BASIN TURU

BASIN TURU

İran’daki olaylarla ilgili başkanlığın yanıtı üzerine iç çekişme, her yerdeki neo muhafazakarların karakteristik tanımını vurguluyor: aşırı narsizm. Obama’nın eleştirmenlerine göre İran şehirlerinin sokaklarında meydana gelen kılıçtan geçirme dedikleri toplu tutuklamaların...


İran’daki olaylarla ilgili başkanlığın yanıtı üzerine iç çekişme, her yerdeki neo muhafazakarların karakteristik tanımını vurguluyor: aşırı narsizm. Obama’nın eleştirmenlerine göre İran şehirlerinin sokaklarında meydana gelen kılıçtan geçirme dedikleri toplu tutuklamaların, kontrolsüz güç kullanımının hepsi bizimle ilgili. Neo muhafazakarlar, başkanın otoriter zalimlik ve baskı karşısında zayıflık gösterdiğini söylüyorlar: İran rejiminin yasallığını tanımadığını açıkça söylemesi gerekiyor. 1979’daki büyükelçi personellerinin rehin alınması olayından beri İranlılarla herhangi bir diplomatik ilişki başlatamıyoruz. Bu durumda ‘tanıma’ sorunu asla olmayacak. Bu neo muhafazakarlar için sorun değil; onların akıllarında tek bir gündem var: Obama’nın başkanlığının altını kazmak, ABD ile İran arasında silahlı bir çatışmayı provoke eden partizan noktaların altını çizmek.
İran halkının nefretiyle ilgili daha az neo muhafazakar dikkatlerin karşısında ‘demokrasi ihracı’ ve George W. Bush’un ifadesiyle ‘küresel demokratik devrim’ başlatmayla ilgili retorikleri oldukça şişirilmiş. Musevi’nin de dahil olduğu liderlerin hareketini hazırlamayı sürdürüyorlar: İran devlet televizyonu, ABD ve BBC’nin sesinden yapılan açıklamalara kendi ‘terörist’ eylemlerini bağlayan ‘tutuklu’ göstericilerin ‘itiraflarını’ yayınlıyor.
Neo muhafazakarlar Obama’nın İran’daki aktif İranlılara karşı tehlikeli tavır takınmasını engellemek istiyorlar. Kendini övmeden geri kalan her şey kurban edilmelidir ki, bu, benim neo muhafazakar karakter dediğim şeyin motivasyonunun özüdür.
Profesör Claes Ryn gibi otantik bir muhafazakar anlamlı bir biçimde şöyle diyor: “Silahlanmış dünya hegemonyasının rüyasını sadece büyük kibir esinleyebilir. Hayırsever ABD imparatorluğu ve küresel demokrasi, ideoloji, iktidar için açgözlü bir arzuyu giydirip süsler. Bu da ABD’nin iktidara tırmanışının yeni bir türünü belirtir. Eski karakter, bağımsız olarak yönetime geçen hükümetin sınır nosyonunu yaratmaktan ayrı düşünülemez.”
Washington Post Yazarı Robert Kagan, ‘nesnel olarak’ Obama’nın, Tahran’la nükleer konusunu görüşmede ısrarlı olduğu için İran’daki muhalefetle ilgilenmediğini iddia ediyor. Elbette bunun bir anlamı yok, çünkü Musevi nükleer sorunu ile uzlaşma konusunda Ahmedinecad’dan daha ılımlı. Kagan, “Musevi bir kez kaybetti, başkan da muhalefetle ilgisini kaybetti” diyor ama bundan dolayı Musevi’nin bittiğini yazmak için henüz erken değil mi? Daniel Papes gibi daha açık sözlü neo muhafazakarlar, karmaşık bölgede düşman olarak bildiğiniz kişiyi daha net görmek için açıkça Ahmedinecad’a desteklerini deklare ettiler.
ABD Kongresi’nin tavır aldığı bütün bu palavralar ve ABD başkanının eğiliminin ne olduğu üzerine sonsuz tartışmalarla ilgili biri şunu sormalı: Onun ne yapmasını istiyorlar?
Konuşmak kolay, kimse sokaklarda öldürülen, dövülen İranlılardan daha iyi bilemez ama ben ABD hükümetinin somut olarak ne yapması gerektiğini bilmek istiyorum. Dışişleri Bakanlığı’nın büyükelçiliklerimize 4 Temmuz bağımsızlık kutlamalarına İranlıları davet etmekten vazgeçtiklerini duydum, İran halkı da mutluluktan uçuyordur!
Neo muhafazakarlar muhafazakar hareket içinde yabancı bir istila, Troçkizmin ‘Üçüncü Kamp’ının bölücü olarak etiketlenmesi gibi onlar da sol köklerinden değişen yabancı bir basiller. Sürekli fırçalayan düşmanlarla daha fazla ortaklıklıları var; bunlar geçmişte ‘enternasyonalizmi’ destekleyen ‘devrimci’ beyanlarda bulunan Sovyetlerdi. Bugün, benzer biçimde neo muhafazakarlar gibi rejimlerinin krizini tanımlamaya çalışan İran teokrasisi ile devam ediyorlar; bizimle, ABD hükümetiyle ilgili olduğunu düşünüyorlar.
Ahmedinecad’dan da neo muhafazakarlardan da haberim var: Bu bizimle ilgili değil. Bu İran halkıyla, kanlarını akıtan asalak devletlerine verdikleri cesurca savaşla ilgili. Özgürlüklerini istiyorlar ve bizim onlara yapacağımız en iyi yardım, kenara çekilmek olacaktır.
26 Haziran 2009
Justin Raimondo
www.evrensel.net