Koç’un amiral gemisinde işçiler sıkıntılı

Koç’un amiral gemisinde işçiler sıkıntılı

Eskişehir Organize Sanayi de kurulu Arçelik A.Ş. buzdolabı tesislerinde çalışan işçilerle işçilerin mücadele örgütleri olan sendikalar ve kendilerinin de örgütlü olduğu Türk Metal Sendikası hakkında konuştuk.


Eskişehir Organize Sanayi de kurulu Arçelik A.Ş. buzdolabı tesislerinde çalışan işçilerle işçilerin mücadele örgütleri olan sendikalar ve kendilerinin de örgütlü olduğu Türk Metal Sendikası hakkında konuştuk.
2008 kârını katlamasıyla övünen Arçelik’in bu tutumu ve sendikanın pasif tutumu işçiler tarafından tepkiyle karşılanıyor. Arçelik işçileri devamlı büyüyen ve kâr eden işletmenin kendilerine geldiği zaman krizi bahane ettiğini söylüyorlar. İşçiler bant sisteminin en yüksek tempoda çalıştırıldığından aşırı üretim için devamlı yarış atı gibi baskılandıklarından bahsediyorlar. Depolarda malların devamlı boşaldığını söyleyen işçiler krizin bir tek işçileri vurduğunu söylüyorlar.
Genç bir işçiye sendikanın başkanı tutuklandığında ne düşündüğünü soruyoruz. “O kadar mal varlığının çalışarak olmadığı kesin” diyen işçi, “Benim babam işçi emeklisi, amcam işçi emeklisi. Ben de yıllardır çalışıyorum. O kadar para ne benim babamda var ne bende var.” Çözüm yolunu sorduğumuzda ise zihniyetin değişmesi gerektiğini söyleyen işçi, işçilerle aynı maaşı alacak sendikacının kendilerini anlayabileceğini belirtiyor.
HAKLARDA ERİME VAR
Yaklaşık 7 yıldır fabrikada çalışan bir başka işçi başlıyor anlatmaya. “Askerden sonra işe girdim. Bir çok yere göre daha garanti ve koşulları daha iyi dedik ama yıllar geçti, işletme büyüdü. 3 toplu sözleşme yaşadık. Haklarımızda ilerleme yok; tam tersine erimeler var. Geçen sene TİS döneminde işveren 0 zam dayattı sendika önce esti gürledi (yüzde 40 istedi) sonra 3,1’e imza attı. Bir de başarıymış gibi anlatıyorlar. Devlet işçisi o kadar almıyor diye örnek gösteriyorlar. Kötü örnek gösterge olur mu oluyor ama. Hükümetle patronlar birlikte hareket ediyorlar. Şimdi bir de buna sendikalarımı ekleyeceğiz. Bunu değiştirmek lazım.”
Sendika temsilci seçimlerinde iradelerinin yansımadığın söyleyen genç bir işçi sözlerini “Parmak kaldır, oldu bitti anlayışıyla hallediyorlar işleri. Karşıt seslere hiç tahammülleri yok” diye bitiriyor.
Eskişehir organizede ARÇELİK’e üretim yapan yan sanayide örgütlenmeye çalışan işçileri sendikaya bildirenlerin olduğunu, ertesi gün sendikaya üye olmak isteyenlerin tam kadro işten atıldıklarını öğrendiklerini, bunun sorumlusunun kim olduğunun ortada olduğunu anlatıyor işçiler. “Nasıl güvenir insan böyle bir durumda sendikaya” diye soruyor işçiler. Yan sanayide işçiye hediye çeki alışveriş çeki gıda yardımı yapıldığı duyduklarını anlatıyor işçiler. Ancak Arçelik yetkilileri yan sanayiye yüklenerek ‘Biz vermiyoruz sen neden veriyorsun’ diye onlarınkini de kaldırmışlar. “Sendika buna ses çıkartıp orada var Arçelik’te niye yok diyeceğine gizliyor bizden” diyor Arçelik işçileri.
BÜTÜN İŞÇİLERE KÖTÜLÜK YAPTILAR
18 ile 22 gün arasında yıllık izin kullandıklarını söyleyen işçiler, 2008’den beri bir sonraki yılın izinlerinden 2’şer 3’er gün izin kullandırıldıklarını, üretime verilen aranın işçiye daha sonra çalışmak üzere borçlandırıldığını anlatıyorlar. Böylece hem yıllık izinlerini topluca kullanma olanağı kalmıyor işçilerin hem de yıllık izin hakları ücretsiz izne dönüştürülüyor. Bunlar yaşanırken kimsenin ortalarda görünmemesine de tepkili işçiler. Erdemir, Tofaş ve Bosch’ta olanları sorduğumuz işçiler, sadece oralarda çalışan işçilere değil tüm metal işçisine kötülük yaptıklarını burada olanlarında herkesi etkiyeceğini söylüyorlar.
“Sendika işçinin kendi öz örgütüdür” diyor başka bir Arçelik işçisi ve sorunu nasıl ele almak gerektiğini şu sözlerle anlatıyor: “Haklarımızı kazanmak için sendikayla birlikte mücadele etmeliyiz ama bu sendika ağalığıyla olmaz. İşçiler geçmişten öğrendiklerini ve bu gün yaşananları ders alarak önce birlikte tartışmalı, çözüm yollarını birlikte aramalıdırlar. Sendikada buna öncelik ederek işverenin karşısına daha güçlü çıkmak için uğraşmalıdır. Bunun için işçinin bilgilendirilmesi, güven ve desteğinin alınması gerekmekte. Metal işçileri her fabrikada en küçük birime kadar bölüm komiteleri ve iş yeri komiteleri üzerinden örgütlenerek hem patronlardan, hem de Türk Metal Sendikası yönetimlerinden gelecek saldırıları püskürtebilir ve kaderini kendi elleri ile çizebilirler” diyerek bitiriyor sözlerini.
Krizin yükünün işçilere aktarmanın patronların işi olduğunu, bunun anlaşılır olduğunu ancak sendikanın buna izin vermesinin kabul edilemez olduğunu söylüyor Arçelik’ten emekli bir işçi ve ekliyor: “Ben 30 yıllık işçiyim sendikalı sendikasız birçok yerde çalıştım. Sendikalar 80 darbesinden önce daha mücadeleciydi ve her zaman işçinin yanındaydı. Şimdi ise yaşanan sorunlara temsilciler fabrika lehine çözümler buluyorlar. İşçiyi oyalamak patronlar lehine ikna etmeyi sendikacılık sayıyorlar. Çok sıkıştıklarında ise muhatap olmamak için kaçıyorlar.”


İÇ PAZARIN LİDERİ
Arçelik A.Ş. Buzdolabı üretim tesisleri Eskişehir organize sanayisinin en önemli fabrikalarından biri. Arçelik sadece Eskişehir’in değil Türkiye’nin ve Avrupa’nın da en büyük sanayi devlerinden biri. 1955 yılında kurulan Koç’un amiral gemisi olarak adlandırılan Arçelik’in, buzdolabı ve kompresör tesisleri Eskişehir de olmak üzere toplam on adet fabrikası var. Romanya, Rusya, Çin, Tuzla, Çerkezköy, Tekirdağ, Ankara ve Bolu da üretim tesisleri bulunan Arçelik’in kendi bünyesinde kadrolu işçi sayısı 20 binin üzerinde.
Dünya genelinde yaşanan ekonomik krize rağmen üretime ara vermeyen nadir kuruluşlardan biri Arçelik. Devamlı büyüyen bir pazar payına sahip olan Arçelik’in yurt dışı markası BEKO hedeflerini aştığını, önümüzdeki dönemde hızlı üretim kapasitesine geçeceğini ilan etmiş durumda. Arçelik geçtiğimiz yılı 6,8 milyar TL pekiştirilmiş ciro ile kapatmış. Arçelik iç pazarda yüzde 54’lük payı ile liderliğini sürdürüyor.
1975 yılında Eskişehir’deki üretimine başlayan Arçelik buzdolabı işletmesinin üretime başlamasıyla işçi mücadelesi de başlamış.
20 Şubat 1975’te Maden-İş Arçelik’te grev kararı almış. Hemen arkasından 3 Mart 1975’te işveren lokavt kararını ilan etmiş. Yaşanan eylemler sonrasında 12 Mart 1975 yılında toplu sözleşme imzalanmış.
19 Mart 1980’de toplu sözleşme görüşmeleri kilitlenince sendika tekrar grev kararı almış ve Eskişehir tesislerinde grev başlamış. Bu grev 12 Eylül darbesiyle sona erdirilmiş. 1981’de Eskişehir tesisleri 1 milyonuncu buzdolabını üretmiş.
24 Mayıs 1984’te 12 Eylül’den sonra işçi işveren arasındaki ilk TİS görüşmeleri Türk-Metal sendikası ile MESS arasında başlamış. 27 Ağustos 1984 yılında TİS imzalanmış.
O günlerden bu zamana devamlı büyüyerek ilerleyen Arçelik Eskişehir buzdolabı işletmesi bugün 3000 işçisiyle Eskişehir organizenin en büyük tesisi olarak öne çıkıyor. 6 bant üzerinden çalışan fabrikada 3 bant iki vardiya 3 bant üç vardiya çalışmakta. 2008 yılı için sözleşmede 0 zam teklif eden işverene karşı sendikanın teklifi de kabul edilmeyince 2 ay süren toplu sözleşmeler kurban bayramı başında imzalanmış. İlk altı ay için 3,1 alan Arçelik işçisi, ikinci altı ay için de enflasyon oranında artış almış.
(Eskişehir/EVRENSEL)
Erdal Saran
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.