On altı lirayı ne yapalım?

On altı lirayı ne yapalım?

Kayısı toplama yevmiyesi belirlendi. Bu yıl günlük yevmiye 16 lira. Adıyaman’dan kayısı toplamaya giden işçiler, belirlenen yevmiyeye tepkili. Kayısının dalından koparılmasından...


Kayısı toplama yevmiyesi belirlendi. Bu yıl günlük yevmiye 16 lira. Adıyaman’dan kayısı toplamaya giden işçiler, belirlenen yevmiyeye tepkili.
Kayısının dalından koparılmasından, kükürtlenmesinden işlenmesine kadarki tüm süreçlerin yükü Adıyaman işçisinin omuzlarındadır. Kayısı dönemi kiraladıkları araçlarla Malatya’nın yolunu tutarlar. 1 aylık süre içerisinde çoluk-çocuk, kadın-erkek demeden çalışırlar. Barınma alanları olan çadırlardaki yaşamın zorluğu ise başka bir sıkıntıdır onlar için. Ancak en önemlisi, her geçen yıl kuşa dönen ücretler. Hiçbir sosyal hak talep etmeden 12 saati aşan çalışma sürelerinin karşılığında aldıkları ücret ise 16 lira.
Geçen yıl günlük yevmiye ücreti 15 liraydı. Tütüne uygulanan kota ile birlikte, Adıyamanlıların çoğu için tek geçim kapısı kayısı oldu. Yıllardır Adıyaman’dan gelerek çalışan işçileri Malatyalı kayısı üreticileri de tercih ediyor. İşlerini iyi yapmaları bunun başlıca nedeni. Ama işçilerin verdiği emeğin karşılığı 16 lira. Bu da karın tokluğundan öteye geçmiyor. Çalışma koşullarının zorluğu da düşünüldüğünde, işçilerin aldığı günlük yevmiye ise emeklerinin karşılığını karşılamaktan çok uzak. Kayısı üreticilerinin yakındığı konu ise kayısı fiyatlarında bir artış olmadığı için işçilerin yevmiyelerini artıramamak.
ÇOCUKLARI İÇİN KAYGILILAR
Fatma Çelik, sesi titreyerek ve ürkek konuşuyor. 2 çocuk annesi Çelik’in eşi işsiz. Tek geçimleri kayısıda ellerine geçen parada. Çelik, “3 yıldır gidiyorum kayısıya. 16 lira veriyorlar. Bu para hiçbir şekilde yetmeyecek bize. Kayısı işi çok zor. Bazen akşam 9-10’a kadar çalışıyorduk. Daha iyi verseler daha iyi olur” diyor.
Dört çocuk annesi Hanım Pamuk’un tütünle geçen yaşamı, uygulanan tütün kotasıyla son bulmuş. Şimdi ise tek çare kayısı işçiliği. Bu yılki yevmiye ücreti için şaşkınlığını gizleyemiyor. Pamuk, “16 lira yetmez!.. Nasıl yetecek? Yeter mi ki?! Çok çalışıyoruz. Sabah 5’te kalkıyoruz, akşamın 8-9’una kadar. Naylon altında bir yan yılan, bir yan fare, o da 16 lira. Mecburiyetten gidiyoruz” diye konuşuyor. Tek isteği; düzenli bir hayat, iş ve çocuklarının aç kalmaması. Farklı bir yaşam istiyor çocukları için ama ondan da umudunu yitirmiş durumda. Pamuk, “Çocuklar da bizim gibi olacak” diyerek, umutsuzluğunu dile getiriyor.
ZORLUKLAR ÇOK
Üç çocuk annesi Fidan Keleş, karşılaştığı zorluklardan dolayı kayısı toplamaya gitmek istemiyor. En son kayısı toplamaya gittiğinde kayısı bahçesinin sahipleri tarafından aşağılanması ve çalışma saatlerinin uzunluğundan söz eden Keleş, “İsyan edelim ancak. Çocukların dersleri kötü. Dershaneye de gönderemiyorum. 16 lira emeğimizin hiç karşılığı değil. Oradaki laflar, baskılar insanların gururunu incitecek kadar var. Akrep yılanlar var. Bir yıl gittik arkadaşı akrep soktu hâlâ rahatsız” şeklinde konuşuyor. Günlük yevmiye ücretini öğrenen Zeynep Kas, hemen konuşmaya başlıyor: “16 lirayı ne yapacağız; ev kirası, su, elektrik mi ödeyeceğiz, çocukları mı geçindireceğiz? Çocukları okula mı göndereceğiz, giysilerini mi alacağız? 16 lira para değil.” Yıllarını kayısıya verdiğini söyleyen Fatma Fikirli, “Sigorta mı, emeklilik mi, nerede?” diyerek yaşadığı zorlukları anlatıyor.
(Adıyaman/EVRENSEL)
Derya Karaçoban
www.evrensel.net