndür. Kendini belli bir sınav sistemine hazırlamış olan kişi, değişen sistemle, kurduğu binayı yıkıp yeniden inşa etmek zorunda kalmış ve önündeki zor engeli aşmak için az bir vakti vardır. Eğitim sisteminin başında olanlar, ne zaman sınav sistemini her an değiştirmekten vazgeçecekler çok merak ediyorum.
Ben kendimi bildim bileli birçok sınavla yüz yüze geldim. Birinci sınıftan beşinci sınıfa kadar olan dönemde geniş ve yoğun olan müfredat, beşinci sınıfın sonunda yapılan bir sınavla iyice zor bir hal alıyordu. Bana çok yanlış geliyordu. Çok iyi hatırlıyorum; korkuyor, çok çalışıyor, ezberliyor, fakat hiçbir şey öğrenemiyordum. Bu sistemler kalkmalı. Eğitimin önemli olduğu bir dünyada, beyin öldürücü bir sistemin kurbanları olmaktan kurtarılmalı ve ayrıca küçük çocukları da kurtarmalıyız. Bu cinayet hepimize bir ders olmalıdır. Bu sınavlar çok ciddiye alınıyor ve sonunda istenmeyen durumlarla karşılaşılabiliyor. Hayat sınavlar üzerine kurulu değildir. Hayat üretmek, öğrenmek ve her defasında yenilik katmaktır. Korkutmak, ezberletmek, beyin yıkamak, hapsetmek değildir. Bu sınavlar bu olumsuz yönlerden başka bir şey vermez kişilere. Bu sınavlar hayatın gerçek sınavı değil. Bırakın çocuklar üretsin ve çocuk olduklarını unutmasınlar. Cinayetler ve suçlar olmasın ve özgür olunsun, kafeste yaşamaz insan!
İrem Demirdoğan (Kayseri)
www.evrensel.net