GÖZLEMEVİ

GÖZLEMEVİ

  • İstanbul 2010 Kültür Başkenti çalışmalarıyla ilgili olarak aklıma takılan birkaç soruyu geçenlerde gündeme getirdim. Dedim ki, “İstanbul 2010 Avrupa Başkenti” projesi çerçevesinde hani “İdil Biret Haftası” yapılacaktı?


    İstanbul 2010 Kültür Başkenti çalışmalarıyla ilgili olarak aklıma takılan birkaç soruyu geçenlerde gündeme getirdim. Dedim ki, “İstanbul 2010 Avrupa Başkenti” projesi çerçevesinde hani “İdil Biret Haftası” yapılacaktı? Hani Varşova Filarmoni Orkestrası, Chopin’in 200. doğum yılı için İdil Biret’e İstanbul’da Chopin’in iki piyano konçertosunda eşlik edecekti? Hani bu konserler yurtdışındaki TV kanallarında da yayımlanacak, konserin DVD’si de aynı anda dünya piyasalarında alıcılarına ulaşacaktı? Sema’nın “İstanbul Kadınları” projesi neden rafa kaldırıldı, kim kaldırdı? Sema’nın son CD’si “Echo II” neden dinlenmedi?
    Hem İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’ndan, hem de Ajansın Müzik ve Opera Dalı Sanat Yönetmeni Garo Mafyan’dan yanıtlar aldım. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’ndan aldığım yanıtları sorularımla uzaktan yakından ilgisi olmadığından ve eşek yerine konulmayı hazmedemediğimden dolayı es geçiyorum. Garo Mafyan’dan gelen yanıtın ilgili bölümleriniyse virgülüne dokunmadan alıntılıyorum.
    “1. İdil Biret (Chopin projesi) maalesef böyle bir proje yok sadece konuşulmuş bir dilekten öteye gidememiş, bir proje haline getirilmemiş..... böyle bir konuda ne konuşmamı beklediğinizi pek anlayamadım........ ne yorum yapmam lazım ?? ayrıca... Chopin ve Schumann’ın 200 üncü Doğum Yıldönümleri... neler yaptığımızı öğrenmek istermisiniz??? sadece bire bir amma....Gülsin Onay !!!! (Gülsin Onay nereden çıktı??)
    2. Taş plak sesli Sema..... .tamam da, ben bu CD yi dinlemedim.... mutlaka iyidir çünkü hayatımda emek verilmiş hiçbir işe, “bilir bilmez” tek negatif kelime söylemedim ayrıca çok iyi bir müzisyensiniz ki !!! değerlendirmeniz çok doğru olmuş !!! eminim.... Bana gelen her CD’yi “sonuna kadar” dinleyip bana yollayanlara her zaman bir not yazan bir kişiye, (yani bana) bunu pek söylememeniz gerekir değil mi? Yanlışlık olmasın Müzisyen benim siz !!! değil..... ben sizin işinizi, siz benim işimi.... pardon Yapmayalım......”
    Garo Mafyan’ın yukarıdaki yanıtları ister istemez yeni sorular üretecek aymazlıkta. O halde ben de sorar, yanıtlarımı sonuna kadar ararım. Ve sorularıma şöyle başlarım: Nuri Çolakoglu, İdil Biret ile 21 Kasım 2008 akşamı buluştu mu buluşmadı mı? Görüşmede İstanbul 2010 Kültür Başkenti projesi çerçevesinde Biret ile ilgili iki projenin gerçekleştirilmesi üzerinde anlaşıldı mı, anlaşılmadı mı? Bu projelerden biri İdil Biret ile ilgili belgesel film değil miydi? Filmi yapacak Böcek Yapım, konuyla ilgili Müzik ve Opera Dalı Direktörlüğüne proje sundu mu, sunmadı mı? Bu proje neden dikkate alınmadı ya da neden olumsuz dahi olsa yanıtlanmadı?
    Çolakoğlu-Biret görüşmesinin ikinci projesi, Chopin’in 200. doğum yılı çerçevesinde Varşova Filarmoni Orkestrası’nın İstanbul Festivaline davet edilmesi ve İdil Biret ile iki konserde Chopin’in iki piyano konçertosunun icrası değil miydi? Konuyla ilgili olarak İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) Müzik Festivali Direktörü Dr. Yeşim Gürer Oymak 8 Ocak tarihinde Varşova Filarmoni Orkestrası’na yazarak görüşmeleri başlatmadı mı? İKSV Genel Müdürü Görgün Taner, Ajansın Yürütme Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç ile aynı konuda “müteaddit” kereler görüşmedi mi? Konser tarihleri 4 ve 5 Haziran 2010 olarak saptanmadı mı? Dr. Yeşim Gürer Oymak, İstanbul 2010 Kültür Başkenti Ajansı Müzik ve Opera Dalı Direktörlüğü’ne İKSV’nin olgunlaşmış teklifini sunmadı mı? Ve nihayet… Aynı Dr. Yeşim Gürer Oymak, 2 Temmuz 2009 günü, Varşova Filarmoni Orkestrası’na İstanbul 2010 Kültür Başkenti Ajansı Müzik ve Opera Dalı Direktörlüğüne yaptıkları teklife yanıt alamadıkları gerekçesiyle, mutabık kalınan konserleri iptal etmek zorunda kaldıklarını bildirmedi mi?
    Chopin’in 200. Doğum Yılı etkinlikleri çerçevesinde Garo Mafyan’da ifadesini bulan Gülsin Onay adına elbette sözüm olamaz, ama Chopin’in bütün eserlerinin CD kaydını yapan, bunlarla 1995 yılında Polonya’da “Chopin Büyük Ödülü”ne değer görülen (bu CD’lerin 1 milyonun üzerinde satış yaptığı biliniyor), 2007 yılında ise Polonya Cumhurbaşkanı tarafından aynı gerekçeyle Polonya’nın en üst derece nişanıyla onurlandırılan İdil Biret’i, Chopin’in 200. Doğum Yılı projesinden soyutlamak kimin aklının ya da vicdanının ürünü acaba?
    Garo Mafyan, Taş Plak Sesli Sema’nın Ajans içinden bir “aracı” aracılığıyla kendisini ziyaret ettiğini, son CD’si “Echo II”nin de eklendiği “İstanbul Şarkıları” projesini yazılı olarak kendisine verdiğini, kendisinin de dosyayı olduğu gibi asistanına devrettiğini anımsamıyor olmalı, yoksa baksanıza kendisine gönderilen her CD’yi dinlediğini, hatta not yazdığını bile söylüyor. Bol ünlem işaretli takılmalarına gelince, ben Garo Mafyan İstanbul 2010 Kültür Başkenti Ajansı Müzik ve Opera Dalı Direktörüyse, aklımın yatmadıklarını sorarım, yanıtlarını da şakır şakır ararım. Beni küçümserse, alaya almaya kalkışırsa kızarım, ünlem işaretlerini ok yaparım. Sema gibi bir profesyoneli tanımaması bir tarafa, hele hele dikkate almazsa görevini yapmadığına inanırım, oturduğu koltuğun tersinden çiviler çakarım.
    Diğer taraftan Kültür ve Turizm Bakanımız Ertuğrul Günay’a “tevcih” ettiğim soruyu da bu vesileyle tekrarlarım. Hani temmuz ayı içinde Fransız’lara modern Türkiye’yi her yönüyle tanıtmayı amaçlayan “La Saison de la Turquie en France / Fransa’da Türkiye Mevsimi” programı uygulandı ya, o program çerçevesinde, haydi Neyzen Kutsi Erguner ile Kudümzen Nezih Uzel konserine eyvallah dedim, Louvre Müzesi’ni Concorde Meydanı’na ve Champs-Elysée’ye bağlayan bahçede 10 davul 10 zurnalı konser de nereden çıktı diye bir kez daha sorarım.
    Sorarım ve Sayın Bakan gene yanıtlamazsa, vallahi peşime 10 davulcu ve 10 zurnacı takıp, yarın öbür gün bakanlığın kapısına dayanırım.
    ‘GÖZLEMEVİ’ KÖŞESİNİN ‘GÖZLEME’ BÖLÜMÜ:
    İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetmenliği görevinden geçtiğimiz haziran ayında istifa eden Dikmen Gürün’ün yerine İstanbul Devlet Opera ve Balesi bale başkoreografı Beyhan Murphy getirildi
    Göreve başlayan Murphy, konuyla ilgili olarak bayrağı Dikmen Gürün’den devraldığını söylemiş. Aman haaaa, o da bayrağı bir başkasına devretmeye kalkışmasın… Bayrak yarışı değil bu iş.
    Murphy’e kesintisiz başarılar…
    ÜSTÜN AKMEN
    www.evrensel.net