Sözleşme yoksa grev var!

Sözleşme yoksa grev var!

KESK Genel Başkanı Sami Evren, 15’inde Hükümet’le masaya oturmadan önce toplu görüşmeye bakışlarını ve taleplerini açıkladı. Evren, artık toplu görüşme değil...


KESK Genel Başkanı Sami Evren, 15’inde Hükümet’le masaya oturmadan önce toplu görüşmeye bakışlarını ve taleplerini açıkladı. Evren, artık toplu görüşme değil, toplusözleşme olması gerektiğini, tek engelin hükümet olduğunu kaydederek, “KESK olarak diyoruz ki: TİS yoksa grev var!” dedi.
KESK Genel Merkezi’nde, MYK üyeleri ile bir basın toplantısı düzenleyen Sami Evren, görüşmenin 8. kez yapılacağına, 7 kez masaya oturulduğunu ve bugüne kadar kamu emekçileri lehine tek bir sonuç çıkmadığını söyledi.
Kamu emekçilerinin alım gücünün reel olarak sürekli gerilediğine değinen ve bunun nedenini 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasası’na bağlayan Evren, yasanın kamu emekçilerinin iradesini hükümete teslim ettiğini, tek taraflı deklarasyonu mümkün kıldığını anlattı.
Bu yasa ile sendikaların hiçbir yaptırımı olmayan kurumlar haline getirildiğini belirten Evren, “Ancak üzerini çizerek söylüyoruz ki, ‘toplu görüşme’, toplusözleşme değildir” dedi. Yasanın kadük kaldığını, çalışma yaşamının demokratikleşmesi ihtiyacını karşılamaktan, örgütlenme sorunlarını çözmekten uzak olduğunu kaydeden Evren, “Yaptırım gücü, grev hakkı gasp edilen sendikalarla hükümetin görüşmesinin bir anlamı yoktur” dedi.
TİS önünde hiçbir yasal engel olmadığının altını çizen Evren, KESK olarak, emekçilerin hak ve çıkarlarını koruma adına toplu görüşme sürecini doğru bulmadıklarını, kabul etmediklerini ifade etti.
Evren, TİS isteklerinin sadece bir talep değil, Anayasa’nın 90. maddesi, uluslararası sözleşmeler ile AİHM kararlarından doğan bir hakları olduğunun altını çizdi.
MEŞRU OLAN TİS VE GREV
Gelinen noktada tartışılanın, TİS ve grev hakları değil, AKP Hükümeti’nin bu hakkı engelleme tutumu olduğunu kaydeden Evren, “TİS hakkımız vardır ve şu anda yürürlükte olan toplu görüşme meşru değildir, hukuksuzdur. Görüşmeler AİHM kararlarına ve uluslararası sözleşmelere de aykırıdır” diye konuştu.
Gayri -meşru diye kamuoyuna deklere ettikleri “toplu görüşme” sürecine kimsenin KESK’i dahil edemeyeceğini belirten Evren, “meşru ve zorunlu masa TİS masasıdır” dedi. Hükümetin artık bundan kaçamayacağını, kaçmaması gerektiğini vurgulayan Evren, “Biz KESK olarak diyoruz ki; TİS yoksa grev var!” dedi.
Sendikanın, emekçilerin var olan haklarını korunup, yeni kazanımlar elde etme mücadelesi verdiğini belirten KESK Genel Başkanı Evren; onun yolunun da, emekçilerin iradesini işverene, hükümete teslim etmemesi, TİS masasına hükümeti çağırarak, bunun dışındaki yöntemleri tanımaması olduğunu söyledi.
‘TEMEL ÜCRET 1500 TL OLSUN’
Kamu emekçilerinin yüzde 35’inin yoksulluk sınırının altında ücret alması değerlendirildiğinde, temel bir ücret belirlenmesini zorunluluk olarak gören Evren, KESK olarak 2010 yılı için 1500 TL temel ücret talep ettiklerini söyledi. Evren, bu temel ücreti sadece kamu emekçileri için değil, asgari ücret alanlar ve emekliler için de istediklerini ifade etti.
“İşten atılan, yani geliri sıfırlanmış tüm yurttaşlara; açlık sınırının altında yaşayanlara devletin ‘yurttaşlık ücreti’ vermesi, doğalgaz, elektrik ve su faturalarını ödemesi gerektiğini” kaydeden Evren, sosyal devlet olmanın gereğinin bu olduğunu söyledi.
İKİ KOLDAN ANKARA’YA YÜRÜYÜŞ
15 Ağustos’ta yapılacak görüşmeler öncesinde Perşembe günü Diyarbakır ve İstanbul’dan Ankara’ya yürüyüş başlatacaklarını, 15’inde de Başbakanlığa yürüyerek, taleplerini ileteceklerini belirten Evren, görüşme masasının meşru olmadığından hareketle, hükümeti sürekli rahatsız edeceklerini söyledi. Diğer konfederasyon başkanları ile TİS hakkı elde edilmeden sonuç alınmayacağı konusunda hem fikir olduklarını da belirten Evren, Hükümet’i, 2004 yılında yazılı olarak verdiği sözün gereğini yerine getirip, TİS masasına oturmaya, diğer konfederasyonları da TİS masası konusunda dirençli olmaya çağırdı.
Sami Evren, KESK’e yönelik hasmane tutumlara ve baskılara da değinerek, tutuklu üyelerinin derhal serbest bırakılmasını, baskılara son verilmesini istedi.


ALIM GÜCÜ SÜREKLİ ERİDİ
22 Temmuz 2007 genel seçimlerinden bu yana kamu emekçilerinin alım gücünün temel harcama kalemleri karşısında yüzde 40’lara varan oranlarda azaldığını kaydeden Evren, “Görüşmelerden önce hükümet ne zam vereceğini deklare etmekte ve sonuç değişmemektedir. 2010 yılı için de şimdiden yüzde 5 ya da yüzde 5.5 verileceğinin ilan edilmesi buna en somut örnektir” dedi. Evren, kamu emekçilerinin ücretleri, katsayıları dikkate alındığında, 2 yılda TÜFE karşısında reel olarak yaklaşık yüzde 1, gıdadaki fiyat artışları karşısında yüzde 8, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar karşısında yüzde 13, su ve diğer konut harcamalarında yüzde 11 oranında gerilemeye dikkat çekti.
(Ankara/EVRENSEL)
www.evrensel.net