Tütün kenti Adıyaman; kör kuyu

Tütün kenti Adıyaman; kör kuyu

Türkiye’de geçmiş yıllarda 600 bin tütün üreticisi varken, iki yıl önce tütün üreticisi sayısı 270 bine gerilemişti. Son iki yılda ise tütün ekimi tamamen yasaklandı. Bu yasaklama ve TEKEL sigara fabrikalarının da kapatılmasıyla birlikte...


Türkiye’de geçmiş yıllarda 600 bin tütün üreticisi varken, iki yıl önce tütün üreticisi sayısı 270 bine gerilemişti. Son iki yılda ise tütün ekimi tamamen yasaklandı. Bu yasaklama ve TEKEL sigara fabrikalarının da kapatılmasıyla birlikte, ‘tütün üreticisi için girişi ve çıkışı olmayan kör bir kuyu oldu her şey’. Bu söz, Adıyamanlı tütün üreticilerine ait.
Son iki yıldır kente sinen tütün kokusuna işsizlik ve yoksulluğun kokusu da eklendi. Adıyaman’da 27 bin üreticiye getirilen tütün yasağıyla, aileleriyle birlikte yaklaşık 150 bin kişi açlığa terk edildi. Kıraç, ve susuz topraklarda yetişen tütünün alternatifi de yok. Can damarı kesilen Adıyaman için tek çıkış, başka illerde ırgatlık yapmak ya da göç… Tütün=Adıyaman. ‘Tütünle yatıp tütünle kalkmış, onunla doğup, ölmüşler’ desek yeridir. Gençleri evermişler hayat damarları tütünle, alışverişlerini yapmış, çocuklarını okutmuşlar.
ÖRGÜTLENMEK İÇİN GEÇ DEĞİL
Uygulanagelen politikalarla hayat damarı kesilen Adıyaman’da bunun sorumlularına tepki var. Ama bugüne kadar bu yeterince açığa çıkamadı. Hükümete karşı ciddi bir tepki koymadıklarını dile getiren Tek Gıda-İş Mali Sekreteri Mehmet Öztürk, yatırım, teşvik, hiçbirinin tütünün yerini tutamayacağını söylüyor. Teşvikin de patronlara yaradığını söyleyen Öztürk, “Tütün direkt emekçiye katkı sunuyordu. Güneydoğu’ya laftan başka bir şey yok. Tütün Adıyaman’ın olmazsa olmazı, can damarı. Kitle örgütleri ve halka çağrıda bulunuyoruz. Hiçbir şeyin zamanı geçmemiştir. Gelin birlik olalım!” şeklinde konuşuyor.
‘HIRSIZLIK MI YAPALIM, DAĞA MI ÇIKALIM?’
Kaçak tütün satılan sokaktayız. Tütüncüler dizi dizi sıralanmış. Sokak sakin. Tütün Üreticileri Derneği’ni kurmaya çalışan Abuzer Akbal şu sözlerle anlatıyor durumu; “Tütün kaçak olmuş. ‘50 kiloya kadar her yere götürebilirsin’ diye karar çıkmıştı Meclis’ten. Ama 5 kilo bulsalar emniyete götürüyorlar. Nedir, eroin midir? Biz hırsızlık mı yapalım, dağa mı çıkalım? Tütünü kendimiz üretiyoruz. Tarlamız, çoluk çocuk kısmeti için peşinden gidiyoruz.” AKP’li vekillerin sorunlarına karşı duyarsızlığını dile getiren Akbal, AKP Hükümeti’nin bugüne kadar verdiği hiçbir sözü yerine getirmediğini söylüyor. Akbal, bu sorunlara karşı örgütlenerek dernekleşeceklerini söylüyor.
TÜTÜNLE KESİNTİSİZ BİR YAŞAM
Kemal Akdağ da. “Tek güvence ve gelir kaynağımız tütün. 2-3 ton kaldırıp, geçiniyorduk. Sonraki hükümetler 400 yaptı. Erdoğan 400 az dedi, 200 kiloya düşürdü. Bir gün geldi bu 200 kimseyi kurtarmaz dedi, 400 yaparım deyip 200’ü de kaldırdı” sözleriyle AKP sonrası dönemin vehametini dile getiriyor. (Adıyaman/EVRENSEL)
Derya Karaçoban / Mahmut Şahin
www.evrensel.net