Kadın olmak

Kadın olmak

Kadın olmak zor iş. Sürekli yemek yapmak, çamaşır, ütü, temizlik. Hele bir de çocuk varsa daha zor, çocuk çoksa daha da zor. Durun bitmedi.


Kadın olmak zor iş. Sürekli yemek yapmak, çamaşır, ütü, temizlik. Hele bir de çocuk varsa daha zor, çocuk çoksa daha da zor. Durun bitmedi. Bir de bu kadın çalışıyorsa! Ne kabus diyorsunuz. Devam edelim. Bu kadını hayalinizde canlandırın. Şimdi son olarak bu kadının bir de Türkiye’de olduğunu hayal edin.
Bu kadarı da fazla dediğinizi duyar gibi oluyorum. Ama olay bu maalesef. Türkiye’de kadın olmak, hele hele çalışan kadın olmak çok zor. Bunun hiçbir sosyal hakları olmadan tüm gün tarlalarda çalışır, akşam evde işini yapar, gerekirse dayağını yer, sesini çıkartamaz, boynunu büker, hayata devam eder. Her an tekrarlanan bir döngü. Gelişmiş bölgelerde ise durum biraz daha değişik.
Değişik derken, tarlalar yerine fabrika veya iş yerleri var. Şimdi bunlar defalarca yazıldı, neden tekrar ediyorsun diyorsunuz? Ama emin olun bu faklı. Fark eşlerde…
Bu yazıdaki kadınların kocaları asalak, bencil, yüzsüz…Eşlerinin çalışmasına güvenip sürekli borca giren, evini, arabasını, eşyalarını, telefonunu yenileyen tipler. Çeşitli bahanelerle işini önemsemeden değiştirenler veya çalışmaya bile tenezzül etmeyen kocalar var.
Eğer kadın konuşmadan, itiraz etmeden, belki farkına bile varmadan çalışmaya, hatta fazla mesaili çalışmaya devam ediyorsa fazla sorun yok. Fakat kadın aklını ve sözcüklerini kullanıyorsa sorun başlıyor. Şiddet, tehdit, dırdır, ikna edici sözler…
Bizim tabii ki bu olaylara müdahale etmek, direkt karışmak gibi bir amacımız yok, olamaz da. Sonuçta bunlar aile meseleleri. Amacım yalnızca dikkatimi çeken bu aykırılığı, yüzsüzlüğü sizlerle paylaşmak ve özellikle erkek eşlerin bu yazıyı okumalarını temenni ederek kendilerine çekidüzen vermelerini, ellerini vicdanlarına koyarak zaten çok zor olan sevgili eşlerimizin hayatlarını daha da çekilmez hale getirmemelerini temenni etmekti…
Saygılarımla,
Kâmil Erdem (SİEMENS İşçisi
www.evrensel.net