Memurlar toplu görüşmeye hazırlanıyor

Memurlar toplu görüşmeye hazırlanıyor

Kamu işçilerine verilen yüzde 3+5.5’lik ücret zammının kendi taleplerine uzak olduğunu belirten memurların insanca yaşayabilecekleri bir ücret talepleri olacak.


Kamu işçilerine verilen yüzde 3+5.5’lik ücret zammının kendi taleplerine uzak olduğunu belirten memurların insanca yaşayabilecekleri bir ücret talepleri olacak. Toplusözleşme taleplerini bu yıl daha gür haykırmaya hazırlanan kamu emekçileri, krizin faturasının da kendilerine kesilmesini istemiyor.
Kamu emekçileri adına toplu görüşmelere katılacak olan Memur-Sen, KESK ve Kamu-Sen, yıllardır devam eden toplu görüşme oyununa son verilmesini ve toplusözleşme hakkının verilmesini isteyecekler.
KESK, Kamu-Sen ve Memur-Sen’in ortak olarak hareket edebilecekleri tek konu olan grev ve toplusözleşme hakkının bu yıl mücadeleyi birleştirip birleştiremeyeceği merak konusu.
OLMAZSA OLAMAZ TALEP TİS
Taleplerinin bir kısmını belirlediklerini, hâlâ çalışmalarına devam ettiklerini ifade eden Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, “Olmazsa olmazlarımızın başında grevli toplusözleşmeli (TİS) sendika hakkı var. Türkiye’nin uluslararası sözleşmelere attığı imzası ortada, ayrıca hükümetin bu konuda bir sözü var” diye konuştu.
Memurların üretiyorken paydaş olduklarını, ancak haklarını istedikleri zaman paydaş olamamalarını eleştiren Gündoğdu, bu durumun ortadan kalkmasını istediklerini söyledi. Gündoğdu, Türkiye’nin daha da demokratikleşmesini sağlayacak bir anayasa talebini de toplu görüşmelerde dile getireceklerini belirterek, “Memurların seçimlere katılması, siyaset yasağının kalkması, eğitim haklarıyla ilgili taleplerimiz de olacak” dedi.
MEMUR KRİZDEN ETKİLENDİ
Kriz öncesi ve sonrasıyla ilgili memurlar arsında bir araştırma anketi düzenlediklerini, bu anketin sonucuna göre memurların yüzde 87’sinin krizden etkilendiğinin ortaya çıktığını belirten Gündoğdu, “Krizin faturasının kamu çalışanlarına çıkartıldığını söyleyenlerin oranı yaklaşık yüzde 90, özlük haklarının yeterli olmadığını görenler yüzde 93 çıkıyor” diye konuştu.
Toplu görüşmelerde üzerlerinde duracakları bir diğer konunun da “Kalkınma hamlelerinin oluşturduğu pozitif ayrımcılık” olduğunu söyleyen Gündoğdu bu talepleriyle ilgili şu bilgileri verdi; “Kalkınmada öncelikli yörelerde devlet iktisadi yatırımlarda ayrımcılık yapıyor. Diyarbakır Muğla’dan çok çok önde. Bunun memurlar için de yapılmasını istiyoruz. Belli yerlere öğretmenler gitmek istemiyor, gidenler de zorunlu görevinin bitmesi için gün sayıyor. Biz bu bölgelerdeki özellikle öğretmenlere ekstra bir ücret istiyoruz. Bu yapılmalı ki oralarda da uzman kadrolar olabilsin.”
Gündoğdu, dolaylı vergilerden memurlar için ya 5 puanlık bir indirim yada maaşlarına 5 puana denk gelecek bir zam istediklerini kaydetti.
Bu dönemde sendikal rekabetin ortadan kaldırılıp ortak hareket edilmesi gerektiğini belirten Gündoğdu, “Memurların toplusözleşme hakkı için uzlaşı içinde ortak hareket edilmelidir” dedi.
MASA MEŞRU DEĞİLDİR
“Biz toplu görüşme denen sürece, hükümetin krizde açıklamış olduğu önlemler paketini esas alarak hazırlanıyoruz. Orada kriz nedeniyle 1 milyondan fazla insan işten atılmış, emekliler açısından gelir dağılımında dengesizlik, yaşam sınırlarını zorlayacak duruma gelmiş, küçük esnaf zor durumda kalmış. Toplum ciddi bir sosyal sorun yaşıyor. Böylesi bir süreçte KESK’in yaklaşımını bütünlüklü bir yaklaşım olarak ortaya koymak istiyoruz” diyen KESK Genel Başkanı Sami Evren, dolaylı vergilerin arttırılmasının, halkın cebinden vergiler yoluyla bütçe açığını kapatmak üzere alınmasının, krizin faturasının halka yüklendiği anlamına geldiğini söyledi. Görüşme masasında iradenin o (Memur-Sen ve Kamu-Sen) sendikalarda olmadığını düşündüklerini belirten Evren, toplu sözleşme masasına oturmak istediklerini ifade etti.
AKP Hükümetinin süreci diğer sendikalarla birlikte emekçilerin haklarını alamayacağı bir şekilde belirlediğini dile getiren KESK Başkanı Sami Evren, “Bizim bu masayı meşrulaştırma gibi bir durumumuz olamaz. Bizim taleplerimiz içinde en somutu insanca yaşanabilecek bir ücret, Türk-İş’in aldığı zammı kabul etmemiz mümkün değil.
Temel ücretin 1500 TL olmasını istiyoruz. Asgari ücrettin de bu seviyeye çekilmesini istiyoruz. Toplu görüşmenin kamu çalışanları açısından sonuç getirmeyeceğini biliyoruz. İktidar eğer taleplerimizi karşılamazsa greve gideceğimizi ilan ediyoruz” diye konuştu.


MEMURLAR ARSINDA AYRIMA SON VERİLMELİ
Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız:
Rakam olarak herhangi bir şey ortaya koymadık. Cumartesi günü İl temsilcilerini topladık. Türkiye genelinde bir anket çalışmamız var sonuçlarını almaya başladık. Toplu görüşme sekreterlerimizle değerlendirip bir rakam çıkartacağız.
Grev ve toplusözleşme hakkıyla ilgili gelişmelerin masaya yatırılması, en düşük memur maaşının işçilerde olduğu gibi bir oranda zamlanmasını istiyoruz. Ek ödemelerin emsal memurlar arasında işlenmesi masada değerlendirilecek. Kamu da 4/b-4/c ile çalışanların kadroya geçirilmesi değerlendirilecek. Geçtiğimiz Toplu görüşmede bir mutabakat metni imzalanmıştı bunlar içinde hayata geçirilmeyen 15 madde var, bunlar siyasi iktidara hatırlatılacak. Memurlar arasındaki siyasi ayrımların yapılmasına son verilmesi talep edilecek, krizin aşılması için tüketicinin desteklenmesi konusunda harcama çekinin hayata geçirilmesi talebi devam edecektir.
Tüm kamu kuruluşlarında fazla mesai ücretlerinin eşitlenmesi talebimiz olacak. Çalışanların grev ve toplusözleşme hakkı önündeki engellerin kaldırılması gerekiyor artık. Bu konuda iktidarın verdiği bir söz vardı, bu hatırlatılacak.


HÜKÜMET İŞ BARIŞINI BOZUYOR
Kamu-Sen, il temsilcileri ile yaptığı istişare toplantısının ardından toplu görüşme taleplerini açıkladı. Kamu-Sen Yüksek İstişare Toplantısı Sonuç Bildirgesi’nde, son dönemde sendikal ayrımcılığın hat safhaya çıktığını ve kamu görevlileri arasında “yandaş memur” oluşturma gayretlerinin ağırlık kazandığı belirtildi. Hükümetin bu tavrının “iş barışını bozucu bir hareket” olarak tanımlandığı bildirgede, Anayasa’nın 90. maddesinin hükümlerinde yer alan, kamu çalışanlarına grev ve toplusözleşme hakkı sağlayacak düzenlemelerin de bir an önce hayata geçirilmesinin bir zorunluluk haline geldiği ifade edildi. Bildirgede, 2008 yılı mutabakat metninde üzerinde uzlaşmaya varılan konulardan birinin de “eşit işe eşit ücret uygulaması” çerçevesinde ek ödemelerin 2012 yılına kadar artırılarak, kamudaki ücret adaletinin sağlanması olduğu hatırlatıldı. Bildirgede, kamu emekçilerinin ücretlerinin mal ve hizmet fiyatlarında yaşanan artışlar karşısında her yıl eridiği belirtilerek, maaşlara yapılacak artışlarda hedeflenen enflasyon oranı yerine açlık ve yoksulluk sınırının dikkate alınması talep edildi. Bildirgede, tüketim ve üretimin birlikte canlanarak istihdamın artması, ekonomik krizden sağlıklı bir şekilde çıkılabilmesi için memur, işçi, işsiz, emekli, dul ve yetimler gibi tüm dar ve sabit gelirlilere en az bir yıl süre ile aylık 200 TL “Harcama Çeki” verilmesi önerildi.
(İstanbul/EVRENSEL)
Gökhan Durmuş
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.