Bu ATK makyaj tutmaz

Bu ATK makyaj tutmaz

Son yıllarda verdiği tartışmalı raporlarla gündeme gelen Adli Tıp Kurumu’na (ATK) yeni atamalar yapıldı. Art arda patlayan skandallar sonunda Cumhurbaşkanı’nın talimatı doğrultusunda kurum denetlenecek.


Son yıllarda verdiği tartışmalı raporlarla gündeme gelen Adli Tıp Kurumu’na (ATK) yeni atamalar yapıldı. Art arda patlayan skandallar sonunda Cumhurbaşkanı’nın talimatı doğrultusunda kurum denetlenecek. Ancak kurumun iş yükü ve iktidara bağlı yapısı düşünüldüğünde uzmanlar bütün adımların niyet ne olursa olsun küçük makyajlardan öteye gitmeyeceği görüşünde. Uzmanlar kurumun lağvedilmesini isterken, bilirkişilik sisteminin yeniden yapılandırılmasından yana.
Kurum mahkemeler, hakimlikler ve savcılıklar tarafından gönderilen dosyalarda bilimsel ve teknik görüş bildirme görevi ile ilgili olarak 2008 yılında tamı tamına 481 bin 816 dosyayı karara bağladı. Ve bu kararların önemli bir bölümü tartışmalara neden oldu. Geçtiğimiz yıl kurumda yaşanan skandallar ve kurumun merkezinde 423, taşrada ise 1493 boş kadro bulunması bu yükün daha büyük olduğunu gözler önün eseriyor.
SADECE 7 BİRİM VAR
Her yıl yüz binlerce davaya bakan Adli Tıp Kurumu sadece ve sadece, 7 birimden oluşuyor. Bu birimler, büyük zorluklar içerisinde görev yapmaya çalışıyor.
Bu birimler şöyle:
*Adli Tıp Kurumu Başkanlığı (İstanbul),
*Adli Tıp Başkanlar Kurulu (İstanbul),
*Adli Tıp Genel Kurulu (İstanbul),
*Adli Tıp İhtisas kurulları (İstanbul),
*Adli Tıp İhtisas daireleri (İstanbul ile taşra teşkilatında 7 ilde),
*Adli Tıp Kurumu grup başkanlıkları (Taşra teşkilatında 14 ilde),
*Adli Tıp Şube müdürlükleri (İstanbul’da 17 ilçede, taşra teşkilatında 46 il ve ilçede).”
AĞIR İŞ YÜKÜ
Devletin resmi bilirkişi kurumu olan Adli Tıp Kurumu’nun mahkemeler ile hakimlikler ve savcılıklar tarafından gönderilen dosyalarda bilimsel ve teknik görüş bildirme görevi ile ilgili olarak 2008 yılında gerçekleşen faaliyetler ise şöyle:
*Merkezden çıkan iş 87 bin 962;
*İstanbul Adli Tıp Şube müdürlükleri 112 bin 231;
*Taşra Teşkilatı Adli Tıp Şube müdürlükleri 236 bin 900;
*Taşra Teşkilatı Adli Tıp Kurumu grup başkanlıkları 44 bin 723.
ATAMALAR ÇÖZMEZ
Tartışmaların odağındaki Adli Tıp Kurumu’nda, Devlet Denetleme Kurulu teftişi öncesi apar topar operasyona gidildi. Kurumda iki başkan yardımcısı üyeliğe getirilirken, 8 atama ve görev değişikliği daha yapıldı. Ancak uzmanlar bu atamaların sorunu çözmeyeceği görüşünde. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kurumun 3 yıllık faaliyetlerinin denetlenmesi talimatını vermişti. Denetleme öncesi Resmi Gazete’de yayımlanan ve Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in imzalarının bulunduğu üçlü kararnameyle toplam 10 atama ve görev değişikliği yapıldı. Adli Tıp’ta denetim öncesi kurumda 10 müfettiş için 5 oda hazırlandı. Müfettişlerin rahat çalışabilmesi için her türlü imkanın sağlanacağı öğrenildi.


ADLİ TIBBIN KEFENİ HAZIR
Kanser hastası Güler Zere hakkında ‘cezaevinde tedavi görebilir’ raporu veren İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’ne ve Adalet Bakanlığı’na kefen gönderildi. Adana’da postanede bir araya gelen kitle örgütleri Zere’nin serbest bırakılmasını istedi. Eylem öncesinde basın açıklaması yapan İHD Cezaevi Komisyonu Başkanı Osman Kara, Ergenekon tutuklularının serbest kalması yönünde raporlar veren ATK’nin siyasi tutukluları ölüme mahkum etmesinin kurumun bilimsel değil siyasal temellerde çalıştığının kanıtı olduğunu ifade etti. Açıklamanın ardından Adalet Bakanlığına ve İstanbul ATK 3. İhtisas dairesine kefen gönderildi. Öte yandan İstanbul'da da tutuklu yakınları Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve Zereye cezaevinde kalabilir rapor veren İstanbul 3. İhtisas Dairesi Başkanı Nur Birgen ve ekibi hakkında Sultanahmet Adliyesi’nde suç duyurusunda bulundu.


HANGİ KRİTERLERLE YAPILDI
Hekim ve insan hakları örgütleri geçtiğimiz hafta yaptıkları açıklamayla Adli Tıp Kurumu’nun yeniden yapılanmaya gitmesi gerektiğine dikkat çektiler. TTB, Adli Tıp Uzmanları Derneği, TİHV, SES, İHD ve ÇHD yaptıkları ortak açıklamayla ATK’nın bir an önce lağvedilmesini isterken üniversitelerle yeni bir yapılanmaya gidilmesi gerektiğine dikkat çekmişlerdi.
Bu toplantıya katılan ve gazetemize açıklama yapan TİHV Başkanı Prof. Şebnem Korur Fincancı atamaların, yaşanan skandalların önlenmesi için yeterli olmayacağını dile getirdi. Ödüllendirme yapar gibi görevden almaların, yer değiştirmelerin gerçekleştirildiğini dile getiren Fincancı, “Kurumda iki başkan yardımcısı kurul üyesi yapıldı” dedi. BU atamaların çözüm olmadığına dikkat çeken Fincancı “Bunu hangi kriterlere göre yapıyorlar? Bunun hiçbir standardı yok ki. Bağımsız bir yapı yok” dedi. Adli Tıp Kurumu’nun lağvedilmesi gerektiğini ifade eden Fincancı, “Yargının bağımsızlığının ortadan kalkması söz konusudur ve bu çok vahim bir durumdur” dedi.
SADECE 10 KİŞİ ALINDI
Türkiye’nin tekniker yetiştiren tek okulu Mersin Üniversitesi Adlı Tıp Teknikerliği’nden Yrd. Doç. Hakan Kar içinde bulunduğu durumu ve kadro eksikliğini şu sözlerle ifade etmişti. “Bakanlık kadro açmıyor mezunlarımız işsiz. Otopsiye temizlikçi ve aşçılar giriyor” Kar, personel yetersizliği sonucu açılan okullarından 35 mezunumuz erdiklerini ancak büyük ihtiyaca rağmen sadece 10’u kurumlarda kadro alabildiğini dile getirdi.
Mersin Üniversitesi Sağlık Meslek Yüksek Okulu bünyesinde 2005’te açılan Adli Tıp Teknikerliği Programı’na yılda 20 öğrenci alınıyor. Programda adli vakalarda adli raporlar yazımı, otopsi, postmortem (ölüden) örneklerin alma gibi dersler veriliyor. Okulda adli patoloji laboratuvarında adli tıp uzmanlarına yardımcı olacak ara personel yetiştiriliyor. 2007’de ilk mezunlarını veren okuldan bu zamana kadar 35 öğrenci mezun oldu.
(ADANA/İSTANBUL)
www.evrensel.net