İşçiler yoksullaştıkçapatronlar kâr ediyor

İşçiler yoksullaştıkçapatronlar kâr ediyor

Ağır çalışma koşulları, alınmayan iş güvenliği tedbirleri, iş cinayetleri… Tuzla Tersaneler Bölgesi dendiğinde ilk olarak sayılabilecekler bunlar. Ancak kriz tartışmalarıyla birlikte işçilerin durumu daha da kötüleşti.


Ağır çalışma koşulları, alınmayan iş güvenliği tedbirleri, iş cinayetleri… Tuzla Tersaneler Bölgesi dendiğinde ilk olarak sayılabilecekler bunlar. Ancak kriz tartışmalarıyla birlikte işçilerin durumu daha da kötüleşti. Krizi gerekçe göstererek binlerce işçiyi kapı önüne koyan patronlar verilen mücadeleler ve kamuoyu baskısıyla iş güvenliği, elde edilen kısmi hakları da tamamen ortadan kaldırdı. İş güvenliği tedbirleri rafa kaldırıldı, daha az işçiye daha fazla iş yaptırılmaya başlandı, işçilerin ücretleri önemli oranda düşürüldü, işçilerin 3-4 aylık alacakları ödenmedi. İşçiler ise yaşananlara tepkili ancak işsiz kalma korkusu nedeniyle bu koşulları değiştirmek için bir araya gelemiyorlar.
YEVMİYE DÜŞTÜ
Tersanelerde 14 yıldır boru donatım ustası olarak çalışan Yılmaz Atıl, şimdi işsiz. Pendik açıklarında bulunan tamir gemilerine yevmiyeci olarak gidiyor. Tersane patronlarının krizi bahane edip işçileri istedikleri koşullarda çalıştırdığını söyleyen Atıl, “Bundan 8 ay önce 100 lira yevmiye ile gittiğim işe şimdi 60 liraya gitmek zorundayım. Sesimizi çıkarmaya kalksak hemen kapıyı gösteriyorlar” diye konuştu. Bölgede büyük bir işsizlik yaşandığını anlatan Atıl, yapacak başka işinin olmadığını ve çocuklarının nafakasını böyle çıkarttığını söyledi.
AÇ KALIRIZ!
Şu an tersanelerde 90 geminin yapıldığına dikkat çeken Atıl, şöyle devam etti: “Bunun yanı sıra alargada 200’ün üzerinde bekleyen tamir gemisi var. Tersane patronları bunları bilerek havuza almıyor. Eğer tamir gemileri havuzdan içeri girerse maliyet artacak ve kârları azalacak. Bunun içinde bütün işi alargada yaptırıyorlar” diye konuştu. İşsizlik korkusuyla düşük yevmiyeye çalıştıklarını ifade eden Atıl, şunları dile getirdi: “Böylece bir de bizim sırtımızdan kazanıyorlar. Bu kazançtan bize düşen ise 60 lira. Bu olmasa aç kalacağız korkusunu yaşıyoruz” dedi.
MAYIN TARLASI!
Kran Tersanesi’nde bulunan tamir gemilerinde kaynakçı olarak çalışan Rıfat Özlü çalışma koşullarını anlattı: “Tamir gemisi demek bizim için mayın tarlası demek. Yaktığımız her elektrottan çıkan kıvılcımın her an bir yeri patlatacağı endişesi taşıyoruz.” Özlü, kriz tartışmalarıyla birlikte yaşanan değişimi ise şöyle özetledi: “Bir yıl öncesinde yapılan eylemlerden sonra patronlar iş güvenliği tedbirleri aldı. Ücretlerimiz yükseldi, çalışma saatleri düşürüldü. Tamir gemilere sıcak yemek gelmeye başladı. Ama şimdi bütün bunlar bitti. Tersane patronları eline geçen bu fırsatı iyi kullanıyorlar ve daha fazla kâr etmek için ellerinde geleni yapıyorlar.” Tersane işçilerinin bu koşullara karşı bir araya gelmeye korktuğunu belirten Özlü, işçiler bir araya gelmediği sürece bu koşulların devam edeceğini kaydetti.
ALACAKLILAR KAPIYA DAYANDI
18 yıllık tersane işçisi Erhan Kızıl, kriz nedeniyle 3 aydır işsiz. İşsizlikten dolayı ruh halinin bozulduğunu dile getiren Kızıl, “Alacaklılar kapıya dayanıyor. Bu yüzden evde huzurum kalmadı. Üç ay öncesine kadar taşeron firmada da olsa bir işim vardı aldığımla kimseye muhtaç olmadan geçiniyordum ama son üç aydır elde avuçta bir şey kalmadı. Ben işsizlik parası alıyorum. Evim de kira değil. Benim durumum bu ise kiracılara Allah sabır versin” dedi.
Kızıl, yaşadıkları karşısında hükümete tepkili. Hükümetin teğet geçecek dediği krizin işçileri yarıp geçtiğini ifade eden Kızıl, tersane patronlarına olanaklar sunan, denizi doldurup yeni tersanelerin açılması için teşvik veren hükümetin biraz da işçileri düşünmesini ve işten atmaların durdurulmasını istedi.


BİRLEŞMEZSEK FELAKET OLACAK
5 aydır belirli aralıklarla yevmiyeci olarak tersanelerde kaynakçılık yaptığını söyleyen Salih Kara, önemli bir tehlikeye dikkat çekiyor:
“Kriz ilk başladığı günlerde bu iş bize şaka gibi geliyordu. Bir ay sürmez diyorduk ama durum öyle olmadı. Bunlar bizim güzel günlerimiz asıl iş bundan sonra başlayacak. Hepimizin elinde üç beş birikmişimiz vardı, şimdi bu da bitti. Artık ne olur onu bilemem. “Olanaklarını patronlara sunan AKP Hükümeti’nin işten atılan binlerce işçiyi görmezden geldiğini ifade eden Kara, sözlerini şöyle tamamladı: “Biz hükümet kimin için çalışıyor şimdi daha iyi anlıyoruz. Tersane işçileri başta olmak üzere tüm işçiler olarak birleşip mücadele etmekten başka çaremiz yok. Biz birleşemesek önümüzdeki günler felaket olacak.”
(İstanbul/EVRENSEL)
Ali Doğan
www.evrensel.net