Gündelikçi tarım işçileri

Gündelikçi tarım işçileri

Yaz hastalıkları denince aklınıza neler gelir? Sıcak çarpması, ishal, tansiyon düşüklüğü, güneş yanıkları sanırım ilk anda aklınıza düşenler olmuştur.


Yaz hastalıkları denince aklınıza neler gelir? Sıcak çarpması, ishal, tansiyon düşüklüğü, güneş yanıkları sanırım ilk anda aklınıza düşenler olmuştur. Geçen hafta Hayat televizyonu için hazırlanan Sağlıklı Günler
programı için çekim yaptığımız Turgutlu ve Urganlı’da bu sorunun izini sürdük. Kimler arasın da mı; kah tarım işçisi olarak binlerce kilometre öteden gelmiş gündelikçilerde, kah bir kahvede oturan yerleşik köylüler arasında.
Örneğin daha ilkokulu kapanmadan yaşamı tarım işçiliğine sürülmüş çocuklara sordum yaz hastalığını. Örneğin sıtma dedim, tifo dedim ama anlamadılar. Yaşamlarında ilk kez duydukları bu hastalıklar oysa yanı başlarındaydı. Köyün atık sularının aktığı bir dere yatağına savrulmuş yaşamları olmayan tuvalet, olmayan çeşme, olmayan dört duvar arasında sıtma, tifo değil de ne anlama gelirdi oysa? Yolun karşısındaki ilkokulun bahçesi onlara yine yasak! Urganlı’da bir köy kahvesinde geçici tarım işçilerinin dramını yüreklerinde hissedenlere de tanık olduk. Sordum yaşlı bir amcaya:”Eğer bu köyde değil de bir başka mekanda görseydiniz geçici tarım işçilerinin yaşam alanlarını görünce aklınıza ne gelirdi?” Yanıtı çok netti. “Doğal felaket gelirdi aklıma; yani sel, deprem veya toprak kayması mağdurları” İşte o an benim beynimde de bildik bir ses yankılandı: “Nerde bu devlet, nerde bu Kızılay!” Şimdi sormak istiyorum Kızılay’a o geçmişte ambarlarınızda çürütülen çadırlar ne gün için duruyor? Hac yollarında hizmet var da tarım göç yollarında yok mu? Hiç ol mazsa tatbikatlarınızı bu tarım işçilerinin yaşam alanlarında yapsanız olmaz mı? Tüm bunları görünce yaz hastalıkları, hava sıcaklığı, algılanan hava sıcaklığı bahsinde konuşup yazmaya utandım. Ama yılardır o tarım işçilerinin yanına uğramayan kamusal sağlık hizmeti ve eğitim hakkı konusunda vebali olanların utanmadığı bir ortamda üzülmek tek başına neye yarar ki? Ve onca yoksulluk arasında bir tanıklık: Yöre halkı aile hekimliğini tam bilmiyor ama dayı tabir edilen tarım işçisi simsarları ile aile hekimleri tanışmış bile. Malum kim istese topluca nüfus cüzdanlarını vermeye alışmış yoksul Kürt tarım işçileri. Jandarma, muhtar ve şimdi de dayı aracılığı ile aile hekimleri! İşçiler ya da modern köleler aile hekimini hiç görmemiş ama dayılar onlarda son derece memnun.
Sonumuz hayrola!
www.evrensel.net