Bir araya gelinmezse kaybeden işçiler olacak

Bir araya gelinmezse kaybeden işçiler olacak

Krizin etkisi giderek artıyor. Ama işçiler için. Bir yandan da belediyelerde çalışan taşeron işçiler kitlesel olarak kapı önüne konuyor. Buna rağmen yine de işçilere “Eve kapanma pazara çık” deniyor.


Krizin etkisi giderek artıyor. Ama işçiler için. Bir yandan da belediyelerde çalışan taşeron işçiler kitlesel olarak kapı önüne konuyor. Buna rağmen yine de işçilere “Eve kapanma pazara çık” deniyor.
Buca Belediyesi işçilerinden Genel-İş 5 No’lu Şube Fen İşleri Temsilcisi Nurettin Çakır, dünya üzerinde farklı kültüre ve dile sahip milyonlarca insanın krizden etkilendiğini belirterek, “Bu insanlar kapitalist düzenin isteği gereğince bölünmüş haldeler. İnsanlar kendi talepleri için bir araya gelmediği sürece haklarını kaybetmekle yüz yüze gelecekler” dedi.
Eğitim, sağlık, yaşam koşullarının iyileştirilmesi, iş güvencesi, eşitliğin ve barışın hüküm sürdüğü bir dünyanın temel talepleri olduğunu ifade eden Çakır, bu taleplerin gerçekleşmesi ve birliğin sağlanmasında sendikalara çok önemli görevler düştüğünü dile getirdi.
SENDİKALAR PASİF
“Yaklaşık 3 milyonu aşkın kişinin sendikalı olduğu ülkemizde de genel grev defalarca söylenmesine rağmen hiçbir zaman hayata geçmedi. Patronların ve hükümetlerin işçi üzerinden oynadıkları oyunlardan ziyade, emeğin temsilcisi sendikalarımızın bu konuda pasif davrandığını ve işçinin örgütsüz durumuna göz yumduğunu düşüyorum” diyen Çakır, şöyle devam etti: “Sadece işten atılmaların olduğu dönemde bir araya gelip sendikalı olduğumuzu hatırlıyoruz. Artık mücadele, 1 Mayıs, 15-16 Haziran gibi belirli sembolik günlerle sınırlı kaldı. Aslında hayatın her anında mücadele ve bilinçli bir işçinin yetiştirilmesi için çalışmalar yapılması gerekiyor. Sendika içinde demokrasi lazım. Söz, karar tabanın deniliyor ama böyle bir şeye ben hiç rastlamadım. Bunlar hayata geçirilmediği sürece bu gibi krizlere göz yumacağız ya da bu düzeltmeleri yapıp hakkımızı arayacağız.”
SAMİMİ OLMALARI GEREKİYOR
Buca Belediyesi İşyeri Temsilcisi Ali Hıdır Akdaş da krizin bedelini ödememenin tek yolunun sendikaların ve krizin etkilediği tüm kesimlerin birleşmesinden geçtiğini belirtti. Kent AŞ işçilerinin işten atılması sorununun sadece oradaki işçilerin değil, Türkiye’de tüm sendikaların ve işçilerin sorunu haline getirilmesi gerektiğini belirten Aktaş, “Aksi halde diğer belediyelerdeki işten atmalar da devam edecektir ve bunun bedelini hepimiz ödeyeceğiz” dedi.
Buca Belediyesi Yazıişleri Temsilcisi Birol Bozlu, Türkiye’deki sendika konfederasyon yöneticilerinin, dünyadaki bu gelişmelerin önünü kesmeleri için çok ciddi önlemler almaları gerektiğini ifade ederek, “Kent AŞ işçisinin sorunlarına siyasi diplomasiyle çözüm arama bir sonuç getirmedi. Seçim öncesi verilen sözlerle onlara karşı samimi bir tepki koyulmuyor” dedi. 29 Mart öncesi bir belediye başkanını desteklemek için 5-6 bin işçiyi meydanlara toplayan sendika yöneticilerinin, Kent AŞ işçilerinin yaptığı eylemde sayıyı binin üzerine çıkaramadıklarını belirten Bozlu, “Bu sorunu çözmek istiyorsak ciddi eylemler yapmalıyız” dedi.
BİR DE İŞÇİYİ DESTEKLEYİN
Genel-İş 5 No’lu Şube Yöneticisi ve Park ve Bahçe İşçisi Rıza Aktaş da, şu andaki sendika yöneticilerinin görevlerini yerine getirmediğini belirterek, “Taşın altına elimizi sokmamız gerekir. Seçimlerden önce desteklenen başkan adayları, seçimlerden sonra işçi arkadaşlarımızı işten çıkardı. İki aydır Kent AŞ işçisi arkadaşlarımız aç susuz oradalar. Bu da yetmedi, polis copladı” dedi.
Park ve Bahçeler Baştemsilcisi Hıdır Özcandan da Türkiye’de bulunan işçi konfederasyonlarının krize ilişkin, “Pazara çıkın” demekten başka bir şey yapmadığını belirterek, asıl olarak işten atmaların yasaklanması talebinin öne çıkarılması gerektiğini belirtti. Özcandan, “Seçim öncesi binlerce kişiyle başkan adayına destek veren sendika yöneticilerinin, aynı işi işçiler için de yapması gerektiğini düşünüyorum” dedi. (İzmir/EVRENSEL)
Seçil Oğuz
www.evrensel.net