Yarım yüzyıl sonra ‘Bağlantısızlar’

Yarım yüzyıl sonra ‘Bağlantısızlar’

5. Bağlantısızlar Hareketi (BH) toplantısı, 15-16 Temmuz 2009’da Mısır’da gerçekleşti. BH üyesi ülkeler, toplamda dünya nüfusunun yarısından fazlasını oluşturuyor. BH’nin 118 üyesi, 15 gözlemcisi var.


5. Bağlantısızlar Hareketi (BH) toplantısı, 15-16 Temmuz 2009’da Mısır’da gerçekleşti.
BH üyesi ülkeler, toplamda dünya nüfusunun yarısından fazlasını oluşturuyor. BH’nin 118 üyesi, 15 gözlemcisi var. Çin ve Brezilya üye değil, gözlemci. Kuzey Kore’nin üye olması ama Güney Kore’nin olmaması, anmaya değer. Neredeyse tüm Asya ülkelerinin bulunduğu BH’de, ABD’nin ‘askerlik arkadaşı’ Japonya’nın yer almaması da dikkat çekici. Üye olmayıp konuk olanlar (Yalnızca açılışı ve kapanışı izleme hakkı olanlar) arasında, Avustralya, Almanya, İspanya, İtalya, Kanada, Rusya, Vatikan ve Yeni Zelanda var. BH dışında, bir de BH baş hanımları (first lady) toplantısı yapılıyor. Bu toplantının varlığı bile, siyasetin ne kadar eril olduğunu gösteriyor.
BH, Hindistanlı Nehru, Mısırlı Nasır, Yugoslavyalı Tito, Endonezyalı Sukarno ve Ganalı Nkrumah tarafından oluşturuldu. ‘Bağlantısızlar’ sözü, ilk kez Nehru tarafından kullanıldı. BH’nin kökleri, 1955’te Endonezya’da Bandung Asya-Afrika Toplantısı’nda atıldı. Kuruluş amacı, her tür sömürgeciliğe ve yabancı karışmalarına karşı dayanışma idi. Bağlantısızların 1961’de, Belgrad’da, Tito’nun girişimiyle yapılan ilk toplantısında 25 ülke vardı. Bağlantısızların temel çıkış noktası, ABD ile Sovyetler’in arasındaki Soğuk Savaş’ta taraf olmama; daha doğrusu, taraf olmayarak üçüncü bir taraf olma çabası idi. BH, kuruluşundan beri, dağılmamak için, gevşek bir yapı olarak varlığını sürdürdü. BH’de üç yıllık dönüşümlü başkanlık düzeni var. Hareket’in BM’de bir de elçisi bulunuyor.
BH’nin kuruluş ilkeleri şunlar: Birbirinin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine karşılıklı saygı, karşılıklı saldırmazlık, birbirinin içişlerine karışmama, eşitlik ve karşılıklı yarar, barışçıl eş yaşam. Bu ilkeler, 1962’deki Hint-Çin Savaşı’ndan başlayarak BH üyeleri arasında sürekli olarak çiğnendi. Soğuk Savaş döneminde Hindistan, Sovyetler’e; Pakistan, ABD’ye yaklaştı ve iki ülke arasındaki çatışmalar durulmadı. 1979’da Sovyetler, Afganistan’ı işgal ettiğinde, Hareket, dağılma noktasına geldi. Malezya ve Endonezya, birlikte varolmaya başladıkları ilk yıldan başlayarak o ya da bu biçimde, ya çatışmada ya da çatışmanın eşiğindeler. Yine bir yandan İran ve Irak; ve diğer yandan Irak ve Kuveyt savaşmıştı. İkinci bin yılın ilk yıllarını karşılıklı olarak gergin geçiren Tayland ve Kamboçya da BH üyesi. Bu, BH’nin kendi ilkelerine bağlı kalmamasının ötesinde, ne kadar etkisiz olduğunu da gösteriyor. Aynı biçimde, BH’ye katılım koşullarını, neredeyse hiç bir üye karşılamıyor. Koşullar şöyle: Bağlantısız dış siyasa; çok yanlı askeri örgütlere üye olmama; ulusal kurtuluş hareketlerine destek; büyük güçlerin, ülkede askeri üs açmasına izin vermeme; büyük güçlerle askeri anlaşma yapmamış olmak. Bu ve çeşitli nedenlerle, kimi yazarlar, ‘BH’ yerine ‘sözde BH’ diyorlar.
BH, AB’ye seçenek bir ezilenler birliği olmaktan elbette uzak; çünkü BH, ülkelerin egemenleri tarafından temsil ediliyor. Ezilenlerin Birliği, her ülkenin ezenlerinden değil ezilenlerinden oluşmalı. Yine de, bir Uluslararası İşçi Örgütü’nden (Enternasyonal) beklenmesi gerekeni, BH’den bekleyenler var. Oysa BH, sömürgecilik-karşıtı söyleminde, sömürgecilik sonrasında kökleşmiş yerli egemenleri ve yerli sömürgecileri aklamaya çalışıyor. Bandung Toplantısı’nın on ilkesi arasında, yoksulluk ve gelir adaletsizliğinin bir kez bile geçmemesi anlamlı. BH’nin alt metinlerinde sınıflar ve yoksullar yok; devletler ve uluslar var. Böyle olunca, BH, sınıfların sorunlarıyla değil, devletlerin sorunlarıyla ilgileniyor. Verilen ileti şu: “Senin yoksulluğun, devlet yüzünden değil, yabancılar yüzünden”.
BH, ABD’nin Irak’ı işgaline, Yıldırıcılığa (Terörizm) Karşı Savaş’a, ABD’nin İran ve Kuzey Kore’ye yönelik tutumuna, Siyonculuk’a, Filistin’in işgaline ve İsrail’in Filistin’de gerçekleştirdiği kıyımlara karşı çıktı. Ancak, karşı çıkınca ne olmuş oldu? 50 yıldır karşı çıkışlarının sonucu neydi? Suharto gibi bir toplukıyımcıya 30 yıl ev sahipliği yapmış bir hareketten ne beklenebilirdi ki!?.. Örneğin, BH’den, bir İsrail’i boykot kararı çıkmıyor. İsrail, BH’nin kurucu üyesi olan Hindistan için temel silah satıcısı. Üye ülkelerin çoğunun birincil ya da ikincil alsatçılık (ticaret) ortağı, ABD.
BH, Soğuk Savaş’ın bitimiyle varlık nedenini yitirdi. Ayrıca, tutumbilimsel (ekonomik) konuların Ö-77’ye (77 ülkenin oluşturduğu öbek) bırakılması da, BH’yi silikleştiren bir diğer etmen. BH ve Ö-77, birbirleriyle çakışıyorlar. Yine de, özellikle Küba’nın etkisi dolayısıyla, BH’den, BM’ye göre ileride kararlar çıkıyor: Örneğin, 2006’daki toplantı sonunda, BH, nükleer enerji konusunda İran’ın yanında olduğunu ve İsrail’in nükleer kurumlarının denetime açılması gerektiğini belirten bir açıklama yaptı. Ancak, sözden öte bir adım atıldığı yok.
-Üçüncü toplantıyı saymazsak- Üç yılda bir yapılan BH toplantıları, 2012’de Tahran’da yapılacak. Başkanlık, 2009’la birlikte, Küba’dan Mısır’a geçti; 2012’de İran’a geçecek. ABD işgali baskısıyla karşı karşıya kalan İran’ın 2012-2015 arasında BH başkanı olacak olması, Hareket’i keskinleştirecek bir gelişme olabilir; ya da tersine, Soğuk Savaş’tan sonra işlevini yitirmiş olan BH’nin dağılmasını tetikleyebilir.
Dr. Ulaş Başar Gezgin
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.