Ekmeği eksik cennetin deresi de kurursa...

Ekmeği eksik cennetin deresi de kurursa...

Karadeniz Bölgesindeki dereler üzerine kurulmak istenen Hidro Elektrik Santralleri (HES) yöre halkı, bilim insanları ve çevre örgütleri tarafından Karadeniz’in sonu olarak niteleniyor.


Karadeniz Bölgesindeki dereler üzerine kurulmak istenen Hidro Elektrik Santralleri (HES) yöre halkı, bilim insanları ve çevre örgütleri tarafından Karadeniz’in sonu olarak niteleniyor. Yoğun karşı çıkışlara rağmen irili ufaklı dereler üzerindeki HES projeleri hızla sürüyor. İdari yargıdan alınan yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen hız kesmeyen HES çalışmalarında sayıları yüzlerle ifade edilen santraller için derelerin suyu birer birer bentleniyor. Kimi dereler kanallarla başka yerlere aktarılırken, sadece Doğu Karadeniz’de 600 kilometrelik dere yatağının kuruyacağı dile getiriliyor.
Geçtiğimiz günlerde İzmir Kaçkar Kültür Derneği, Doğu Karadeniz’deki mücadeleyi örgütleyen Derelerin Kardeşliği Platformu ve İkizdere Doğa Varlıklarını Koruma Derneği yöneticilerini konuk etti. HES’lere karşı verilen mücadelede gelinen noktayı aktaran ve deneyimlerini paylaşan kurum temsilcileri güçlerin birleştirilmesinden başka yol olmadığı noktasında birleştiler.
BİZ KAZMA VURDURMADIK!
Rize Fındıklı’dan gelen Derelerin Kardeşliği Platformu Dönem Sözcüsü Mehmet Gürkan, Fındıklı bölgesindeki Arılı ve Çağlayan derelerinde kurulmak istenen santrallere karşı yöre halkının son derece kararlı bir direniş sergilediğini aktardı. Gürkan, kendilerinden sonra Çayeli ve Artvin gibi yerlerde başlayan HES çalışmalarında inşaatlar başlarken, Arılı ve Çağlayan’da henüz kazma vurulmamasının halkın kararlı duruşuna bağladı. Gürkan, “HES’ler için gelen ekipleri başta kadınlar olmak üzere halk kovaladı. Şu anda derelerin olduğu bölgeye yabancı plakalı bir araç halktan izinsiz giremiyor. 30 Haziran’da Arılı Vadisi’nde yapılmak istenen HES halkın katılımı toplantısı 1000 kişiyi bulan yöre halkı tarafından engellendi. Fındıklı ilçesinin nüfusu 10 bin olduğu göz önüne alınırsa katılımın büyüklüğü ortaya çıkar” diye konuştu.
HES’LER BAHANE, SUYUMUZA GÖZ DİKTİLER
Bölgede kurulacak HES’lerden üretilecek elektriğin ülkenin toplam elektrik üretiminin yüzde 3-7’sine denk geleceğini aktaran Gürkan, “Bize göre bu HES’ler enerji üretimi için değil dere sularının özelleştirilmesi amacıyla yapılıyor. Geçtiğimiz günlerde Kaçkar Televizyonu’nda yapılan bir programda bir HES Şirketi yetkilisi bunu, ‘Biz para kazanmak için bu işe giriyoruz. İlerde suları da şişeleyip satmakta hiçbir sakınca görmüyoruz’ diye açık açık itiraf etti” diye konuştu. Türkiye’de son yıllarda halkın yaşam alanlarını tekellere karşı koruması mücadelesinin her geçen gün arttığına dikkat çeken Gürkan, 14-15-16 Ağustos tarihleri arasında Artvin Macahel Yaylası’nda ülkedeki bütün çevre örgütlerinin katılacağı bir toplantı planladıklarını açıkladı.
Gürkan bu toplantıda çevre mücadelesinin hukuki boyutunu yürütecek ortak bir hukuk bürosu ile bilim insanlarının mücadelede daha aktif ve etkinşekilde yer almasına dönük çalışmaların olacağını söyledi. (İzmir/EVRENSEL)
Özer Akdemir
www.evrensel.net