ÖZGÜRLÜK

ÖZGÜRLÜK

  • Korkunun düşünebilme yetisini perdeleyip buğulandırdığı bir dönemi yaşıyoruz.Korkuyu üreten ve yayanlar kurtarıcı; korkuyu söylentilere geriden eşlik eden beyin uyuşturucu, iç gıdıklayıcı teneke sürtünmesi sesleri müziği olarak kullananlar yurtsever sayılıyor.


    Korkunun düşünebilme yetisini perdeleyip buğulandırdığı bir dönemi yaşıyoruz.
    Korkuyu üreten ve yayanlar kurtarıcı; korkuyu söylentilere geriden eşlik eden beyin uyuşturucu, iç gıdıklayıcı teneke sürtünmesi sesleri müziği olarak kullananlar yurtsever sayılıyor.
    Düşüncenin giderek sığlaştığı dönemde işte siyasi gündemimizin şimdiki tartışması :
    Asker kişilerin işledikleri ileri sürülen bazı suçlar nedeniyle hepimizi yargılamakla görevli mahkemelerde yargılanmalarını sağlayan yasa Anayasa’ya aykırı mı ?
    Yasal düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bulanlar, ellerinde Anayasa, işte diyorlar 145 inci madde; Ne diyor bu madde? Okuyun: “Askeri mahkemeler, asker kişilerin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler.” Gördünüz mü ? Çıkartılan yasa bazı suçlar bakımından askeri yargıyı görevsiz kılıyor, yerine adli yargıyı yerleştiriyor. Söyleyin bakalım, yasa Anayasa’ya aykırı mı, değil mi?
    Anayasa’ya aykırılık iddiacılarının gözlerinde ışıldayan zafer parıltısını televizyon ekranında görüyorum ve bu ‘yurtsever’ açıklamaları dinleyip, rahatlayarak geceyi korkusuz geçireceklere huzur kaçırıcı hukuk dersi kurguluyorum.
    Şöyle diyorum onlara: “Sorunun özü, Askeri yargının toplumun demokratik örgütlenmesinde olmazsa olmaz bir kurum olup olmadığına karar vermektir. Adli yargı ve askeri yargı örgütlenmesi iki başlı yargı sistemidir ve devlet biçimi olarak demokrasinin yapılanmasıyla bağdaşmaz derseniz, Anayasa’ya aykırılık iddiasını çürüten ilk adımın sesini duymuş olursunuz. İkinci adım şu açıklama-soruyla başlar: Anayasa toplumun yapılanmasına ve bu yapılanmanın siyasi örgütlenmesine, işleyişine ilişkin temel düzenlemeleri öngörür; Anayasa’nın özgürlükler ve haklar bakımından getirdiği sınırlama alt çizgidir, bunun altına inen sınırlama getirilemez, getirilirse Anayasa’ya aykırı olur. Anayasa özgürlükler ve haklar bakımından üst sınırlama getirmez, yasa koyucu isterse Anayasa’ya aykırılık iddiasıyla karşılaşmaksızın özgürlüklerin ve hakların üst sınırını genişletebilir, hatta tüm sınırlamaları kaldırabilir. Bir Anayasa, eğer demokrasi ve hukuk devleti ilkelerini benimsemişse, demokrasiyi geliştiren ve özgürlükler açısından bir adım öteye taşıyan düzenlemelere kapalı olabilir mi ? Üçüncü adımı atın ve sorun: “Sizler, Anayasa’ya aykırılık iddiasının muzaffer hukukçuları, bu Anayasa demokrasiye izin vermez, demokrasi ve özgürlükler Anayasa’nın öngördüğünden daha fazlasına kapalıdır mı demek istiyorsunuz ? Yani sizler demokrasiye izin vermeyen bir devlet yapılanmasını öngören Anayasamız olduğunu söylüyorsunuz ve bu söyleminizi Anayasa’ya aykırılık reçetenize korkularımızı giderici, bizleri rahatlatıcı ilaç olarak yazıyorsunuz. İlacınızın yan etkileri daha korkutucu değil mi ? İlacınızı kullananlar demokrasi fikrine soğuk bakar olmayacaklar mı?”
    İlacın yan etkileri ortaya çıkmaya başladı.
    “Demokrasi her zaman iyi bir rejim değildir” demeye başladılar.
    Korkuyu demokrasi korkusuna dönüştürebilmenin siyasetini oluşturuyorlar.
    Haykırıyorlar,
    “Demokrasiden soğuyun, uzaklaşın; kendi kaderinize sahip çıkmaya kalkışmayın. Sizlerin kaderini en iyi silahlı güçler belirler. Bırakın onlar devlet iktidarı olsunlar, siyasi iktidarı sınırlayıp denetlesinler, gerekirse siyasi iktidarı alaşağı etsinler. Bu sistem demokrasiden daha güvenlidir. Ne mutlu bizlere ki Anayasamız bu güvenli sistemi benimsemiştir ve çizmeyi aşan sözde demokratik düzenlemeler Anayasa’ya aykırıdır” diyorlar.
    Onlar öyle desinler.
    Önemli olan bizlerin ne dediğidir.
    YÜCEL SAYMAN
    www.evrensel.net

    0 yorum yapılmış

      Yorum yapın

      Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.