TİHV’den çözüm için somut öneriler

TİHV’den çözüm için somut öneriler

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Kürt Açılımı çerçevesinde kendilerinden görüş isteyen İçişleri Bakanı Beşir Atalay’a, oluşan olumlu havanın bu kez de hayal kırıklığıyla sonuçlanması halinde...


Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Kürt Açılımı çerçevesinde kendilerinden görüş isteyen İçişleri Bakanı Beşir Atalay’a, oluşan olumlu havanın bu kez de hayal kırıklığıyla sonuçlanması halinde, olası kaygı verici gelişmeleri tahayyül bile etmek istemediklerini bildirdi. “Toplumsal mutabakat” arayışlarına vurgu yapılan TİHV’in raporunda, “temel hak ve özgürlüklerin en geniş biçimde kullanımının teminat altına alınmasında mutabakat aramanın son derece sakıncalı” olduğunun altı çizildi.
TİHV’in raporunda, gelişmelerin umut yarattığı, umutların gerçeklik kazanabilmesi için başta iktidar olmak üzere sorunun adil, demokratik ve barışçı çözümünden yana olan tüm kesimlerin içtenlikli, cesaretli çabalarına ihtiyaç duyulduğu dile getirildi.
‘HAYAL KIRIKLIĞI OLMASIN’
Gelişmeler ve tartışmaların, “olumlu hava” olarak nitelendirildiği raporda, “oluşan bu olumlu havanın bu kez de hayal kırıklığıyla sonuçlanması halinde yaşanacak olası kaygı verici gelişmeleri tahayyül bile etmek istemiyoruz” denildi.
Raporda, çatışma ve şiddet ortamının yol açtığı toplumsal travmanın mağdurlarının hassasiyet ve acılarını hisseden/gözeten bir dil ve tutum içinde olunmasının özel önemine dikkat çekildi.
Sorunun çözümünde, her kesim ile görüşme ve düşünceleri almanın, ‘mutabakat’ aramanın önemli olduğu kaydedilen raporda, “Ancak, söz konusu olan temel hakların ve özgürlüklerin en geniş biçimde kullanılmasını teminat altına almak ise burada bir mutabakatın gerekliliği algısı son derece sakıncalıdır. Çünkü haklar, hangi etnik kökenden olursa olsun her yurttaşın insan onuruna yaraşır biçimde yaşayabilmesinin ilke ve normlarını oluşturur. Bütünseldir, devredilemezdir, dolayısıyla da kullanımı ve teminat altına alınmaları kimsenin onayına bağlı değildir” uyarısı yapıldı.
Kaldı ki, temel hak ve özgürlüklerin korunmasının ihlalinin de bir iktidar sorunu olduğunun altı çizilen raporda, “Dolayısı ile siyasal iktidar, Kürt sorununun gerçekten çözümünü istiyorsa, başta Kürtler olmak üzere Türkiye’de ayrımsız herkes için insan hakları, sosyal adalet ve demokrasinin tesis edilmesi için samimi ve inandırıcı çaba harcamalıdır” denildi.
İnsan haklarından ve demokrasiden yana olduğunu iddia eden bir iktidarın zaten doğal olarak göstermesi gereken çabalara, “açılım” adı ile özel bir önem atfetmesinin eleştirildiği raporda, çözüme yönelik öneriler de yer aldı. Çeyrek yüzyıldır süren çatışma ortamının yarattığı travmaya dikkat çekilen raporda, mağdurların her düzeydeki kayıplarının telafi edilmesinin de hukuk devletinin gereği olduğu hatırlatıldı. Çözümün, insanı esas alan yaklaşımlarla son derece basitken, öte yandan tarihsel, siyasal, kültürel ve uluslararası nedenlerden dolayı da karmaşık olduğuna vurgu yapılan raporda, bu nedenle kısa-orta-uzun vadeli hedefleri olan kapsamlı bir barış programına ihtiyaç olduğu kaydedildi.
ÇELİŞKİLERE DİKKAT ÇEKİLDİ
Raporda, bunun bir parçası olarak DTP, KESK ve insan hakları örgütlerine yönelik baskı ortamına son verilmesi; “taş attıkları” gerekçesiyle hapse atılan Kürt çocuklarının serbest bırakılması, cezaevlerindeki çok sayıda hasta tutuklu ve hükümlülerin salıverilmesi istendi.
Bu gelişmeler beklenirken, Aram Tigran’ın Diyarbakır’a defnedilmesine, doğrudan İçişleri Bakanlığı tarafından izin verilmediğinin hatırlatıldığı raporda, İşsizlik Fonu’ndan GAP’a 3 milyar TL’nin “açılım” adı altında ayrılması da eleştirildi. Raporda, din ve inanç özgürlüğünün de en temel hak ve özgürlüklerden olduğu hatırlatıldı.
Raporda, başta Kürtler olmak üzere Türkiye’de ayrımsız herkes için insan hakları, sosyal adalet ve demokrasinin tesisi için öncelikli atılması gereken adımlar sıralandı.


TİHV’İN ATALAY’A SUNDUĞU ÖNCELİKLER
* Düşünce ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan yasal, idari ve fiili engelleri kaldıracak düzenlemeler bir an önce yapılmalı,
* Militarist ve güvenlik rejimi zihniyetiyle oluşturulmuş 12 Eylül Anayasası yerine etnik, dinsel ve kültürel her türlü dışlayıcı tanımdan ayıklanmış, ortak ve gönüllü bir siyasal kimliğin oluşmasını sağlayacak şekilde bütün yurttaşların hukuksal eşitliğini ve özgürlüğünü güvence altına alan ve onları eşit haklar ve sorumluluklar ile donatan, birlikte yaşama iradesinin ifadesi olacak yeni bir anayasa çalışmaları başlatılmalı
* Temel eğitimde Kürtçe eğitime de yer verilmeli. Çok dilli resmî hizmet uygulamaları için çalışmalar yapılmalıdır
* Mayınlar en kısa zamanda temizlenmeli, bölge insanına paylaştırılmalı
* Yerinden yönetimin yolu açılmalı,
* Siyasî Partiler ve milletvekili seçimlerine ilişkin yasalar değiştirilmeli, seçim barajları kaldırılmalı ve seçimlerde Türkçe’ den başka dillerin kullanımı engeli kaldırılmalı,
* Tüm faili meçhul cinayet, siyasî suikast, yargısız infazları tümüyle açığa çıkaracak etkin soruşturmalara derhal başlatılmalı, sorumlular yargı önüne çıkarılmalı, mağdurlardan özür dilenmelidir.
* Değişik biçimlerde “geçmişle yüzleşme ve gerçekleri ortaya çıkartma” süreci başlatılmalı
* Çatışmasızlık hali kalıcılaştırılmalı ve operasyonlar durdurulmalı
* Toplumsal, kamusal ve siyasal yaşama katılımı sağlayacak, planlanmış bir siyasî af, daha uygun ifade ile “Siyasal ve Sosyal Yaşama Eşit ve Özgür Biçimde Katılım Yasası” tartışmaya sunulmalı ve somut adımlar atılmalı
(Ankara/EVRENSEL)
Sultan Özer
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.