nevsal-i nisvan

nevsal-i nisvan

Hamamlar belli kutlamalara mekânlık da ederlerdi. Kadınlar arasındaki bu kutlamalar, gelin ve kırk hamamlarıdır.


Bir hecalim var! Her kime...
Hamamlar belli kutlamalara mekânlık da ederlerdi. Kadınlar arasındaki bu kutlamalar, gelin ve kırk hamamlarıdır. Gelin hamamı Perşembe günkü düğünden bir gün önce yapılır. Çarşamba günü yapılan hamama erkek ve kız tarafından misafirler çağrılır. Ailelerin durumu uygunsa, hamam kapatılır, dışarıdan müşteri alınmaz. Sıracı denilen saz takımı ve çengi getirilir. Ahmet Rasim “hamamcı ülfette hamama götürülen gelinin, beyazlar giydirilip başı büyücek bir örtüyle örtülü olarak, feracesiz arabaya bindirildiğini hamama giderken kapı örtülerle çevrildiğinden gelinin görülmesi olanağı olmadığını anlatır. Gelini ve davetlileri hamam çalışanları hamamcı hanımla birlikte sıracılar ve çengiler karşılar. Gelini bir kadın soyar, beline ipekli futa sarar, omuzlarına kırmızı şal örter. Ayaklarına “sırma tasmalı sedef işlemeli uzun nazik endamlı nalınlar giydirilen gelin iki kolunda iki yakını ile çalgı türkü sesleriyle göbek taşı çevresinde üç defa dolaştırılıp kurnasına oturtulur. Ahmet Rasim gelin hamamında gelin dolaştırılırken güzel sesli bir ustanın söylediği şarkıdan örnek de verir:
Hamam yar, hamam yar
Benim işim tamam yar
Artık durmam giderim
Bildiklere selam yar
Gelini usta yıkarken de çengiler, oynar, şarkılar, türküler söylenir. Çengilerle oynayan kimi hamam çalışanları “Bir hecalim var! Her kime...” seslenişleriyle, gelini ya da yakınlarını selamlarlar. Gelinin yıkanması bitince, usta gelini kurular, saçlarını toplar. Gelinin başına konan mendil sonradan dolaştırılarak bahşiş toplanır.

(Sennur Sezer, Adnan Özyalçıner; “Bir Zamanların İstanbulu, Eski İstanbul Yaşayışı ve Folkloru”)

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.