GENÇLİĞİN SESİ

GENÇLİĞİN SESİ

  • ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan, bu yıl 30 bin öğrencinin ÖSS’de sıfır çektiğini ve en başarısız illerin Ardahan, Şırnak ve Hakkari olduğunu açıkladı; 30 bin öğrencinin sınavda sıfır puan almasını da soruların zorluğuna bağladı.


    ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan, bu yıl 30 bin öğrencinin ÖSS’de sıfır çektiğini ve en başarısız illerin Ardahan, Şırnak ve Hakkari olduğunu açıkladı; 30 bin öğrencinin sınavda sıfır puan almasını da soruların zorluğuna bağladı. Elemeci bir sınav olduğu bilinen ÖSS’de sınav sorularının zor ve veya kolay olmasının üniversiteye girebilen genç sayısını değiştirmediğini, Yarımağan elbette bilmektedir. Ancak sorunun özünü açıkça ortaya koymaktan sakınan bu zihniyet, ortaya çıkan sonuçları demagojik bir dil ile değerlendirip kendine düşen sorumluluğu öğrencilerin sırtına yıkmaktadır. Oysa, asıl başarısız olan eğitim sisteminin kendisidir.
    Başarısızlık; ÖSS sonuçlarında başarı sıralamasının en üstünde yer alan 23 gençten 13’ünün, özel okul veya kolej mezunu olmasındadır.
    Başarısızlık; devlet okullarının içini boşaltan ve binlerce genci eğitim adı altında bahis oynanan ticarethanelere dönüşmüş dershanelere mahkum eden, piyasa tutkunu anlayıştadır.
    Başarısızlık; Hakkari ve Şırnak gibi Kürt illerinin ÖSS sonuçlarında her daim son sırada yer almasına ve buralarda okuyan öğrencilerin anadilde eğitim alma hakkının engellenmesine neden olan zihniyettir.
    Başarısızlık; örnek diye televizyonlara çıkarılan ÖSS birincisi Mücahid Erdoğan’ın, “Arkadaşlarım sınıfta beni bulamazlarsa bilirlerdi ki tuvaletteyim” demesindedir. Başarısızlık; istenen başarılı öğrenci tipinin, asosyal, bireyci, sakat kişilik yapısındadır.
    Başarısızlık; 30 bin gencin sıfır çekmesinin ve sınava girenlerin yüzde 60’ının fen sorusu yapamamasının nedeni olan, bilimdışı ve ezberci eğitim müfredatındadır.
    Başarısızlık; krizle beraber devlet okullarında dahi okuması zorlaşan yüz binlerce genci, dershanelere teşvik etmeye çalışan anlayıştadır: Zaten; “İzmir başarı sıralamasında yükseldi, dershanelere teşekkür ediyorum” diyebilen, İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Rağip Üye’nin söyledikleri, piyasa ve özelleştirme tutkunluğundaki sınırsızlığın utanmadan ve korkusuzca ortaya konulmasından başka nedir ki?.. İşte başarısızlık buradadır!
    ÖSS sonuçları merakla beklenirken, YÖK’ün yaptığı ‘Harç ücretlerine artış yaptık’ açıklaması ise ülkenin birçok yanında üniversitelileri ve üniversiteye girmeyi hedefleyenleri sokağa dökmüştür.
    Birinci öğretimlere yüzde 8, ikinci öğretimlere yüzde 500’e kadar zam öneren YÖK’ün kararı, Bakanlar Kurulu’nda görüşülmeyi beklemektedir. Yüz binlerce genç üniversiteliyi okullarını bırakmakla yüz yüze getiren bu karar, YÖK Başkanı Y. Ziya Özcan’ın geçen yıl yaptığı “Parası olmayan okulların önünden geçmesin, herkes okumak zorunda değil” açıklamasının hayata geçirildiğinin çok somut bir örneğidir. Barınma, ulaşım, beslenme gibi birçok sorunu olan üniversiteliler, bu kez de zar zor kazandıkları üniversitelere neredeyse özel okul fiyatına yaklaşan bir harç parası ödemek zorunda kalmışlardır. Kriz ile beraber ailelerinden aldıkları destek gün geçtikçe azalan, birçoğu hem çalışıp hem okumak ya da iş bulamayıp okulu bırakmak zorunda kalan üniversiteliler açısından bu zam, bir tür ‘ölüm vuruşu’dur. Bu yıl ÖSS’ye giren ve üniversiteye yerleşen birçok genç ise şimdi de ödemek zorunda kalacağı harç parası karşısında ne yapacağını kara kara düşünmeye başlamıştır.
    Sorunlar az değildir ve belki sıralanmak istense eğitimin özelleştirilmesine ilişkin yüzlerce bilgi-veri alt alta dizilebilir. Eğitimin getirilmeye çalışıldığı hal, bugün daha geniş kesimler tarafından bilinir durumdadır. Ancak bu duruma dur demek için bu yeterli değildir elbette. Seçim, tercih, seçeceğimiz şık bize kalmıştır. Egemenlerin eğitim sistemi çökmüştür ve bu enkazın altında kalmasını istedikleri bu ülkenin gençliğidir. Ya bugünümüzden ve geleceğimizden vazgeçeceğiz, ya da ‘harç zamlarına karşı’ ülkenin birçok yerinde yan yana gelen yüzlerce gencin açtığı yoldan; bu sürece öğrencilerin öz örgütlerini, sendikaları, bu konuda duyarlı tüm kesimleri dahil edip saldırıları püskürteceğiz.
    Ya “Eğitim bize reva değil” deyip çekileceğiz, ya da ÖSS’ye, katkı paylarına, kayıt paralarına ve bir bütün olarak eğitimin devlet elinden çıkarılmasına karşı bugünden yola koyulacağız.
    Tercih süresinin dolmasına az kaldı, acele edelim!
    EKİN CAN KINIK
    www.evrensel.net

    0 yorum yapılmış

      Yorum yapın

      Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.