Başlarken...

Başlarken...

Bir iğne lazım,bir de tek başına durduğunda hiçbirişe yaramayanbez parçaları.O bez parçalarıbir araya geldiğinde renklenir, canlanır.


Kapitalizm, hayatın bütün alanlarında yıkıma devam ederken bu yıkımdan en çok emekçi kadınlar etkileniyor. Buna karşılık kadın mücadelesi toparlanıyor, büyüyor. En önemlisi de yüzünü emekçi kadına dönüyor. Bugün Novamed adını duymayan kalmadıysa örneğin, büyük deri fabrikasının ondan da büyük kadın işçisi Emine Arslan’ı tanımayanımız yoksa, ya da Güldünya’yı ya da Pippa Bacca’yı; krizi de, yoksulluğu da, şiddeti de reddederek, her gün daha fazla kadın sokağa çıkıyorsa eğer, kadınlar davalarına inatla ve ısrarla sahip çıktıkları ve mücadele ettikleri içindir.
Kriz nedeniyle ekonomik sorunların, iş ve aş derdinin, hepimiz için ilk sıradaki yerini daha da pekiştirerek koruduğu şu günlerde, memleket gündemi yine ağır. Savaş(lar) içimizi sıkıştırmaya devam ediyor. Memleketin dört bir yanında topraktan, çöplerden bitiveren bombalar, silahlar, suçlamalar, itiraflar bir yandan tedirgin etse de, “Bebeklerden katil nasıl yaratılır” sorusunun yanıtı da belirginleşiyor.
Seçimler var bir de; kadın temsiliyetinin tarihin en düşük oranlarında seyrettiği. Kadınları hedef alan vaatler ve kömürden beyaz eşyaya seçim rüşvetleri… Ve elbette kadın olmaktan kaynaklı, cinsiyetçi politikalarla daha da derinleştirilen sorunlarımız var.
Yenilenmek iyidir. Gelişmek, ilerlemek özgüveni artırır. İşte bu yenilenme sürecinde istedik ki gazetemiz kanalıyla kadın dayanışmasını ve mücadelesini büyütelim. Zira, her dört kadından biri şiddet görüyor ve buna karşın şiddetten kaçan kadınların korunacağı sığınma evi sayısı tüm Türkiye’de 32 ise çalışabilir kadın nüfusunun sadece yüzde 22’si istihdam ediliyorsa; çalışan kadınların yüzde 64’ü sosyal güvenceden yoksun çalıştırılıyor ve işten en önce kadınlar atılıyorsa; okuryazar olmayanların yüzde 75’ini kadınlar oluşturuyorsa ve her beş hamile kadından biri doğum öncesi hiçbir tıbbi bakım alamıyorsa…yapacak çok iş var.
Her pazar bu sayfada memleket meselelerinden, yaşadığımız sorunlardan, haklarımızdan, kadınlık hallerimizden ve kuşkusuz mücadelemizden bahsedeceğiz. Bazen bir ev kadınının, bazen kamu emekçisinin, işçi kadının, bilim kadınının, işsiz ya da tarım işçisinin kaleme alacağı, dayanışacağı, gelişmelerden haberdar edeceği güler yüzlü bir köşe hazırlamaktır muradımız. Bilgilendiren ama ukalalık yapmayan; Seda Sayan’ı da, CHP’nin çarşaf açılımını da, Başbakan’ın efelenmelerini de, seçimi de, 8 Mart’ı nasıl karşılayacağımızı da birlikte konuşacağımız-tartışacağımız; memleket meseleleri izin verdikçe, şehre gelen bir filmden, bir oyundan ya da güzel şarkılardan bahsedeceğimiz bir köşe.
Köşemizin adına KIRKYAMA dedik.
KIRKYAMA kadın elinden çıkar. Zordur yapmak. Sabır ister, yoklukla bilenir, yoksullukla sınanır, yaratıcılıkla bezenir. Bir iğne lazım, bir de tek başına durduğunda hiçbir işe yaramayan bez parçaları. O bez parçaları bir araya geldiğinde renklenir, canlanır. Her kadın bir ucundan tutar, biri allı yeşilli pazenle başlar, öbürü kırmızı kadifeyle devam eder, bir diğeri ipekle katılır…
KIRKYAMA’yı oluşturacak kumaşlar, kadınların el izlerini ve emeklerini yansıtacak. Herkes kendini, kendi rengini ve sesini katacak, ortak kadınlık hikayeleri anlatılacak. “Ezik, çaresiz kadınlar” muhabbetine geçit vermeyerek, her seferinde biraz daha güçlendiğimizi ve çoğaldığımızı birlikte hissetmektir arzumuz.
Her pazar buluşmak üzere!
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.