‘Hasta’ adalet 3

‘Hasta’ adalet 3

Hiçbir rahatsızlığı olmadığı her halinden belli olan kişileri kurtaran, ölümle burun buruna yaşayan tutukluları ölüme terk eden raporları veren Adli Tıp...


Hiçbir rahatsızlığı olmadığı her halinden belli olan kişileri kurtaran, ölümle burun buruna yaşayan tutukluları ölüme terk eden raporları veren Adli Tıp... Kurumun şimdiki misafiri JİTEM Komutanı Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz. Tutuklanmasının üzerinden 7 ay geçti, ama onun bir günü bile cezaevinde geçmedi. GATA’yı mesken tutan Ersöz, olması gereken Silivri Cezaevi’ne 6 ay aradan sonra ilk kez geçtiğimiz haftalarda gitti, birkaç saat kalıp geri döndü.
SAHTE KİMLİKLE 6 AY
2. davanın 3 numaralı sanığı Ersöz, “Örgüt yöneticiliği”, “Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek”, “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “Hükümete karşı silahlı isyana tahrik” “Meclisi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs”, “Resmi belgede sahtecilik” suçlarından yargılanıyor. Ersöz’ün 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 32 yıl 6 ay ile 48 yıl arasında hapis cezası isteniyor. 1 Temmuz 2008’deki 6’ıncı dalgada aranmaya başlayan Ersöz, yurtdışına kaçtı ve 6 ay boyunca sahte kimlikle yaşadı. 15 Ocak’ta Ankara’da bir özel hastanede yakalanan Ersöz’ün sonraki tutukluluk hali ise hayli hareketli geçti.
ERSÖZ’ÜN EN HIZLI GÜNÜ: 9 ŞUBAT
Ersöz, 16 Ocak’ta tutuklanarak Metris Cezaevi’ne götürüldü. O gece kalp krizi geçirdiği ileri sürülerek Kartal Koşuyolu Kalp Hastanesi’ne kaldırıldı. 9 Şubat’ta hastaneden taburcu edilerek Ergenekon sanıklarının yattığı Silivri Cezaevi’ne götürüldü. Nakilleri ring aracıyla yapılan hasta tutuklular gibi değil ambulansla yolculuk eden Ersöz, buraya geldiğinde ambulanstan inmeden doğrudan Silivri Devlet Hastanesi’ne gitti. Oradan da Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü.
DOKTORLARI AYAĞINA ÇAĞIRDI
Haseki’ye geldiğinde saat gece yarısı olan Ersöz, ambulanstan inmeyi kabul etmedi. Doktorlar ambulansa geldi ve Ersöz’ü 2 saat muayene etti. Saati gece yarısı, tarihi 10 Şubat eden Ersöz, muayenenin ardından GATA’ya sevk edildi. Ersöz 5 ayını, ‘başını çarptı’, ‘bakteri bulaştı’ gibi bahanelerle mutlu mesut GATA’da geçirdi.
GATA’da Ersöz hakkında, 2. davanın duruşmalarının başladığı 20 Temmuz’da Üroloji, Göğüs, Kalp, Plastik Cerrahi, Fizik Tedavi, Psikiyatri, İç Hastalıkları, Nöroloji klinikleri tarafından “Taburcu edilebilir’’ raporu verildi. GATA raporları Genelkurmay Başkanlığı ve Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılara faksladı. Ergenekon savcıları da raporları Silivri Cezaevi’ne gönderdi.
‘TABURCU ETMEYİN’
Ancak GATA’da komutanlar katında yatan Ersöz’ün üst makamlara bir mektup yazarak Adli Tıp’a sevk edileceğini belirttiği ve taburcu edilmemek istediği iddia edildi. Böylelikle, avukatlarının “duruşma GATA’ya tebliğ edilmedi” diyerek mahkemeye tepki gösterdiği Ersöz’ün taburcu işlemleri, 24 Temmuz’a kadar uzatıldı. Ersöz ve 2. davanın 4 numaralı sanığı JİTEM’ci Atilla Uğur hakkında Silivri Cezaevi’ne gönderilmelerine ilişkin karar, 24 Temmuz’da çıktı. 4 gün bekletilen karar, 28 Temmuz günü uygulandı. Ersöz ve Uğur, öğle saatlerinde Silivri Cezaevi’ne gönderildi.
Ersöz, cezaevine gittiği gün çeşitli bahanelerle Silivri Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Avukatı ise müvekkilinin GATA ya da Siyami Ersek Hastanesi’ne sevk edilmesi gerektiğini ileri sürüyor. Adli Tıp Kurumu’na sevk edilecek olan Ersöz, kurumdan gelecek rapora göre tahliye talep edecek. Peki JİTEM komutanını kim muayene edecek?
ÖLÜM DOKTORU
Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu Başkanı Dr. Nur Birgen, kimi için ‘kurtarıcı’, kimi için de ‘ölüm’ anlamına geliyor. Önceki haftalarda ‘sağlık’ gerekçesiyle tahliye edilen JİTEM’in Kurucusu Albay Arif Doğan’ı da muayene eden Birgen’in imzaladığı “Tedavisini tutukluluk şartlarında sürdüremeyeceğine” ilişkin raporuyla Doğan’ın tahliyesini sağlamıştı. Birgen’in, Doğan’a verdiği raporla ilgili Doğan’ın muayene için getirildiğinde dizlerinin üzerine çökerek ağladığı ve “Yattığı hastanenin dahi adını bilmiyor. Ölmek istediğini ancak torunları için yaşamak istediğini söylüyor. 1998 yılında emekli olduğunu öncesinde de dağlarda çalıştığını söylüyor” dediği iddia ediliyor.
Birgen, kanserin son evresinde ölümle pençeleşen hükümlü Güler Zere hakkında
ise “Tahliyesine gerek yok” yönündeki raporuyla da ölüme davetiye çıkarmıştı. İşte, hasta Ergenekonculardan Başkent Üniversitesi Rektörü Mehmet Haberal’ı da muayene etmesi beklenen Ersöz’ün kurtarıcısı Birgen’in imza attığı raporlardan bazıları:
MESLEKTEN MEN=TERFİ
Birgen’in Beyoğlu Adli Tıp Şube Müdürü olduğu 1995’te, Yeni Demokrasi Hareketi binasını işgal ettikten sonra gözaltına alınan gençler işkenceye uğradı ve Birgen tarafından muayene edildi. Birgen, kendisinden önce verilen tüm raporlara ve işkence izlerine rağmen ‘sağlam’ dedi ve Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kurulu tarafından 6 ay ‘meslekten men’ cezasına çarptırıldı. Birgen’in itirazları reddedildi, ancak ceza uygulanmadı. Ve Birgen, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu Başkanlığı’na terfi ettirildi.
ÖLÜME TERK ETTİ
2000 yılında Birgen’in başında bulunduğu kurul, dönemin Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Ali Suat Ertosun’un ziyaretinin ardından, cezaevlerindeki ölüm orucunu bitirmek için fazladan Werniche Korsakoff raporu vermişti. F tiplerine sevk edildikten sonra ölüm orucu eylemi yapan birçok tutuklu ve hükümlü de Wernicke Korsakoff sendromuna yakalandı ve ‘sağlık durumundan ötürü’ tahliye edildi. Birkaç yıl sonra Birgen, tahliye edilen Korsakoff’lu 16 tutuklu ve hükümlü hakkında ‘Cezaevinde yaşamını sürdürebilir’ raporu verdi. Bu raporla hücrelere gönderilen hasta tutuklu ve hükümlülerin bir kısmı yaşamını yitirdi, daha sonra tahliye edildi, bir kısmı ise hâlâ hapiste yaşam savaşı veriyor.
Kontrgerillanın suçüstü yakalandığı Susurluk davası hükümlüsü Özel Harekat Dairesi Eski Başkanı, bugünün Ergenekon sanığı İbrahim Şahin hakkında ‘sürekli hastalığı var’ raporu verdi. Böylelikle Şahin, hasta tutukluları görmeyen Cumhurbaşkanı tarafından affedildi.
FELÇLİYE ‘TAHLİYEYE GEREK YOK’ RAPORU
Dönemin Kurum Başkanı Keramettin Kurt ve Birgen’in imzasıyla, belden aşağısı felçli olan tutuklu Emrah Alişan hakkında ‘Cezaevinde yaşamını sürdürebilir’ raporu verildi. Hala Adana Kürkçüler F Tipi Cezaevi’nde yatan Alişan’ın vücudunun her yerinde yaralar bulunuyor. Alişan, geçtiğimiz aylarda intihara teşebbüs etti.
Adana Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi’nde tedavi gören Güler Zere, savcılık talebiyle Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu’na sevk edildi. Temmuz sıcağında ring aracıyla 28 saat yolculuk yapan Zere, kuruldan bir doktor tarafından 2 dakika içinde muayene edildi. 12 günün ardından verilen raporda ise, “Tahliye edilmesine gerek yok” denildi. Rapor, Birgen’in imzasını taşıyordu. Zere’nin avukatlarının birkaç hafta önce verdiği itiraz dilekçesinin ise yürürlüğe konulup konulmadığı hâlâ bilinmiyor.


NASIL TAHLİYE OLUNUR?
Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a göre hasta tutuklu, hastanenin mahkum koğuşunda tedavi görür. Tutuklunun hayati tehlikesi olduğunda da tahliye edilir: (madde 16/2) “Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkumun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.”
Adli Tıp Kurumu veya Adalet Bakanlığı’nın belirlediği hastanelerin sağlık kurullarından alınıp Adli Tıp Kurumu tarafından onaylanan rapor, cezanın ertelenmesi için yeterli oluyor. Daha sonraki süreçte hasta tutuklu bu süre içinde bulunacağı yeri, Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildiriyor, savcılık belirli süreler içinde hasta tutuklunun sağlık durumu hakkında bilgi sahibi oluyor.
Anayasanın 104. maddesinde, Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri arasında “Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak” da sayılıyor. Geçtiğimiz yıl, ev hapsindeki Eski Başbakan Necmettin Erbakan’ı affeden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, gelen tepkiler sonrasında yaptığı açıklamada “Başvuranı affederiz” dedi. Ancak raporlarla durumu ortada olan ve Cumhurbaşkanlığı affına başvuran birçok tutuklu ve hükümlü, hâlâ sağlık hakkına kavuşmayı bekliyor.
Anayasanın 87. maddesinde ise, TBMM’nin görev ve yetkileri arasında özel af ve genel af çıkarmak da bulunuyor.



*Bütün bu tahliyeler nasıl gerçekleşiyor?
*Top Adli Tıp Kurumu’nda mı?
*Cumhurbaşkanı’nda mı?
*Mahkemede mi?
*Savcıda mı?
*Yoksa kanunlar gayet açık mı?
BİTTİ
Ceren Saran
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.