Karikatürden yansımalar

Karikatürden yansımalar

Geçenlerde gazetede dikkatimi çeken bir karikatürü sizinle paylaşmak istiyorum.


Geçenlerde gazetede dikkatimi çeken bir karikatürü sizinle paylaşmak istiyorum. Le Monde gazetesinin birinci sayfasında, her zaman gazetenin o günkü manşetine uygun bir karikatür bulunur. Geçtiğimiz günlerde gazetede, ünlü Karikatürist Pancho imzalı desen yer alıyordu. Ekonomik kalkınma hızını yansıtan analiz eğrisinin birisi yeterli gelmediği için, bir görevli ikinci ve ek bir tabloyu duvara çakmaya gayret ederken; halinden memnun, göbeği öne fırlamış patron kılıklı adam, dişlerinin arasında purosunu tutarken bir taraftan da hınzırca gülümsüyor...
Bu tablo ve desen, Fransız ekonomisinin gidişatının tam formunda, zirvede olduğunu gösteriyor. Ulusal İstatistik ve Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü’nün (INSEE) 10 Temmuz Cuma günü yayınlanan yıllık raporuna göre, Fransız ekonomisi en iyi dönemlerinden birini yaşıyor. Büyüme hızı beklenenin çok üstünde, enflasyon baskısı yok ve sonuçlardan herkes oldukça memnun. Ekonomideki bu kalkınma sadece Fransa’ya özgü değil, Avrupalı ortakların başlıcalarının da ekonomilerinin tarihsel bir şanslı dönemden geçtiğinden bahsediliyor.
1990-91’lerde ABD’nin hükümranlık bölgelerinde yatırımda çekingen davranan Fransa, son birkaç yılda buralara da gözünü karartarak gidiyor. Ve AB üyesi ülkelerin çoğunluğunda hükümetleri ellerinde bulunduran sosyal demokrat yöneticiler, kısa bir dönem öncesine kadar ABD ekonomik modeline soğuk bakarken, bir dönemden beri hepsi de aynı modeli izlemek için birbirleriyle yarışa girmiş bulunuyorlar.
Peki ekonomide kalkınma, zirveye tırmanma, tekellerin kârlarına kâr katmaları nelerin pahasına oldu? Fransa ve Almanya’nın imrendiği Amerikan modeline ulaşmak için en başta sosyal güvenlik sistemini dağıtmak, esnek ve kuralsız çalışma koşulları yerleştirmek, kazanılmış hakları tek tek süpürmek gerekiyordu. Ve öyle de yaptılar.
Fransız sosyal sigorta sisteminin devlete çok pahalıya mal olduğu, kasalarının boş olduğunun yaygarası aylarca yapılarak, yeni vergi ve kesintilerle patronların ödemediği sigorta borçları yine çalışanların sırtına bindirildi.
Bütün AB içinde “Sağlık bütçelerinde açık var” yalanları ile sağlık giderleri en aza indirildi. Yerleştirilmek istenen sistem ise, parası olanın sağlık hizmetinden faydalanması ve “paran kadar sağlık hizmeti”dir. Bundan elli yıl önce işçi ve emekçilerin mücadeleyle elde ettikleri işsizlik ve emeklilik kasaları gibi kurumlar dağıtılmakla karşı karşıya bırakıldı.
Bu yılın başından beri Fransız patronları hükümetle el birliği halinde işsizlik parasının koşula bağlanmasını, işsiz olan kişinin her koşulda kendisine sunulan işi kabul etmesini, yoksa bu yardımın otomatik olarak kesilmesi şartını dayatıyorlar ve iş kanunu, toplusözleşme gibi “dayatmalar”dan artık kurtulunması gerektiğini belirterek tamamen 19. yüzyıl başındaki çalışma ve ücret koşullarına dönmenin hesaplarını yapıyorlar.
Öne sürdükleri şartlar kabul edilmediği takdirde ise; işsizlik kasası ve emekli sandığı gibi kurumlardan çekilecekleri tehdidini savuruyorlar. Tabii ki her zaman olduğu gibi, kapitalistin kendisinden daha fazla, kapitalizmin çıkarlarını savunan işbirlikçi-gerici sendikacı ve sendikaların desteğini de arkalarına alarak... Patronlar, işsizliği yaratan kendi sistemleri değilmiş gibi, devletten, her işe aldıkları kişi başına bir prim alıyorlar. Sadece bu nedenle, sene başından beri 15 milyar avro tutarında vergiden muaf tutuldular. Son on yılda devletten yardım gören işsizlerin oranı ise yüzde 51’den 41’e düştü.
Satın alma gücü her yıl düşerken, sosyal yardımlar da buna paralel olarak düştü. Fransa’da yaklaşık 5 milyon kişi yoksulluk sınırı altında yaşıyor. Bunların önemli bir bölümünü hiçbir geliri olmayan 25 yaşın altındaki gençler oluştururken, tekeller kârlarına kâr katmaktan geri durmuyor. Birbirini yutan ve “En iyi dönemini yaşayan” tekellerin birleşmesinin kurbanları, sokağa atılan işçi oldu.
Afrika’dan, Asya’dan, Ortadoğu’ya yağma harekatını son hızla gerçekleştiren Fransız ve Avrupalı tekeller, arkalarında milyonlarca yoksul ve sefalet içinde yaşayan kişiyi bırakarak zirveye çıkarken, ekonomileri son 20 yılın en “sağlıklı” dönemini yaşarken, bunun faturasını ödeyenlerin sorunları da dağ gibi büyüyor. Pancho’nun karikatüründe ağzı kulaklarında gülen şiş göbek patronun sevinci de o kadar uzun ömürlü olamaz.
Çünkü kapitalizmin kendisi sorunsuz, sürekli ileri giden, gelişme arz eden bir sistem değildir. Dünyanın geri kalanının yağmalanması sayesinde ulaşılan refahın kalıcı olma şansı yoktur!
Ümit Çevik (Fransa)
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.