Fındıktan başka seçenek yok

Fındıktan başka seçenek yok

Giresun fındığı parlak kabuğu ve yüksek yağ oranı ile dünya markasıdır. İlin 1000 metre yüksekliğine kadar olan dere, tepe ve dağ yamaçlarını saran geniş fındıklık alanlarda...


Giresun fındığı parlak kabuğu ve yüksek yağ oranı ile dünya markasıdır. İlin 1000 metre yüksekliğine kadar olan dere, tepe ve dağ yamaçlarını saran geniş fındıklık alanlarda, dünyanın en kaliteli fındıkları yetiştir. Dünyanın en büyük fındık kuruluşu olan FİSKOBİRLİK Genel Müdürlüğü de Giresun’dadır. Bu özellikleriyle fındık Giresun’un en önemli geçim kaynağıdır. Ancak hükümetin aldığı son karar fındığa darbe vurdu ve üreticilerin tepkisi çekti. Bu karar göre 15 bin 474 hektar fındık bahçesi sökülecek.
Tüm-Köy-Sen Giresun İl Temsilcisi Orhan Kara, bu kararın yeni olmadığını geçmişten bu yana planlı bir politika izlendiğine dikkat çekti. Kara, hükümetin bu politikasını iki maddede özetlenebileceğini belirterek şöyle devam etti: “Birincisi ‘Fındık rekolteniz fazla’ propagandasına uygun olarak; üretimimizi azaltmamız gerektiği söylenmiş, “Alternatif Ürün Programı” uygulamasıyla da bugünkü üretim alanlarının yüzde 25’ine yakın bir kısmının sökülmesi istenmiştir. İkincisi de bu yıl dahil, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) veya herhangi bir kuruluşun devlet adına fındık alımı yapmayacağı ve buna göre de, devletin fındık fiyatı açıklamayacağı, fiyatı da serbest piyasanın belirleyeceği söylenmiştir. Her iki söylemde, yıllardır fındık bölgesindeki Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Borsaları ile İstanbul ve Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri’nin yani sermaye çevrelerinin savunduğu fikirlerdir.”
TEKELCİ PİYASA
Türkiye’nin her yıl ortalama 230 bin ton iç fındık (kabuklu 470 bin ton) ihraç ettiğini, bunun da yüzde 70-80’ini, 8-10 ihracatçı-tüccarın yaptığını ifade eden Kara, “Bunun karşılığında tüm Türkiye’deki fındık üreticileri 400 bin dolayındadır. Bu üreticilerin ortalama arazi büyüklüğü 13-15 (Ordu-Giresun) dekardır. Bunların da yüzde 65’i 1000 kilo ve altında üretim yapar. ‘Eylül Veresiye’ yaşayan bu üreticiler her yıl ürettikleri fındığın yüzde 60’ını sezonun ilk üç ayı olan ağustos-eylül-ekim pazara getirmek zorundadır. Bir tarafta 400 bin satıcının (üretici) olduğu, buna karşılık 8-10 alıcının (Tüccar-İhracatçı) olduğu bu sistemin adına serbest piyasa diyorlar. Birileri bizi kandırıyor, bunun adı serbest değil, tekelci piyasadır.”
Uygulanan bu sistemde tüccarların güçlü, üreticilerin de güçsüz taraf olduğuna işaret eden Kara, “Tabi ki, bu fiyat da üreticinin lehine değil, güçlü olan tüccar-ihracatçıların lehine olacaktır. Açıklanacak fiyatın da ithalatçıya (sanayici), olumlu (ucuz fındık) olarak yansıması gayet doğaldır” dedi.
ÖRGÜTLÜ MÜCADELE
Bu sistemden ihracatçıların yanı sıra ithalatçıların da kârlı çıktığını kaydeden Kara, şöyle devam etti: “Bundan sonra, uygulanmak istenen bu politikaların sermayenin temsilcilerini kârlı çıkaracağı gayet açıktır. Bu dayatma politikaları boşa çıkarmanın elbette bir yolu var. Bu politikalardan kurtulmak birleşip kendi örgütünü (Tüm Köy-Sen) kurmakla ve mücadele etmekle olur. Böyle davranmak, kendi ürünü üzerinde söz, yetki ve karar sahibi olmak demektir.”
CEVAPSIZ SORULAR
Birçok dertten muzdarip olan fındık üreticileri, son olarak hükümetin açıkladığı fındık politikasıyla daha büyük sorunlarla karşı karşıya. Görüşlerini aldığımız fındık üreticileri, cevapsız sorular içinde olduklarını aktarıyor. Hamdi Şenel, Mehmet Karslı, Ali Karslı, Murat Karataş, ve Galip Çakır hükümetin, üreticileri tüccara mahkum ettiğini dile getiriyorlar. Yürütülen politikanın fındığı bitirme ve silme politikası olduğunu belirten üreticiler, bu memleket için fındığın temel bir ürün olduğunu ifade ettiler. Ayrıca tapuların sağlıklı olmadığını aktaran üreticiler, arazilerinin bölünmemiş olduğuna dikkat çekiyor. “Devlet desteği nasıl verecek? Devlet çiftçi kayıt sistemine dahil olana destek verecek. Oysa çoğu üretici kayıt sistemi dışında. Fındık, 1-2 TL. olursa bu millet ne yapacak? Kendimizi nasıl geçindireceğiz? Fındık sökümü nasıl olacak? Fındık sökülürse ne yapacağız? Bu parayla geçinebilecek miyiz? Çocuk okutabilecek miyiz?” diye soran üreticiler, bu soruların cevaplanmasını istiyor.
TÜCCAR SOYUYOR
Fındığı tüccara değil, FKB’ye vermek istediklerini aktaran üreticiler, tüccarın üreticileri soyduğuna dikkat çekiyor.
Giresun’da nüfusun yoksulluktan dolayı azaldığını hatırlatan üreticiler, 2000’den bu yana nüfusun 160 bin azaldığını belirttiler. Sürdürülen politikayla göçün daha da artacağını dile getiren üreticiler, hükümetin Karadeniz Bölgesi’ni mahvettiğine dikkat çekiyor. Yalnızca AKP’nin değil, fındığı bu duruma getiren geçmiş hükümetlerin de suçları olduğunu söyleyen üreticiler, “Devlet bizi 3-5 tüccarın eline bırakmasın. Hepimizin bankaya, tüccara borcumuz var. Bahçemize yeterli gübre atamadık. FİSKOBİRLİK’i yok eden yasa değiştirilmeli, devlet desteği sağlanmalı. Devletin himayesi olmalı. Bizim memlekette fındıktan başka seçenek yok” dediler.
(YARIN: Samsun)
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.