Medya bunu hep yapıyor!

Medya bunu hep yapıyor!

Medyada kadına yönelik şiddet haberleri, şiddet mağdurlarını ve yakınlarını, bir kez daha şiddete maruz bırakıyor.


Medyada kadına yönelik şiddet haberleri, şiddet mağdurlarını ve yakınlarını, bir kez daha şiddete maruz bırakıyor. Geçtiğimiz haftalarda gazetelerde de yer bulan Gülbinşah Y’nin eşi tarafından öldürülmesiyle ilgili Gülbinşah Y’nin babası Rıza Kılıç’ın gazetemize gönderdiği faks, medyada yer alan kadın haberlerinin aileleri nasıl mağdur ettiğine bir örnek teşkil ediyor.
Gönderdiği faksta Kılıç, çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını ifade ederken, haberlerin ailesini oldukça üzdüğünü ve zor durumda bıraktığını ifade ediyor. Kılıç ailesi, tek taraflı olarak yayınlanan haberlere tepkili.
KADINLAR SUÇLANIYOR
22 Haziran günü eşi Şener Y. tarafından evde bıçaklanarak öldürülen 2 çocuk annesi Gülbinşah Y. ile ilgili haberler gazetelerde, şu şekilde yer aldı:
*YENİÇAĞ: Aldatıldığını ileri süren bir kişi, eşini bıçaklayarak öldürdü.
*TAKVİM: Aldatılma kuşkusu eş katili yaptı. Mersin’de işsiz koca, kendisini aldattığından şüphelendiği iki çocuk annesi eşini 25 yerinden bıçaklayarak öldürdü.
*ZAMAN: Eşini 25 yerinden bıçaklayarak öldürdü. Mersin’de aldatıldığını ileri süren bir kişi, eşini bıçaklayarak öldürdü.
Haberlerin ortak yönü, ‘kocanın’ şüphelerini ve ifadelerini ön plana çıkararak “aldatılma şüphesini” vurgulamaları. Haberin bu şekilde verilişi de, dolaylı olarak şiddete uğrayan kadını suçluyor, en azından okuyucunun gözünde kadını şüpheli duruma getiriyor. Öldürme olayı ise “aldatılma şüphesi” ile bir arada verilerek, ölümle sonuçlanan şiddet hafifletiliyor ve meşrulaştırılıyor.
‘BİZE HİÇ SORULMADI’
Haberlerin bir diğer ortak noktası da, yaşananlarla ilgili eşini öldüren kişinin ifadelerine yer verilmiş olmasına rağmen, kadının ailesinden kimsenin görüşüne yer verilmemiş olması. Bu duruma tepki gösteren Rıza Kılıç, kızının eşi tarafından sürekli şiddete maruz kaldığını ifade etti. Kızının zaten kendi yanında olduğunu ve eşinden ayrılmak istediğini vurgulayan Kılıç, ayrıca Şener Y’nin kızını daha önce de “çocuklarını öldürmek” ve “iftira atmakla” tehdit ettiğini söyledi. Medyada çıkan haberler nedeniyle çevrelerinden çok tepki aldıklarına değinen baba Kılıç, haberler nedeniyle zor durumda kaldıklarını ifade etti. Kızının yaşadıklarının ‘namus cinayeti’ olarak gösterilmesine tepki gösteren Kılıç, kızının eşini aldattığı ve “Kızının başka bir erkekle telefonda görüştüğü” yönündeki iddiaları da yalanladı ve medyanın haberi kendilerine hiç sormadan yapmış olmasına tepki gösterdi.
SİSTEMLE BAĞI YOKMUŞ GİBİ
Medyada kadınlara yönelik şiddet haberlerin verilişiyle ilgili araştırmalar, Gülbinşah gibi yüzlerce kadının ve ailesinin nasibini aldığını gösteriyor. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyeleri Mine Gencel Bek ve Abdülrezak Altun tarafından 2006 -2007 yıllarında yürütülen “Gazete Haberlerinde Kadına Yönelik Şiddet” çalışmasının sonuçlarına göre gazeteler, aile içi şiddeti toplumsal bir sorun olarak değil, bireysel olaylar ve polisiye vakalar olarak değerlendiriyor.
Çalışmanın sonuçları, haberlerde genellikle olayların sansasyonelleştirildiğini, yaşanan olayların toplumsal sistemden bağının kopartılarak verildiğini ortaya koyuyor. Çalışma, ayrıca haberlerde şiddete maruz kalan kadınların fotoğraflarının şiddeti gerçekleştirenlerden daha fazla yer aldığını, incelenen haberlerin yüzde 87’sinde şiddete gören kadınların teşhir edildiğini gösteriyor. (Ankara/EVRENSEL)

‘MECBUR KALMIŞ’ DUYGUSU...
Doç. Dr. Mine Gencel Bek: Haberlerde katil olduğu iddia edilen kişinin savunmasından sözler görebiliyoruz sadece. O zaman da ‘şiddet-nedensellik’ ilişkisi kurularak meşrulaştırılıyor. Yani “Öfkeliydim, sarhoştum, kıskandım” gibi ifadeler manşetleri süslüyor. Aile içi şiddetin asıl nedenleri ve yaygınlığı üzerinde hiçbir zaman durulmuyor. Haberler saldırganın ağzından yazılmış gibi çıkıyor. Biz de okurken ‘Ne yapsın mecbur kalmış, aldatıyormuş’ duygusu yaşıyoruz.
Aylin Akçay
www.evrensel.net