Öğrencilerin söyleyecek sözü var

Öğrencilerin söyleyecek sözü var

Harç zamlarının gündeme gelmesiyle ülkenin birçok yerinde zamlar öğrencilerce protesto ediliyor ve harç mağduru öğrenciler sokaklara dökülüp hep bir ağızdan parasız eğitim taleplerini haykırmaya devam ediyorlar.


Harç zamlarının gündeme gelmesiyle ülkenin birçok yerinde zamlar öğrencilerce protesto ediliyor ve harç mağduru öğrenciler sokaklara dökülüp hep bir ağızdan parasız eğitim taleplerini haykırmaya devam ediyorlar.
Zaten barınma, ulaşım, yemekhane gibi birçok sorunu olan üniversite öğrencilerinin, harçlara yapılan yüzde 500’e varan zamlarla birlikte eğitim görme hakkına bir darbe daha vurulmuş oldu.
Çukurova Üniversitesi (Ç.Ü.) öğrencileri de bu zamlarla okunamayacağını ve parasız eğitim talebini dile getirmek için bir araya gelerek bir eylem gerçekleştirdi. Zamlar geri çekilene kadar mücadele etmeye devam edeceklerini dile getiren Ç.Ü. öğrencileri, Ç.Ü. Öğretim Elemanları Birliği, kollar, kulüpler, meslek odaları ve sendikaların da desteğiyle birlikte eylemlilik sürecine başladılar.
HANİ PARASIZDI
İlk olarak tüm öğrencileri mücadeleye katmayı amaçlayan üniversite öğrencileri, harç zamlarını ve eğitim sisteminin paralı hale getirilmesini eleştiren bir skeç yazdılar ve bunu yemekhanede, fakültelerin kantininde, öğrenci gruplarının olduğu her yerde oynadılar. Skeçte tam bir tüccar olarak gösterilen YÖK, üniversite kapısına gelen köylü çocuğunu parası olmadığı için okula almıyor. “Hani eğitimde eşitlik vardı, hani parasızdı?” diyerek sitemde bulunan köylü çocuğa YÖK, “Ananın yastığının altındakileri getirmedin mi?” diye soruyor. “Anam yastık altına iğde çekirdeği koyar, babam başka kadınlara bakmasın diye” devam eden skeçle üniversite öğrencileri, tüm öğrencilere ulaşmaya çalışarak süreci tartışıyor ve bu konuda söz söyleme biçimleri geliştirebilmek adına toplantılara çağırıyor.
TİCARETHANE DEĞİL, OKUL!
Eylemlere katılan üniversite Öğrencilerinden Merve, eğitimin parasız olmasının anayasal hak olduğu bir ülkede, zamların son derece saçma olduğunu söylüyor. Zamların 2. öğretimdeki arkadaşlarının çok daha fazla etkilediğini söyleyen Merve, “Bu yüzden okulu bırakmayı düşünen arkadaşlarımız var. Devlet okulları özel üniversiteler gibi oldu. Tepkiliyiz, eğitimin eşit ve parasız olmasını istiyoruz” diye konuşuyor.
Fen-Edebiyat Fakültesi Öğrencisi Rabia ise “Burası okul, ticarethane değil herkesin okumaya hakkı var” diyor. Fen-edebiyat fakülteleri harcının 2 bin lira olacağını, 2 bin liranın yeri geldiğinde bir öğrencinin bir yıllık kira parası olacağını söylüyor Rabia ve “Devlet memurlarına yüzde 3 gibi komik bir zammın üzerine öğretim harçlarına yüzde 500 zam yapılmaz, velilerimiz nasıl ödeyecekler? Karar çok katı, tepki göstermek zorundayız.” diyor.


DEVLETE 10 BİN TL BORCUM VAR
Barış Serhan (Bilgisayar mühendisliği, 2. sınıf): Maddi olarak sınırda yaşadığımı söyleyebiliriz. 450 TL ödüyordum harç için. Zamlanmış halini ödeyebilmek için borç alacağım.
Mizrabi Cihangir Balkır (İletişim bölümü, 3. sınıf): Her sene farklı yerlerden burs alıyorum, bu sene belediyeden ve Galatasaray Eğitim Derneği’nden aldım. Bir de kredi yurtlar kurumundan alıyorum. Bu yüzden harç ücretim indirimli, 50 TL ödüyorum. Ama bu sene artacak. İndirimli olsa da devlete 10 bin TL borcum var, üç sene sonra ödemeye başlayacağım. Harçların gittikçe arttırılması özelleştirme mantığının bir ürünü.
Ayşe Berrak Uğur (Moleküler biyoloji ve genetik bölümü, 3. sınıf): Ailemle yaşıyorum. TÜBİTAK’ın verdiği bursla geçiniyorum. Harçlar arttığı halde burs ve kredi yurtlar kurumu kredisi artmıyor. Harç ödeme zorunluluğu olmamalı ama madem zorunlu en azından burslarla orantılı olsun.
Çiğdem Toparlak (İletişim, 3. sınıf ): Burs almıyorum çünkü benden daha az imkanı olanlar varken onların önüne geçmek istemem. Harç ücretlerinin eğitimime katkısı olduğunu düşünmüyorum.
(Adana/EVRENSEL)
Funda Keleş
www.evrensel.net