TCDD’de talan, tasfiye ve keyfi uygulamalar

TCDD’de talan, tasfiye ve keyfi uygulamalar

İktidara geldiği 2002 yılından bu yana ulaştırma alanında yaptığı icraatlarla kamuyu talan etme “misyonunu” yerine getirdiğini kanıtlayan AKP Hükümeti, talan ve tasfiye uygulamalarına devam ediyor.


İktidara geldiği 2002 yılından bu yana ulaştırma alanında yaptığı icraatlarla kamuyu talan etme “misyonunu” yerine getirdiğini kanıtlayan AKP Hükümeti, talan ve tasfiye uygulamalarına devam ediyor.
“Demiryollarını geliştiriyoruz, cumhuriyet döneminden bu yana en büyük yatırımı biz yapıyoruz” yalanlarıyla, Türkiye demiryolları, gözümüze baka baka yok ediliyor. İktidara geldiği günden bu yana, demiryollarını birçok alanda içinden çıkılmaz hale sokan, en büyük demiryolculuğu, “demiryolu gayrimenkullerini satmak” olarak sayan AKP Hükümeti şimdi de demiryollarının can damarı olan garları toptan satma peşinde!
2002 yılından bu yana, “yatırım” ve “önemseme” kelimelerinin altından, gayrimenkulleri satmak, yolcu trenlerini seferden kaldırmak, fiilen işyeri olarak kullanılan (İçinde halen işçi ve memurların görev yaptığı) işyerlerini satmaktan ve işletmecilik güvenliğini yok ederek, tarihin en büyük kazalarına sebep olmaktan başka hiçbir şey çıkmadı.
Demiryolu işletmeciliğinden tek anladığı, “Emlakçı zihniyetiyle arazileri satmak” olan TCDD yönetim kurulu, işletmecilik fazlası olarak belirlenen 9 adet taşınmaz ve 25 adet gar sahasını satışı yapılmak üzere 15.05.2009 tarih 9/69 sayılı yönetim kurulu kararı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığına devretmiştir.
Şubat 2005 ayında “TCDD’nin gar ve istasyonları özelleşiyor” başlığı altında “Zarar eden kamu iktisadi teşebbüslerinin (KİT) başını çeken T.C. Demiryolları Genel Müdürlüğü (TCDD) gar ve istasyonların özel sektör işbirliği ve kiralama yoluyla işletilmesini kararlaştırdı. TCDD Genel Müdürlüğü’nün reform niteliğindeki bu projesi ile atıl duran 57 ildeki toplam 500 adet gar ve istasyon, TCDD ve özel sektör işbirliğiyle ekonomiye kazandırılacak. Kentlerin gelişmesi sonucu tamamen kent merkezleri içinde kalan gar ve istasyon alanlarının özelleştirilmesinden elde edilecek gelir ile kurumun finansman yapısı güçlendirilecek. Tüm gar ve istasyonlarının Avrupa standardına yükseltilmesi amacını da taşıyan uygulama kapsamında söz konusu istasyon alanlarının yalnızca yolcu sirkülasyonunun bulunduğu alanlar değil, istasyon sahası ve tesislerin tamamının uzun süreli kiraya verilmesi suretiyle değerlendirilmesi de mümkün olabilecek. TCDD Genel Müdürlüğü’nün ihale programına göre girişimciler kiralamak istedikleri gar veya istasyon alanları ile ilgili olarak gerekli başvurularını kuruma yapabilecekler” şeklindeki haberler basın yayın organlarında yer almıştı.
TCDD; 09 Kasım 2006 tarih ve 26341 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğüne Ait Taşınmazların Satışı ve Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine dayanarak, Eskidji firması aracılığı ile 22.10.2007 tarihinde bazı taşınmazların müzayede yolu ile satış işlemini yapmış, tapu devri gerçekleştirilmiştir.
Ancak; Danıştay 13. Dairesi, 07.12.2007 tarih 2007/5183 sayılı kararı ile 5335 sayılı Kanunun 32. maddesinin 1. fıkrasını ve bu yasaya dayanarak yürürlüğe sokulan “Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğüne Ait Taşınmazların Satışı ve Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmeliğin” Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile Anayasa Mahkemesine gönderilmesine, Anayasa Mahkemesi karar verinceye kadar da yürütmesinin durdurulmasına karar vermiştir.
Taşınmazlarını elinden çıkarmak için her yolu mübah gören anlayış TCDD Genel Müdürlüğü’nün 14.03.2008 tarih 14755 sayılı ‘olur’u ile 09 Kasım 2006 tarih ve 26341 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğüne Ait Taşınmazların Satışı ve Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmeliğin” yürürlüğe girmesi ile yürürlükten kalkan 13.01.2005 tarih ve 25669 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmış “Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğüne Ait Taşınmazların Satışı ve Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmeliğe” göre taşınmazlar üzerinde satış hariç olmak üzere yapılan diğer iş ve işlemlere yön vermiştir.
TCDD Yönetiminin taşınmaz mallarının satışında dayanak olarak kullandığı 5793 sayılı Kanunun (5335 sayılı Kanunun 32.maddesi) 43.maddesi CHP tarafından Anayasa Mahkemesine götürülmüştü! Ayrıca, 5793 Sayılı Yasa kapsamında ilk olarak TCDD Fenerbahçe Kampı satılmak üzere ÖİB’na devredilmiştir. Bu devir işleminin iptali için sendikamız BTS (Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası) yargıya başvurmuştur. 5793 Sayılı Kanun’un (5335 sayılı Kanun’un 32.maddesi) 43. maddesinin iptali için açılan dava, Anayasa Mahkemesi’nde devam ediyor, ancak TCDD elindeki taşınmazları satılmak üzere Özelleştirme İdaresine devretmeyi sürdürüyor.
TCDD’nin “ihtiyacı olmayan” satılacak 25 garın listesine bakalım:
Eskişehir, Kırklareli, K. Ereğli, Kayseri, Karabük, Bor, Niğde, Balıkesir, Selçuk (Çamlık), Denizli, Uşak, Erzurum, Erzincan, Sivas, Muş, Kurtalan, Diyarbakır, Kahramanmaraş, Gaziantep, Konya, Adana, İskenderun, Isparta, Eğridir ve Kütahya gar binaları.
Yazının başlangıcındaki “TCDD 500 garı ekonomiye kazandıracak” haberi garların satışının 25 sayısı ile kısıtlı kalmayacağını göstermektedir. Bu kadar gar satılınca TCDD’nin faaliyetini sürdüreceği alan ortada kalır mı?
TCDD’nin ihtiyacı olmayan 9 adet taşınmazın listesi:
l Hereke istasyon binası 15 bin 614 metrekare
l Adapazarı istasyon arsası 3 bin 316 metrekare
l Kilimli 3 bin 200 metrekare
l Karabük Bayır Mah. Ticaret Merkezi 57 bin 111 metrekare
l Karabük Bayır Mah. Ticaret Merkezi 6 bin 363 metrekare
l Karabük Bayır Mah. Ticaret Merkezi 8 bin 442 metrekare
l İzmir Konak Mersinli Çayırlık 20 bin 320 metrekare
l Amasya Merkez Hızırpaşa 4 bin 551 metrekare
l Hatay Dörtyol Yakacık Arsa + Türbe 33 bin 514 metrekare
Toplam: 100 bin 994 metrekare
150 yıllık köklü bir kuruluşta, “Demiryolu yapmak iddiasıyla demiryollarını, demiryollarının can damarlarını satmayı” hangi demiryolunu geliştirme mantığı ile açıklayacağız? Eğer garlar bir ihtiyaç fazlası ise, otogarlar, limanlar, hava alanları da ihtiyaç fazlası olmaz mı? Bunları satarsanız, yarın buralara gelecek trenlere de gerek kalmayacak ki!
AKP iktidarının icraatları bununla da bitmiyor elbette. Hatırlanacağı üzere, daha önce yemekli vagonlarda bazı masalara içki servisinin kaldırılması nedeniyle konu ulusal basında geniş bir şekilde işlenerek yer almış ve kamuoyunda oluşan tepkiler nedeniyle TCDD Yönetimi bu uygulamasını kaldırmak durumunda kalmıştı.
TCDD’nin bazı bölge müdürlüklerinde bulunan aile lokallerinde içki servisinin kaldırılmasının ardından, TCDD Yönetimi almış olduğu keyfi bir kararla Arsuz (İskenderun) ve Akçay (Balıkesir) kamplarında yıllardan beri süregelen uygulamaların aksine içki satışını kaldırarak, bu kamplarda fiili bir içki yasağı getirmiştir.
Halen Akçay ve Arsuz kamplarında yaz tatilini geçirmekte olan kamp sakinlerinin ve bu uygulamadan haberi olan demiryolcuların büyük tepkisine neden olan bu uygulama, çağdaş ve demokratik değerlerle örtüşmemektedir. Bu uygulama konusunda kamp müdürleriyle yapılan görüşmede kararın “Genel Müdürlüğün takdiri” olduğu tarafımıza ifade edilmiştir. Bu uygulamanın kaldırılması konusunu ilettiğimiz TCDD yöneticileri ise sendikamıza herhangi bir açıklama yapmamıştır.
TCDD yönetiminin kendi yaşam tarzını dayatan bu uygulamasını esefle kınıyoruz. TCDD yönetimini bu keyfi kararını gözden geçirmeye, TCDD kamplarında yıllardan beri süre gelen eski uygulamaya dönmeye ve yürürlüğe koyduğu fiili içki yasağına son vermeye davet ediyoruz.
BÜLENT ÇUHADAR - BTS İzmir Şube Başkanı
www.evrensel.net