Biz böyle bir yasak görmedik

Biz böyle bir yasak görmedik

Bir gün gelecek, “Kahve milletinin insanları, içerde değil, kapı önünde sigara içecek” deseydi bir kahin, hepimiz “hadi oradan” derdik. Ama o kahinin dedikleri doğru çıktı.


Bir gün gelecek, “Kahve milletinin insanları, içerde değil, kapı önünde sigara içecek” deseydi bir kahin, hepimiz “hadi oradan” derdik. Ama o kahinin dedikleri doğru çıktı. Artık ağızda sigara, elini masaya sert sert vurup koz çekmek de rakının yanında sigara tellendirmek de tarih oldu. Tabi bunlar kapalı mekanlar için geçerli. Açık havada herhangi bir sorun yok. Kahvenin ve barların içinde oluşturulan bütün bir sigara kombinasyonu yasakla bozulmuş durumda. Kimse henüz bu yasağa nasıl ayak uyduracağını kestiremiyor. Kahvelerin ve barların hemen hepsi boş. Dükkanının önünde bahçesi olanlar, yaz ayının bitmesini istemiyor. Çünkü kış geldiğinde durum eşitlenecek. Onlar da bahçesi olmayanların bitik durumuna düşecek. Esnaf kan ağlıyor. Müşteriler de öyle. Sigara içmeyenler bile şikayetçi, kahvede yalnız başına oturulmuyor ki...
Sigarayla bu kadar içli dışlı yaşamış bir halkın evlatlarının durumunu öğrenmek üzere, Okmeydanı’nda bir kahveye giriyoruz. Kahvenin Sahibi Kemal Yıldız, içerde ocakta çay dolduruyor. Kapı önündeki küçük bahçeye sığdırılmış iki masanın arasından geçip yanına gidiyoruz. Kahvenin içerisi bomboş. “Yasaktan önce kahvenin içinde boş masa bulamazdın” diyor Yıldız. Şimdi ise dolu masa yok. Kapının önündeki iki masa da olmasa, hepten duman. Zira kirada, faturalar da duruyor. Onları ödemek için para lazım. Para da boş masalardan kazanılmıyor. Ne yapacağını düşünüyor kara kara. Yıldız’la dışarıya çıkıyoruz birlikte. 51 oynayan masada oturan Tahir Tefe, 40 yıllık sigara tiryakisi. Onca yıl içmediği bir tek gün bile yok ve böyle bir hadise ilk kez başına geliyor. “Hiç hoş bir şey değil” diyor ama aynı masanın yanında oturup oyun seyreden müdahale ediyor. Burası kahve, herkes birden konuşuyor.
Yancı: Ne hoş değil. Çok güzel bir şey, temizlik işte.
Tefe: Eğer tiryaki değilse ve kahveye geliyorsa, demek ki evinden kaçıp geliyor. Madem içmiyorsun neden gelip burada sigaranın dumanından etkileniyorsun. Ondan sonra da bana müdahale ediyor. Sigaradan etkileniyorsan evde hanımının yanında oturacaksın.
Yancı: Bu Başbakan çok güzel bir şey yaptı.
Tefe: Ne güzeli hiç hoş bir şey değil bu.
BİZ BU YASAYI DELERİZ
Ayaküstü sigara içen Selahattin Armutlu ise bu durumun rezillikten başka bir şey olmadığını söylüyor. “Sigara içme su içme... Her şey yasak. Nereye kadar gidecek bu yasaklar. Olmaz böyle devam etmez bu. Bir çaresini bulacaklar. Böyle gitmez deleriz biz bu yasağı Allah’ın izniyle. Bu Türkiye Cumhuriyeti’nin bu halkı her şeye katlanır katlanır, bir yerde de bunalır kalır, kaldığı zamanda...” diye konuşan Selahattin Armutlu, yapılan şeyin şaşkınlık olduğunu belirtiyor.
Arka taraftan bir ses yükseliyor: “İran rejimine dönüşürtürüyorlar, bu memleketi.”
Dönüp bakıyoruz. Sesin kimden geldiğini kestiremediğimizden yanımızda duran Erdal Özcan’la konuşuyoruz. Sigara içen biri olarak iyi bir uygulama olarak görüyor yasağı. Bir nebze de sigarayı azaltmak ya da bırakmak için iyi...
Selahattin Armutlu söze giriyor tekrar: “Temizlik olacaksa kapatsın her tarafı. Ben oyun oynarken kalkacam. Dışarı çıkacam. Sigara içecem geri girecem. Başbakan derki yanına yardımcı alsınlar. O zaman o da öyle yapsın. Bıraksın Başbakan koltuğunu yanındaki adama da gitsin Amerikaları gezsin geri gelsin yine aynı şey. Böyle iş mi olur canım, bu rezillikten halkı perişan etmekten başka bir şey değil.”
Nurettin Alaçayır karışıyor söze.
İşsizlikten dolayı bunalımda olduğunu dile getiren Alaçayır, sigaranın en iyi arkadaşı olduğunu söylüyor. “Ben başka arkadaş bulamayınca sigaramı içerim. Belli bir yerde, sinirden bir ceza işlersem o daha zordur benim için. Kendini taşımak zorundasın” diyen Alaçayır, kafasında elli tane sorun olduğunu aktarıyor. Evi kira, üç tane çocuğu var. Çocukları okul çağında. Mesleği ise aşçılık. İşinde usta olan ancak bugün iş bulamayan Alaçayır, iki aydır ev kirasını ödeyemiyor bu nedenle. “İster istemez bunalıma giriyorsun...” diyen Alaçayır, şimdi de kahvede içemeyince daha çok bunaldığını belirtiyor.
BAKAN’IN AKLINA BAK
Başka kahveleri gezmek için buradan ayrılıyoruz. Yol üstünde Necati Angın’ın kahvesine giriyoruz. İçerde tek bir masa var. Bu masayı da kendileri kurmuş. Oyunculardan biri kendisi, diğeri abisi, diğerleri ise eş dost... Salih Sarıtaş’ın oyun oynarken sigarasını yakmadan ağzında tuttuğunu fark ediyoruz. O da asırlık tiryakilerden. “Ne yapalım başka. Avutuyoruz kendimizi bu şekilde” diyen Sarıtaş, daha fazla dayanamayınca hep beraber kalkıp kapı önüne sigara içmeye çıktıklarını belirtiyor. Kahveci Angın ise yasaktan oldukça şikayetçi. İşlerinin tamamen kesildiğini söyleyen Angın, böyle giderse dükkanı kapatacağını ifade ediyor. “Eğer yasaksa üretimi durduracaksın. Hem sat, hem yasakla. Herkesin insan hakları var. İçenin de var, içmeyenin de. Bir bakanımız diyor ki, beşinci kişi yerine baksın, diğeri gidip sigara içsin. Başka akıl veremedi mi yani. Sanki bizlerin kafası çalışmıyor. Verdiği akıla bak yani, bunu söyleyen bu ülkede bakanlık yapıyor. Çok büyük bir buluş yapmış gibi söylüyor bunu. Neymiş efendim sağlıkmış. O zaman birayı da rakıyı da yasakla. O da zararlı. Şu sokakta arabalar geçiyor. Onların egzoz kokusu geliyor içeriye. O da zararlı. Madem bu kadar çok sağlığını düşünüyorsun insanların o zaman arabaları kaldır kardeşim. Bu İstanbul nüfusu kadar neredeyse bir de araba var. Bu duman nereye gidiyor. Onlara da çözüm bulsunlar” diyen Angın, insanlarla dalga geçildiğini dile getiriyor. Sigara hakkında bu kadar konuştuktan sonra hep birlikte bir sigara molası veriyoruz. Onlar kapının önünde sigaralarını içerken, biz de yolumuza devam ediyoruz.
Örnektepe’de bulunan Aydın Aras’ın kahvesine giriyoruz. İçerde sadece iki masa dolu. Aras, işlerinin azalmasına rağmen yasaktan pek şikayetçi değil. Sağlıklı bir ortamda vakit geçirebildiğini aktaran Aras, insanların da biraz zorlandıktan sonra alışacaklarını düşünüyor. Kahvesini denetlemeye gelen herhangi bir kişinin olmadığını dile getiren Aras, “Ancak gelebilirler. Bunu rant içinde kullanabilirler. İstanbul’da kaç tane dükkan var...” diye konuşuyor.
SİFTAH YOK
Aynı mahallede Türkü Bar işleten Engin Günaçan’ın da mekanı bomboş. Yasaktan beri neredeyse siftah yapmadıklarını aktaran Günaçan, türkü söylemeye gelen sanatçının da çalmadan oturduğunu dile getiriyor. Bu işin bir geri dönüşü falan olmazsa herkesin dükkanlarını kapatıp gideceğini belirten Günaçan, “Bir de şöyle bir şey var. Alkollü adamla uğraşamazsın. Adamın kafası güzel olacak sigarayı yakacak, gideceksin diyeceksin, söndür sigaranı. Kaldıracak şişeyi kafana vuracak. 5 bin 700 TL cezası var. Zaten o cezayı yedikten sonra anahtarı teslim edip gitmemiz lazım. Zaten bitik durumdayız yani bu ay halen kira verememişiz” diyor. Ayrıca sigara içmeye çıkan bir adamın hesabı ödemeden kaçma tehlikesi olduğunu hatırlatan Günaçan, “Her sigara içmeye çıkan müşterinin başına bir de ayrı bir adam mı dikelim” diye soruyor. Taksim’deki barların da durumunun oldukça kötü olduğunu aktaran Günaçan, esnafların protesto için bir ay komple dükkanları kapatmayı düşündüklerini söylüyor.
Bu sözler üzerine Taksim’in yolunu tutuyoruz. İlk bakışta hayat sıradan gibi. Taksim her daim kalabalık. Ama içeriye girdiğimizde durum pek de öyle sıradan değil. Dolaştığımız esnaflar, bütün işlerini kapının önüne attıkları masalardan yaptıklarını söylüyorlar. Öyle bir ay eylem için kapatma gibi bir durum söz konusu değil.
Birkaç eylem yapmışlar şu an için beklemedeler. Kışın durumun nasıl olacağını kestiremiyor birçoğu. Müşteriler de öyle. Kışın soğuğunda kapıda oturulmaz ya… Ancak bu durum böyle gitmez diye düşünüyor birçoğu. Bir şekilde yeni bir düzenlemenin yapılacağı umudunu taşıyorlar.
Cafe Pi işletmecisi Yiğit Onbaşı, asıl sorunun kışın başlayacağını dile getiriyor. Şu an için kimsenin yasağı doğru düzgün anlayamadığını belirten Onbaşı, insanların bu yüzden tepkisiz kaldığını
düşünüyor. f
Erkan Araz
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.