HAYAT YAZILARI

HAYAT YAZILARI

  • Darbenin belgesi olur mu olmaz mı, bunu görebilecek miyiz, yoksa konu ortada mı kalacak? Taraf gazetesinde yayınlanan ve TSK kaynaklı olduğu iddia edilen belge tartışmaları Türkiye gerçeğini anlamak için önemli...


    Darbenin belgesi olur mu olmaz mı, bunu görebilecek miyiz, yoksa konu ortada mı kalacak? Taraf gazetesinde yayınlanan ve TSK kaynaklı olduğu iddia edilen belge tartışmaları Türkiye gerçeğini anlamak için önemli bir gösterge oluşturacak.
    Aslında askeri vesayet düzeninin devam ettiğini herkes, her gün görüyor ancak bunun tanımlanması, yazılı belgelere dökülmesini kabullenmek istemiyoruz. Elbette kabullenmemek, olağan görmemek gerek ama karşı çıkılması gereken, anlayış ve uygulama mı yoksa bunun görünür olması mı ?
    Türkiye’de Kürt örgütlenmesine ya da emek hareketine yönelik darbeler her gün yapılmaya devam ediyor. Bu süreci kim yönetiyor? TSK eksenli de yürüyor olsa, hükümet ya da polis teşkilatı eksenli de yürüyor olsa kabul edilemez uygulamaların söz konusu olduğunu görmemiz gerekiyor. Adil bir yargılamanın olmadığı ortamda, söz konusu baskıların, hükümet ve yakın örgütlenmelerden mi, yoksa resmi ideoloji çevrelerinden mi kaynaklandığı konusu bir noktadan sonra önemli değildir.
    Tartışma konusu yapılan belgenin hazırlayıcısı olduğu iddia edilenlerin mi, yoksa belgenin hedef aldığı çevrelerin mi bu gün itibarı ile Kürt çevrelerine baskıyı yönetiyor olduğunu irdelemek elbette gerekiyor. Sonuç olarak eskiden beri ülkeye egemen olan ya da son dönemde egemen olmaya çalışanlar arasındaki gerilim demokrasi ve özgürlüklerin lehine bir sonuç doğurabilir mi?
    Baskıcı ya da kendine demokrat olmak arasında sadece yöntem farklılığı vardır. Her devrin mağdurları açısından bu anlamda çok değişen bir durum yoktur. Hatta bazen kendine demokrat olanlar, zulmü örtme işlevini daha başarılı icra ederler.
    Daha somut bir tanımlamaya gidelim. Türkiye’de muhafazakar siyasal örgütlenme, kendi mağduriyeti dışındaki alanlarda kurulu düzenin aktörlerinden daha özgürlükçü bir tutum geliştirme kapasitesi sergileyebilir mi?
    Alevilere yönelik açılımlar mı, emeğe yönelik politikalar mı, Kürt sorunu mu bu açıdan daha kritik anlam ifade etmektedir?
    Elbette her konunun kendine özgü riskleri, zorlukları var. Dolayısıyla her alanda farklı hamlelerin gelişme ihtimali gözüküyor. Birine takılıp diğerlerini görmemek ciddi yanılgıları beraberinde getirebilir. Fotoğrafın bütününü görmek ve öncelikleri dikkatle belirlemek bu açıdan gittikçe önemli hale geliyor.
    AYHAN BİLGEN
    www.evrensel.net