Güzeltepelilerin, Kaklıçlıların sergisi

Güzeltepelilerin, Kaklıçlıların sergisi

İzmir’in Çiğli ilçesi, bürokratlarımızın yöre insanına güvenmediklerini düşündüklerinden olacak, demir parmaklıklarla ikiye bölündü.


İzmir’in Çiğli ilçesi, bürokratlarımızın yöre insanına güvenmediklerini düşündüklerinden olacak, demir parmaklıklarla ikiye bölündü. Yakında Basmane-Aliağa tren seferleri başlayınca da üçe bölünecek: “Kuzey Çiğli”, “Orta Çiğli” ve “Güney Çiğli”… Kuzey Çiğli’de toplu yerleşim yerleri, Orta Çiğli’de kamu kuruluşları ve küçük dükkanlar, bankalar; Güney Çiğli’de de yeni yerleşim yerleri, alışveriş merkezleri… Ben o günlerin trafik akışını merak ediyorum. Çünkü şu son ikiye bölünmüş durumda bile, sağ kulağını sol eliyle başının üstünden geçirerek gösterenler gibi, örneğin Evka-2’liler, Güzeltepeliler, Evka-6’lılar… O zaman; yani üçe bölününce, sanırım sağ kulaklarını göstermek için sol ellerini bacak arasından uzatıp, başlarının üzerinden geçirecekler Çiğlililer… Neyse, neşeli günler bizi bekliyor. Ama ben umutluyum, tüm Türkiye’de işler düzene girecek. Yalnız tarihi tam kestiremiyorum. 2509 yılı da olabilir, 3009 yılı da…
Kuzey Çiğli’deki Güzeltepe’yi birkaç kez gördüm. Ama dönemin Kültür Müdürü Alime Mitap zamanında, Güzeltepeli gençler karşısında ilk söyleşime katıldım. Alime Mitap, Hamit Demir ve ben… Gerçekten çok güzel geçti…
Daha sonraki Kültür Müdürü Gülsün Özünal Derfe döneminde Kaklıç İlköğretim Okulu’nda Türkçe üzerine bir söyleşiye katılmıştım. Pırıl pırıl çocuklardı. Tabii bu “pırıl pırıl”lık anne-babalarının, eğitmen-öğretmenlerinin sayesinde olmuştu, inanıyorum…
Çiğli’nin yeni Kültür Müdürü Begali Han’dı. Ayağının tozuyla, gelir gelmez Kuzey Çiğlililerle (Güzeltepe), Güney Çiğlilileri (Kaklıç) bir araya getirdi. Kurs öğrencileri
2008-2009 öğretim yılında yarattıklarını Çiğli Kültür Müdürlüğü salonlarında sergilediler.
Serginin açılışını Kültür Müdürü Begali Han yapmış. (Ben açılışa yetişemedim.) “Çok heyecanlandım” diyordu Begali Han; “çünkü ilk kez böyle bir açılışa katılıyordum.”
Kokteyl sırasında sevgili Metin Göktepe’yi anımsadım. Ne zaman Gerçek dergisine (Evrensel gazetesinin babası) gitsem, hele öğlen saatleriyse, Metin beni yemekhaneye indirir, hiç sevmediğim ıspanak yemeğini bile yedirirdi. Herhalde aşırı zayıflığıma acıdığından olacak… Burada da birileri sürekli bana, “Hocam, bir tane daha yeseniz” dediler, ortadaki kanepelerden…
Güzeltepe El Sanatları Atölyesi Giyim Öğretmeni Halime Bulut, açılış günü olsun, diğer günler olsun serginin başından hiç ayrılmadı. Öğrencileriyle onur duyduğunu her hareketiyle belli ediyordu. Emeğe saygım sonsuz olduğu için serginin yaratıcılarını isim isim, hiç ayrım yapmadan yazmak istiyorum: Ayfer Öztürk, Sevgi Eroğlu, İpek Karataş, Ummuhan İyidemir, Fatma Tunçer, Zennure Çetinkaya, Güneş Koçak, Mekine Sarıkoş, Çağla Korkmaz, Aygül Doğan, Bilge Sezer, Yeter Karakaya, Şaican Tekin, Naciye Daşkaya…
2008-2009 öğretim yılında, Kaklıç İlköğretim Okulu’nda çalışan kursiyerler de yarattıklarını salonun bir bölümünde sergilemişlerdi. Resim Öğretmeni Eriş Koççoban’ın öğrencilerinin adlarını da anmadan geçemeyeceğim: Seher Aydın, Başak Bodur, Miray Eren, Ali Meriç Demir, Dilara Gündoğdu, Ceyda Utaş, İsmail Coşar, Özgenur Baydur, Melisa Hızlı, Ferhat Alken, Melisa Coşkun, Mustafa Canalan, Sinan Filiz, Güldan Toy, Hedda Güner, Dilara Hasırcı, Emirhan Atıcı, Emine Sevik, Simay Budak, Sena Bircan, Ezgi Arslan, Yeren Hasırcı, Özlem Erbey, Arda Hasırcı, Beste Çağırtekin, Mehmet Demir…
Uzayın dünyasında, dünyanın Türkiye’sinde, Türkiye’nin İzmir’inde, İzmir’in Çiğli’sinde bir avuç insan, bir avuç Güzeltepeli, bir avuç Kaklıçlı bir mesaj veriyor. Televizyonlarımız, “Kocam beni nasıl aldattı?”, “Nasıl yahni yaparız?”, “Bul karayı, al parayı” gibi programlardan kurtulup, böylesi olaylara eğilirse… Neyse, olmayacak duaya “amin” demeyeyim, çünkü asil ve necip halkım da buna teşne…
Kısaca; Halime Bulut, Eriş Koççoban ve öğrencilerine yürek dolusu tebrikler. Merak etmeyin, sizi de bilenler, görenler, anlayanlar var… Ve var olacak…
BÜLENT HABORA
www.evrensel.net