İskenderun Kent Konseyi ve itirazlar

İskenderun Kent Konseyi ve itirazlar

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 76. maddesine göre, belediyelerin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, sendikaların, noterlerin ve varsa üniversitelerin, ilgili sivil toplum örgütlerinin, siyasi partilerin...


5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 76. maddesine göre, belediyelerin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, sendikaların, noterlerin ve varsa üniversitelerin, ilgili sivil toplum örgütlerinin, siyasi partilerin, kamu kurum ve kuruluşlarıyla mahalle muhtarlarının temsilcileriyle diğer ilgililerin katılımıyla oluşturulan İskenderun Kent Konseyi ilk toplantısını geçtiğimiz cuma günü yaptı. Divan Başkanlığını Belediye Başkanı Yusuf Civelek’in yaptığı Kent Konseyinin Belediye Meclis salonundaki toplantısına kalabalık bir kitle katılmıştı.
Toplantıyı düzenleyen İskenderun Belediyesi kitle örgütlerinden bir kısmına çağrı gönderirken bir kısmına göndermemişti. Örneğin İskenderun’da bizim de içinde bulunduğumuz üç emekli örgütünden hiçbirine çağrı gitmemişti. Toplantıyı çağrı yapılan partilerden öğrenmiştik. İnternette Kent Konseyi hakkında araştırma yaptım. Tüzükte sendika ve dernekler hakkında katılım konusunda bir sayı verilmemişti. Buna dayanarak ben de katılmaya karar verdim. Neyse ki girişte bir sorun yaşanmadı ve davetiye gönderilmeyen sendika ve kitle örgütü temsilcilerini de toplantıya aldılar.
Davetiyenin sınırlı sayıda kitle örgütüne gönderildiği toplantıda ortaya çıktı. Toplantıda söz alan temsilcilerden biri “İki örgütü temsil ettiğim halde bana davetiye gönderilmedi, halbuki kaymakamlıkta bütün örgütlerin listesi var, bu durumu kınıyorum” diyerek haklı olarak tepkisini gösterdi.
Toplantı başladıktan sonra gerek divan teşekkülü, gerekse yürütme kurulu listesi önerisinin ADD Şube Başkanı Cemil Uğutmen tarafından verilmesi, salonda tepkilere yol açtı. “Bir dayatma ile karşı karşıyayız” diye tepki gösteren parti ve kitle örgütü temsilcileri salonu terk ettiler. Zaten gündemde sadece seçimler olduğu için toplantı da böylece bitirildi.
Elbette Kent Konseyi zaten isim olarak kentteki halkın kendi temsilcileri ile yönetmesini çağrıştırdığı için katılım oldukça yoğun oldu.
Kent Konseyi’nin tüzüğünde “Alınan kararların Belediye Meclisi’ne sunulması” maddesini göz önüne aldığımızda; onun bir karar organı olmadığı ortaya çıkmaktadır. Tüzükte katılımcılığa, yerinde yönetime ve demokrasiye vurgu yapmasına karşın içerisinde ne ‘halk’ kelimesi ne de halkın yaşam düzeyinin yükseltilmesi ile ilgili bir cümle geçmektedir. Yani kentteki halkın şu ya da bu sınıfsal katmanlarının örgütlendiği ve halkın en geniş kesimlerini bağrında barındıran örgütlerin temsilcilerinin bulunduğu bir organın aldığı kararlar tavsiye niteliğinde olacak. Yani alınan kararlar Belediye Meclisi’ne sunulacak.
Her şeye rağmen kitle örgütleri, bu meclisi sahiplenip halkın demokratik taleplerinin gündeme getirilmesinin bir aracı olarak görebilirler. Ancak bunun koşulları belediye tarafından yaratılmalı ve itiraz ve şüpheleri giderecek önlemler alınmalıdır.
Bir defa toplantıda tüm kitle örgütlerinin bu konseyde yer alması için gerekli duyarlılık gösterilmemiştir. Bütün kitle örgütlerine çağrı yapılmadığı gibi çağrı gönderilen örgütlere bir hafta gibi çok kısa bir zaman verilmiştir. Bu ise kendi tabanıyla konuyu tartışacak yeterli zaman değildir. Ayrıca tüzüğün tam metni katılımcılara gönderilmemiş ve katılımcılara tüzük toplantı salonunda slaytla açıklanmıştır. İlk defa oluşturulmak istenen böyle önemli bir meclisin yürütme kurulu listesi, toplantıyı hazırlayanlar tarafından önceden düzenlenerek her konuda hazırlıksız olan kitleye sunularak bir oldubittiye getirilmiştir. Hele delege olmayanlarla olanların ayırt edilmeden oy kullanmaları yürütme kurulunu tamamen şaibeli hale getirmiştir.
Zira “Yürütme kurulunun bir dayatma olarak getirildiği” itirazlarına Belediye Başkanı “Esas yetki genel kuruldadır, daha organ seçimleri var” diyerek şüpheleri gidermeye çalışmış ancak bu yeterli olmamıştır.
Eğer bu meclisten katılım ve üretkenlik isteniyor idiyse öncelikle dayatmalardan kaçınılması ve yürütme kurulu listesinin önceden hazırlanarak bir oldubittiye getirilmemesi; gerekli zaman tanınarak seçimin bir sonraki toplantıda yapılması gerekirdi. Şu açıktır ki kitleler kendi iradesinin yansımadığı yerde olmazlar, olsalar da verimli olmazlar. Bu durumda bu mevziyi kendi amaçları için kullanmak isteyenler bile istedikleri amaca ulaşamazlar.
Elbette halkın ve kendi kitlesinin sorumluluğunu taşıyan kitle örgütleri Kent Konseyi’nin bundan sonraki toplantılarına katılacak ve gerek organ seçimlerinde, gerekse halkın çıkarları için alınacak kararlarda etkin olmaya çalışacaklardır. Ancak içi boşaltılmış, göstermelik ve halkı aldatmaya yönelik yapılanmaların da içinde olmayacaklardır.
Halit Katkat - Emekli-Sen İskenderun Şube Başkanı
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.