Gazeteciler Kürt Çalıştayı’nda neler dedi?

Gazeteciler Kürt Çalıştayı’nda neler dedi?

Hükmetin Kürt açılımının ayaklarından biri olarak görülen Kürt Çalıştayı’nda İçişleri Bakanı Beşir Atalay gazeteci ve akademisyenlerden oluşan 15 kişiyle biraraya geldi.


Hükmetin Kürt açılımının ayaklarından biri olarak görülen Kürt Çalıştayı’nda İçişleri Bakanı Beşir Atalay gazeteci ve akademisyenlerden oluşan 15 kişiyle biraraya geldi.
Polis Akademisi’nde gerçekleşen toplantıyla ilgili yapılan yazılı açıklamada, siyasi kararlılık vurgulanırken, konu hakkındaki beklentilerin altı çizildi ve hükümetin kararlığı ifade edildi. Yaklaşık 5 saat süren toplantıya MİT Müsteşarı, Başbakanlık Müsteşarı gibi bürokratlar katılmazken, İçişler Bakanı Beşir Atalay ve polis akademisi yöneticileri yer aldı. Bakan Atalay, konuyla ilgili olarak 15 gazeteciyi dinledi.
ÇALIŞLAR: ÖZGÜR BİR ORTAM
Toplantıya katılan gazetecilerden Oral Çalışlar, “Benim için en önemli yönü şuydu. Abdullah Öcalan’la yaptığım röportaj ve düşüncelerim için beni yargılamışlardı. Şimdi Bakan’ın yanında ben bunları konuştum ve özgür bir ortam vardı” dedi.
Gazeteci Ruşen Çakır ise, NTV’de yaptığı değerlendirmede, “Türkiye zaten bu işi aşmıştı şimdi de devlet Kürt sorunuyla ilgili çok önemli bir değişim yaşıyor. Bakan Atalay’ın son basın toplantısı da çok önemliydi.
Çok özgür bir tartışma ve farklı görüşler vardı. Bildiğimiz görüşlerdi ama tartışma ortamında son derece verimli oldu. Biz gazeteciler olarak birbirimizden bir şeyler öğrendik ama asıl önemli olan paketi hazırlayacak olan Bakan’ın bu toplantıdan öğrendikleridir. Bakan Atalay da teşekkür konuşmasında toplantının kendisi için çok yararlı olduğunu söyledi zaten” devam etti.
ÇAKIR: UÇMAK YOKTU
Devlette konuyla ilgili bir kararlılık gözlediğini dile getiren Çakır, şöyle devam etti: “Toplantıya katılan basın mensuplarının bir kesiminde umut var. Tabi ki bir gerçekçilik arayışı da var ve benim tartışmalarda en çok dikkatimi çeken konu bu oldu. Uçmak yoktu ve bir şey söylendiğinde bunun pek gerçekçi olmadığı belirtildi. Makulü arama eğilimi vardı.”
Toplantıda CHP ve MHP’nin tutumuna ilişkin değerlendirmeler de yapıldı. Partilerin alabileceği tutumlar hakkında farklı görüşler ortaya atılırken, genel eğilim, sorunun sadece AKP ile DTP arasında çözülecek sorun olmadığı yönündeydi.
Yapılan konuşmalarda, sürecin Meclis’te temsil edilmeyen partileri de kapsayan bir süreç olması gerektiği dile getirildi.
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, toplantıya katılan gazetecilerden Hasan Cemal ile özel bir görüşme de yaptı.


CEMAL KONUŞMASINI KÖŞESİNE TAŞIDI
Hasan Cemal, dün Milliyet Gazetesi’ndeki köşesini bu konuya ayırdı.
Toplantıda, Silahla, şiddetle Kürt sorunu arasındaki bağı koparmaya öncelik verilmesini dile getirdiğini belirten Cemal, “Ancak bu bağın koparılması, Kürt sorununun çözülmesi demek değil, çözülmesi için gerekli olan barışçı bir sürecin açılması demektir” dedi. Toplantıdaki konuşmasını köşesinde aktaran Cemal, çözüme giden süreçte üç aşamadan söz edilebileceğini belirtti. İlk aşamanın “Dağda gerçek bir ateşkesin ilan edilmesi” olduğunu, bunun da, “Biri PKK, diğeri devlet!” olarak iki tarafı olduğunu dile getiren Cemal şöyle devam etti: “Devletin buna itirazını biliyorum. Kamuoyu önünde, ‘Operasyonları durdurdum!’ demesi gerekmiyor. Ancak gerekli ‘irade’ kapalı kapılar arkasında konur ve asker parmağını tetikten çekebilir.”
Bu ‘birinci aşama’da, kapalı kapılar arkasında kısa, orta ve uzun vadeli çalışmalar hazırlanabileceğini dile getiren Cemal, “İlgili tüm taraflar arasında diyalog kanalları açılır, tam bir gizlilik içinde gelgitler başlar. İlgili tüm taraflar derken, bunların içinde İmralı-Öcalan da, Kandil de, DTP de, Kürt aydınları da, Kürt diasporası da olmalıdır” diye konuştu.
İkinci aşamayı da, PKK’nın silahları ebediyen gömerek dağdan inmesi biçiminde tanımlayan Cemal, bu görüşünü şöyle destekledi: “Özellikle, parmakların tetikten çekildiği, dağda çatışmasızlığın yaşandığı ‘birinci aşama’da Kürt kimliğiyle ilgili nispeten daha kolay paketler oluşturulup uygulamaya konmalıdır diye düşünüyorum. Yine bu ilk aşamada ‘zor olan’ konulara ilişkin çalışmalar yapılmalıdır.
Böyle bir süreçte ikinci aşamaya, yani dağdan inişe, ‘silahlara veda’ aşamasına geçilmelidir.”
En çetrefilli meselelerin ise son aşamaya bırakılması gerektiğini dile getiren Cemal, “Takvimle, zamanla bağlı olmadan, zamana yayarak yol alınmalıdır. Bu arada, kamuoyunda, medyada, sivil toplum kuruluşlarında, üniversitelerde en serbest tartışma ortamı sağlanmalıdır” dedi.
Kürt sorununun çözümünü “ucu açık ve uzun bir süreç” olarak tanımlayan Cemal, “Kürt sorununu silahtan arındırıp siyaset sürecinde yol alınırken, aynı zamanda ‘Kürtlerin Kürtlüğünden duyulan korkular’a özellikle devlet katında son verilmelidir” dedi.
(HABER MERKEZİ)
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.