‘Netanyahu barış sürecini bitirdi’

‘Netanyahu barış sürecini bitirdi’

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun, İsrail’in dış politikası, barış süreci ve İsrail-Filistin sorunu ile ilgili özellikle Filistin yönetiminde merakla beklenen konuşması, Filistinliler tarafından...


İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun, İsrail’in dış politikası, barış süreci ve İsrail-Filistin sorunu ile ilgili özellikle Filistin yönetiminde merakla beklenen konuşması, Filistinliler tarafından tepkiyle karşılandı.
Filistinli Başmüzakereci Saib Erekat, Netanyahu’nun, konuşmasıyla İsrail ve Filistin tarafları arasındaki görüşmeleri tek taraflı olarak bitirdiğini söyledi. Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimciler ise Netanyahu’nun konuşmasının kendilerini rahatlattığını bildirdiler. Netanyahu, konuşmasında bir Filistin devletinden söz etmesine karşın, hemen ardından Kudüs konusunu tümüyle kaldırdı, Filistinli mülteciler konusunu görüşmeler dışına itti, askerden arındırılmış bir Filistin devletinden söz etti. Netanyahu’nun Ortadoğu barışı ile ilgili siyasi ilkelerini koyduğu konuşması ile ilgili çeşitli değerlendirmeler yapıldı.


İSRAİL BASINI
Haaretz gazetesinden Amos Harel: Bu konu 2000 Temmuzunda Camp David’de dönemin Başbakanı Ehud Barak tarafından, ayrıca Yol Haritasının ilanı ve Gazze’den geri çekilme sırasında dönemin Başbakanı Ariel Şaron ile ABD Başkanı George Bush arasındaki konuşmalarda da dile getirildi. Yeni birşey yok.
Yedioth Ahranot gazetesi: Netanyahu, iki halk için iki devlet dedi. Böylece sağın son kalesi de düştü.


NETANYAHU’YA TEPKİLER
Filistinli Başmüzakereci Saib Erekat: Netanyahu, tek taraflı olarak görüşmeleri bitirdi ve barış görüşmeleri olanağını masadan kaldırdı. Netanyahu’nun bu çelimsiz devlet için kendisini destekleyecek tek bir Filistinli görmek için 1000 yıl beklemesi gerekir.
Hadaş Başkanı Muhammed Barake: Netanyahu, bir Filistin devletiyle ilgili olarak tıpkı bir bukalemun gibi konuştu. Sözünü ettiği koşul ve boyutlar Filistinliler için düşünülemez bile.
Kadima Partisi lideri Tzipi Livni: Doğru yönde atılmış bir adım. Netanyahu’nun asıl testi kelimelerle değil, yaptıklarıyla ortaya çıkacak.
Batı Şeria’daki yerleşimlerin üst kuruluşu Yeşa Konseyi Başkanı Pinhas Wallerstein: Konuşma beni rahatlattı. Başbakan’ın yüksek düzeyde Siyonist bir tavır sergilemesinden büyük gurur duyduk. Konuşmada, ne yerleşimlerin boşaltılmasından ne de inşaatların dondurulmasından söz etti. Bu, umut ediyorum ki yerleşimlerin sürmesine de olanak verecektir.
Filistinli Milletvekili Mustafa Barguti: Netanyahu kaynaklar, sınırlar ve topraklar üzerinde hiçbir egemenliği olmayan, getto tarzında bir Filistin devleti istiyor. Netanyahu devlet sözcüğünü sadece dünyayı kandırmak için kullandı.
Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek: Filistinlilerden İsrail devletinin Yahudi karakterini kabul etmelerini istemek, barış çabalarını baltalar. İşleri arapsaçına çevirir ve barış ihtimalini ortadan kaldırır.
Beyaz Saray Sözcüsü Robert Gibbs: Netanyahu ileri doğru önemli bir adım attı, her iki halkın tarihsel yurtları içinde bir Filistin devleti için Washington’un kararlılığını yineledi.
Hamas Sözcüsü Sami Ebu Zuhri: Netanyahu’nun konuşmasını tanımıyoruz. Onun ırkçı konuşması ve bölgeyle ilgili politikası barış isteği ile ilgili yalan söylediğini gösterdi. Bizi asla kandıramayacak. Filistin’deki topraklarımızı ve haklarımızı talep etmeyi sürdüreceğiz.
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Danışmanı Yaser Abid Rabbo: Uluslararası toplumun bu politikaya karşı gelmesi ve onu izole etmesi gerekir. Netanyahu, herhangi bir barış şansını öldürmek istiyor.
Avrupa Birliği dönem başkanlığını yürüten Çek Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Jan Kohout: Netanyahu’nun bir Filistin devletinden bahsetmesini olumlu karşılıyoruz. Bana göre bu doğru bir adımdır. Bu oradaki mevcut Filistin devletinin de kabulüdür.


BENYAMİN NETANYAHU NE DEDİ
“İsrail halkı daima barıştan yana olmuştur. İnandım ve hala inanıyorum ki, İran tehdidi, ekonomik kriz ve barışı yükseltme gibi üç büyük sorunla karşı karşıya olduğumuz bu zamanda birlik olmak bizim için her zamankinden daha önemlidir. İran bizim için öncekinden daha büyük bir tehdit; ve bu tehdidin daha da artacağını dün gösterdi.
Bu gece bütün Arap liderlerine diyorum ki, sizinle görüşmeye her zaman hazırım. Arap ülkelerini Filistinlilerle ve bizimle ekonomik barışı geliştirmek için işbirliğine çağırıyorum. Filistin Yönetimi öncülüğündeki komşumuz Filistin ve ben önkoşulsuz ve derhal görüşmelere başlayalım diyoruz.
Bugün ben mümkün olan en basit sözcüklerle konuşacağım. Ufka doğru baktığımızda bile gerçeklik ve hakikatle kesin olarak bağlanmalıyız. Ve bu çatışmanın altındaki basit gerçek Yahudi halkının tarihsel anayurtlarındaki hakkı olan devleti tanımamaktır. Filistin’deki arabulucular henüz şu basit sözcükleri kullanmaya hazır değil: İsrail bir Yahudi devletidir ve öyle de kalacak.
Filistin liderleri demeli ki “Bu kadar çatışma yeter. Yahudi halkının kendi topraklarında bir devletleri olması hakkını tanıyoruz.” Pratik anlamıyla böyle bir deklarasyon Filistin mülteci sorununu da İsrail sınırları dışında çözecektir. Filistinlileri yönetmek, bayrağımız ya da kültürümüzü onlara dayatmak istemiyoruz. Barış için görüşüm, bu küçük topraklarda iki halkın da özgürce, yan yana ve karşılıklı saygıyla yaşamaları gerektiği yönündedir. Her birinin kendi ulusal marşı, kendi bayrağı ve kendi hükümeti olacak. Biri diğerinin güvenliğini ve hayatta kalmasını tehdit etmeyecek.
Bu gerçeği tanımalı ve aynı zamanda İsrail için iki özsel ilke üzerinde durmalıyız. İlk ilkeyi daha öncede söyledim: tanıma. Filistinliler açıkça İsrail’i bir Yahudi devleti olarak tanımalı. İkinci ilke, Filistin kontrolündeki bölge askerden arındırılmalı. Bu iki koşul olmadan, gerçek bir tehlike olacak silahlı bir Filistin devleti İsrail’e karşı bir terör üssü olacak; Gazze’deki gibi.”
www.evrensel.net