Bir fosil deposu: Grube Messel

Bir fosil deposu: Grube Messel

Grube Messel, ismini dünyaya kısa bir süre önce, Ida adı verilen bir fosille duyurdu. Şimdilik maymun ve insanların birlikte evrimleştiği kök bölümüne yerleştirilen Ida, bundan 26 yıl önce...


Grube Messel, ismini dünyaya kısa bir süre önce, Ida adı verilen bir fosille duyurdu. Şimdilik maymun ve insanların birlikte evrimleştiği kök bölümüne yerleştirilen Ida, bundan 26 yıl önce Grube Messel’de bulundu. Ida’yı insanlar bir yıl sonra ne kadar hatırlar bilinmez, ama onun bulunduğu yer olan Grube Messel, on yıllardır bilim çevrelerinde bir fosil deposu olarak biliniyor.
POLENLERDEN DİŞ İZLERİNE…
Grube Messel, dünyada en çok bitki ve hayvan fosilinin bulunduğu bir depo özelliğine sahip ender yerlerden biri. Kazı yapan paleontolog grupları, her gün onlarca balık ve yaprak fosiline rastladıklarını ve bunun sıradan günlük bir iş olduğunu ifade ediyorlar. Bugüne kadar sadece memeli hayvanlara ait 40 binin üzerinde fosil bulunduğu belirtiliyor.
On binlerce yaprak ve balığın yanında böcek, kuş, timsah ve daha yüzlerce hayvana ait fosil bulundu. Burada bulunan ve Frankfurt Senckenberg Müzesi’nde sergilenen böcek fosili sayısı 11 binin üzerinde. Messel, sadece fosillerin çokluğu ile değil, aynı zamanda bitki ve hayvan türlerinin çokluğu bakımında da zengin bir fosil yatağı. Bugüne kadar 109 bitki familyasına ait fosil bulundu. Bulunan fosillerden bir zamanlar burada 8 balık, 31 sürüngen, 50 den fazla kuş, 5 kurbağagil, 30 omurgasız hayvan türünün yaşadığı tespit edildi.
Ama Grube Messel’de bulunan fosillerin en önemli özelliği kaliteleri. Burada canlılara ait sadece birkaç kemik ya da diş değil, bütün iskeletleriyle korunmuş birçok fosil bulundu. Üstelik sadece bütün iskeletleri değil, aynı zamanda bütün deri, tüyler ve Ida’da da olduğu gibi midesinde son yedikleri ile birlikte... Yine birçok hamile hayvan bulunurken aynı zamanda bazı kaplumbağaların karnında da yumurtalar bulundu. Birçok yaprak hâlâ dalları ile birlikte olduğu gibi dururken, aynı zamanda birçok çiçeğe ait polen fosili bulundu. Ama en ilginç ve insanı şaşırtanlar böceklere ait fosiller. Burada bulunan fosillerin yüzde 60’ı böcek fosilleri ve bunlar hâlâ ilk günkü gibi bütün renklerini koruyorlar. İnsanı şaşırtan bir diğer fosil de bir primata ait sadece bir el. Elde hâlâ timsaha ait diş izleri duruyor ve primatın su içerken timsahın saldırısına uğradığı tahmin ediliyor.
ÇÖP DEPOSUNDAN KÜLTÜR MİRASINA
Grube Messel, ilk önce fosilleri ile değil, fosillerin oluşturduğu kahverengi kömür ve kayağantaşı da denilen arduaz ile ismini duyuruyor. Petrolün bir ön formu olan kayağantaşı, yanıcı bir özelliğe sahip ve işletilerek parafin, petrol, benzin, asfalt yapımında kullanılan bitüm gibi maddeler elde ediliyor. 18. yüzyılda keşfedilen kömür ve kayağantaşının, çeşitli aralıklarla 1971 yılına kadar işletilmesine devam ediliyor. Bugün hâlâ işletildikten sonra geriye kalan küçük tepecikler halindeki molozları görmek mümkün. İlk kez 1875 yılında bulunan bir timsah fosilinden sonra bir fosil yeri olarak Grube Messel dikkat çekiyor ama hiçbir zaman düzenli fosil arama çalışmaları yapılmıyor. Fosillerin de içinde bulunduğu kayağantaşı işletilirken birçok fosil yok oluyor. İlk kez Senckenberg Enstitüsü ve Darmstadt Müzesi, 1975’te bilimsel yöntemlerle düzenli olarak fosil kazılarına başlıyorlar.
Yine 1971 yılında Grube Messel’in bir çöp deposu olması yönünde bir karar alınıyor ve 1981’de bu plan uygulamaya geçirilmeye çalışılıyor. Bu planı Yeşiller dışındaki bütün partiler destekliyorlar. Bu plana karşı bir ‘Halk İnisiyatifi’ kuruluyor ve çöp deposuna karşı hukuki bir süreç başlatıyorlar. Daha sonraki yıllarda bulunan çok sayıda fosilden dolayı Messel bilim çevrelerinin daha fazla dikkatini çekiyor ve ancak 1990’da mahkeme, çöp deposu olma kararına karşı bir karar alıyor ve tartışmalara son veriyor. 1990’larda Hessen Eyaleti Çevre Bakanı olan Politikacı Joschka Fisher, Messel’in çöp deposu olmasına karşı yoğun bir mücadele verdiği için 2005 yılında bulunan bir yılan fosiline Alman politikacının soyadı ‘Palaeopython fischeri’ verildi. 1995 yılında da UNESCO, Grube Messel’in Dünya Kültür ve Doğa Mirası olmasını karar altına alıyor. (Frankfurt/EVRENSEL)
Mehmet Salim
www.evrensel.net