UZUN MESAFE

UZUN MESAFE

  • Çocuk sağlığı açısından çevre kirliliği erişkinlerden daha fazla risk taşıyor. Üstelik bu onların salt daha dirençsiz olması ile açıklanamayacak kadar karmaşık bir durum.


    Çocuk sağlığı açısından çevre kirliliği erişkinlerden daha fazla risk taşıyor. Üstelik bu onların salt daha dirençsiz olması ile açıklanamayacak kadar karmaşık bir durum. Bu nedenle anne rahminden başlayarak çocuk bedeni, davranış kalıpları ve çevre ilişkisine kısaca göz atmakta yarar var.
    Sanılanın aksine çocukların yaşadığı çevre onlar için erişkinlerden daha insafsızdır. Bu farkın en net olduğu yer anne karnıdır. Doğa her ne kadar doğmamış bebeği annenin kanı, canı ile sarıp sarmalayıp çevre kirliliği dahil tüm risklerden korumaya çalışsa da her zaman yeterli olmaz. Söz gelimi anne sigara ve alkol kullanıyorsa nikotin ve alkol, cıva ve karbon monoksit riski taşıyan işyerlerinde çalışıyorsa karbon monoksit ve cıva anne karnından kolayca çocuğa geçerek kimi zaman geri dönüşümsüz sağlık sorunlarına yol açabilir.
    Yenidoğanlarda kan beyin bariyeri tam oluşmadığından belli bir süre tüm toksik maddeler kolayca çocuk beynine geçebiliyor. Yine yenidoğan derisinin geçirgenliği çok fazla olup, özellikle yaşamın ilk bir haftası cilde sürülen kokulardan temizlik maddelerine her şey kolayca kana geçebilir. Cildin emilim yoluyla yarattığı riskin yenidoğan ve çocuk yaş gruplarında daha fazla olmasının bir başka nedeni ise vücut ağırlığına oranla cilt yüzey alanının erişkinlerden iki-üç kat daha fazla olmasıdır. Bir başka anlatımla aynı çevresel kirletici erişkinlere göre yenidoğan bebeklerde üç kat daha fazla emilir.
    Çocuklarda çevre kirliliğinin yarattığı tahribatın erişkinlerden fazla olmasının bir başka nedeni erişkinlerde tam oluşmuş olan organların çocuklarda büyümeye devam etmesi ve kimi koşullarda çevre kirliliğinin başta akciğer ve beyin olmak üzere organ gelişimlerini olumsuz etkilemesidir.
    Çocuk çevre kirliliği başlığında diğer dezavantajlı durum çocukların erişkinlerden farklı ihtiyaçları ve yaşam biçimidir. Söz gelimi ‘onlar daha fazla süt tüketirler ve eğer sütü kirleten bir kirlilik süreci varsa doğal olarak daha fazla etkilenirler’. Üstelik gelişme döneminde olduğundan çocukların midesinden emilim hızları daha yüksektir. Yani aynı miktar gıda alımında çocuklar yedikleri gıdanın daha fazlasını emmiş olurlar. Bu toksik maddeler için de geçerli olup söz gelimi ‘kurşun ile bulaşmış gıda alımında erişkin midesi kurşunun yüzde 10’nu emip yüzde 90’ını gaita ile atarken çocuk midesi yüzde 50’ye yakınını emebilir’. Yine tarımda aşırı kimyasal kullanımı çocukları daha fazla etkiler. Çocuğun kilosuna oranla aldığı meyve miktarı erişkinden oldukça fazla olduğundan tarım kökenli toksik maddelerden de görece daha fazla zarar görürler.
    Gelişim çağı daha fazla oksijen tüketimi gerektirir. Oyun ise bir başka oksijen gerektiren durumdur. Bunun somut karşılığı çocukların birim zamanda erişkinlerden daha fazla soluk alıp vermeleridir. Böylece aynı ortamda çocuklar oksijen kadar diğer toksik maddeleri de erişkinlerden daha fazla solumuş olurlar. Örneğin el ele birlikte yürüyen çocuk ve anneyi ele alacak olursak; çocuk daha sık nefes aldığından gerek soluduğu egzoz gazı miktarı ve gerekse sonrasında sigara dumanlı kapalı bir ortama geçtiklerinde akciğerlerine ulaşan nikotin miktarı da anneye oranla daha fazla olacaktır.
    Çocuk ve oyun her ne kadar akla sokağı getirse de belli bir yaşın altında bu kapalı alan ve yere daha bir yakın yaşamak anlamındadır. Evet, emekleme döneminde bebek eline bulaşan her türlü toz ve benzeri toksik maddeyi ağzına götürerek risk alır. Salt ağız yolu ile değil solunum ve cilt yolu ile de söz gelimi böcek ilaçlarına erişkinlerden daha fazla maruz kalmış olur böylece.
    Yani anlayacağınız aynı çevrenin eşitsizleriyiz biz erişkinler ve çocuklar. Hazır ‘dumansız hava sahası’ başlamışken en azından sigara bahsinde bir kez daha hatırlatmakta yarar var: Çocuklara kıymayalım efendiler!
    Ve gelelim siyanüre, arsenikle altın arama cehaletine. Arsenik ve siyanür çocuklar için daha bir ölüm demek! Bergama’da, Eşme’de yargı karalarına uymayan sayın yöneticiler, aynı çağrı size: Dumansız hava sahasını siyanürsüz toprak sahası ile buluşturmak o kadar da zor mu?
    DR.ZEKİ GÜL
    www.evrensel.net