Gençlik filmi yeniden

Gençlik filmi yeniden

O kadar çok filmi çekildi ki, “başka bedene” seyahat fikrini yadırgamak aklımıza gelmiyor. Tabii, zaten bedenimizin dışında bir “kişiliğimiz” olduğu konusunda din tarafından yıllardır eğitilmiş,


O kadar çok filmi çekildi ki, “başka bedene” seyahat fikrini yadırgamak aklımıza gelmiyor. Tabii, zaten bedenimizin dışında bir “kişiliğimiz” olduğu konusunda din tarafından yıllardır eğitilmiş, bedenimizden şikayet etmeyi bu kadar alışkanlık haline getirmiş fanileriz nihayetinde. Yoksa zamanda yolculuk gibi, görünmezlik gibi, birtakım doğaüstü güçler gibi “fantastik” gelmek yerine, başka bedene seyahatin ikna edicilik “büyüsünü” açıklamak güç olurdu.
“17 Yeniden” filminde karşımıza çıkan, sadece bir “başka beden” hikayesi değil, “başka hayat” aslında. 17 yaşında bir kırılma yaşadığını düşünen kahraman, öyle değil de başka türlü davransaydı her şeyin çok daha iyi olacağına inanmaya başlamış, 20 yıl kadar sonra. Liseden hemen sonra sevgilisiyle evlenip çocuk sahibi olmuş, üniversiteye gitme fırsatını kaçırmış, sevmediği bir iş yapar olmuş, ailesiyle mutlu değil, karısı ona boşanma davası açmış, çocuklarıyla hiçbir diyaloğu yok, liseden çocuksu bir arkadaşının evinde kalıyor... Bütün bu hayatın faturasını da yengeye kesmiş. İşte şimdi ayrılırlarken, böyle bir dönüşüm yaşıyor.
Sinemada bazı şeyleri nasıl yadırgamamız isteniyorsa, bazı şeyleri de kurcalamamamız istenir ya. Bu da öyle. Okuldaki hademenin yanında “Keşke 17 yaşında olsam” deyince, nasıl oluyor diye bir soru sizi uğraştırmasın, 17 yaşında oluveriyor. Sonrasında yaşadıkları, tabii bir sürü komikliğin yanı sıra aslında çocuklarını, karısını ihmal ettiğini anlaması üzerine. Verdiği kararın hiç de yanlış olmadığını görüyor, bugün olsa yine aynısını yapmaktan mutluluk duyuyor vs...
Komik şeyler yok mu? Var. Ama okulun basket takımının kaptanının okuldaki çaylaklara kan kusturması üstüne kurulu dengeler, artık herhangi bir sahicilik hissi tabii ki yaratmıyor. Adamımızın eşiyle, çocuklarıyla sorununun “ilgisizlik” dışında ne olduğunu da anlamıyoruz, biraz yüzüne gülünce aralarının nasıl düzeldiğini de.
Gençlik filmlerinin karikatürleşen okulları, romantik filmlerin ille de kavuşan anne babaları, komedi filmlerinin çocuksu komik adamları üst üste konmuş, “17 Yeniden” etmiş. Hani, bütün bildiğimiz film numaralarının yeniden seyirci karşısına çıkması gibi bir şey...
Çağdaş Günerbüyük
www.evrensel.net