KUŞATILAN ÇEVREMİZ

KUŞATILAN ÇEVREMİZ

  • Yeniden Misak-ı Milli hudutları içindeyim ve insanlar köşelerinde hâlâ aynı şeyi yazıyor. Büyükanıt ile Başbakan’ın geçmişte kalan o gizemli görüşmede karşılıklı ne konuştuğunu merak ediyor insanlar.


    Yeniden Misak-ı Milli hudutları içindeyim ve insanlar köşelerinde hâlâ aynı şeyi yazıyor. Büyükanıt ile Başbakan’ın geçmişte kalan o gizemli görüşmede karşılıklı ne konuştuğunu merak ediyor insanlar. Diyelim ki Yaşar Büyükanıt ona Şemdinli’deki çocukların ne kadar iyi olduklarından, vatanseverliklerinden falan bahsetmiştir; Başbakan da başarılarının devamını dilemiştir, ne olacak şimdi?
    Asker olsun veya sivil olsun, üst düzey zevatın birbiriyle ne konuştuğunun halkımız için hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur. Tam aksine, bunların konuşmamaları genelde bizler için daha hayırlıdır, tecrübeyle sabittir.
    Ülkenin önünde zam, zulüm, faili meçhuller gibi bunca sorun varken bunların arasındaki muhabbetin nasıl bir önem taşıdığı da meçhuldür. Diyelim ki eski komutan ne konuştuklarını açıkladı, ne olacak, ne değişecek o zaman? On üç yaşında delik deşik edilerek öldürülen Uğur Kaymaz veya Botaş kuyularına atılan o insanlar geri mi gelecek? Bundan sonra insanların kuyularda katledilmesinin önüne mi geçilecek eğer ne konuştuklarını bilirsek? Medyanın bunları sorup sorgulamak yerine o muhabbetin derinliğine inme arzusu sadece hedefi saptırmaktır. Köşelerinde bu arzuyu dile getirenlerin, eski komutanların yargılanması hakkında en ufak bir istekte bulunmamaları ise çok ilginçtir, anlamlıdır.
    Yaşar Büyükanıt başta olmak üzere birçok eski komutan suçu ve suçluyu övmekten, suça teşvik etmekten, suç işlemekten dolayı yargılanmalıdır. 12 Mart ve 12 Eylül’ün omuzu kalabalıkları, sivil-asker “bin operasyon” failleri birer birer hesap vermelidir. Geçtiğimiz günlerde eski komutanlardan Çevik Bir, savcılıkta ifade verdi, gördük ki ifadede füzeler havada uçuşuyor… Bilenler bilir, polis eğer birini kurtarmak istiyorsa ona senaryo ifade hazırlar ve imzalattırır. Bu senaryo ifade işkenceyle falan alınmaz, al gülüm ver gülüm hesabıyla sulandırılır ve açığa özellikle vurulan tutarsızlıktan dolayı genelde takipsizlikle sonuçlanır. Geçmişin, içeriye düşmek durumunda kalan eli kanlı faşistleri işte böyle ifadelerle kurtuldular. İçlerinde İtalya Eski Başbakanı Aldo Moro’yu vurduğunu itiraf edenler bile vardı. Çevik Bir’e yöneltilen suçlamaları da böyle değerlendiriyorum. Halbuki ona açıkça 12 Mart döneminde genç bir subayken, devrimci tutsaklara bizzat, yani kendi eliyle işkence yapıp yapmadığını sormak gerekirdi. Diyelim ki inkar etti, onun elinden işkence görenler birer birer dinlenmeliydi. Zor bir şey değil ki dinlemek, biz dinledik mesela ondan işkence görenleri…
    Şöyle bir düşünelim, bu mitingci, cumhuriyetçi, efendime söyleyeyim vatansever emekli subaylarımız 12 Eylül döneminde hangi rütbedeydiler, nerelerde ne görevler yaptılar? Acaba o zaman bunlar istihkam taburunda talim mi yaptırıyorlardı, yoksa emniyet müdürlüklerinde ifade falan mı alıyorlardı? İsim isim biliyorsunuz, 12 Eylül’ün bazı fiili sivil işkencecileri emniyet müdürü, vali, milletvekili ve bakan oldular. Peki yüz binlerce insana işkencehanelerde ve askeri cezaevlerinde işkence yapan rütbeliler ne oldu, buharlaştı mı onlar? Yani onlar hep öyle yüzbaşı olarak mı kaldılar, hiç general falan olmadılar mı? Yaptıklarının üzerine laiklik şalı mı örteceğiz? Sorumluluk alanlarında kuyulardan cesetlerin, arsalardan silah ve mühimmatın çıktığı ve kazara yakalanmış olan rütbeli erkan hiç sorgulanmayacak mı?
    Karadenizli dostlarımız alınmasın ama onlara atfedilen şaka yollu bir yakıştırma vardır; Karadenizliler yürürken sakız çiğneyemez derler, çünkü iki iş bir arada olmuyormuş…
    Neslimizin bir kısmı AKP’ye karşı çıkmak adına şimdi darbecileri savunur oldu, yani şimdi biz iki işi bir arada yapamayacak mıyız? Engin Ceber’i birkaç ay önce işkenceyle katleden iktidarla, Yaşar Büyükanıt’ın “iyi çocuklar” dediklerine başka başka gözlüklerle mi bakacağız?
    ERTUĞRUL ÜNLÜTÜRK
    www.evrensel.net

    0 yorum yapılmış

      Yorum yapın

      Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.