GENÇLİĞİN SESİ

GENÇLİĞİN SESİ

  • “Götür bizi buradan dedi çocuklar / götür bu yanık meşe kokusundan / başımıza yıkılan bu taş evlerden / bize yasaklı yaban gülü yaylalardan / götür dedi orman, götür dedi ırmak / düştüm yola yorulanlar için / düştüm yolda kalanlar...


    “Götür bizi buradan dedi çocuklar / götür bu yanık meşe kokusundan / başımıza yıkılan bu taş evlerden / bize yasaklı yaban gülü yaylalardan / götür dedi orman, götür dedi ırmak / düştüm yola yorulanlar için / düştüm yolda kalanlar için / aradım düş dağının ardını / yolda düşenler için...”*
    Yaz aylarındayız, ne güzel! İşçi duraklarında, amele pazarlarındayız. Yeniden ama yeniden, dershane kayıtlarında, yurt kapılarındayız.
    Yaz aylarındayız, ne güzel! Tatil aylarında!.. “İş ilanları” sayfalarındayız.
    Yaz aylarındayız, tatil aylarında, pamuk tarlalarında! Bunalımlardayız, intiharlarda… “Gençlik denen bir millet var, ondanız...”
    Demiştik ki, “Mayıs ayının ilk bir haftası 27 kişi işsizlikten dolayı intihar etti bu memlekette. Biri Türkiye’nin en büyük üniversitelerinden, ODTܒden Matematik Bölümü mezunu Ercan Karakaya”. Demiştik ki, “Kriz tüm dünyayı sarıyor, gençliği kucaklıyor, biz değiliz sebebi”!.. Demiştik ki, “Kriz kapitalizmin, gelecek bizimdir. Düşeceğiz yola”!.. “İntihara, arabeske, bunalıma, uyuşturucuya kapılmak yerine, umudun yelkenine ‘forza’ diyeceğiz...”
    Düştük yola… Sitelerden, Ostim’den… Derince’den düştük yola. Pamuk tarlalarından, Çukurova’dan… Düştük yola, Karadeniz’den... “Başımıza yıkılan bu taş evlerden” düştük yola; Başıbüyük’ten, Gölcük’ten… ‘Forza’ dedik ‘yolda kalanlar için’, umudun temsilcileriyiz, düştük yola; ‘düş dağının ardını bulmaya’ , İnci Kefal getiriyoruz, düştük yola Van’dan… Düştük yola, ay çekirdekleri gibiyiz, Trakya’dan… İzmir’den, Antalya’dan, Kayseri’den, Sivas’tan, Kocaeli’nden… Tuzla’dan, İkitelli’den, Kadıköy’den… Müehbete taş atacağız, yarılsın ‘Gargamel’in kafası… Diyarbakır’dan, Dersim’den, Malatya’dan… Yeniden doğacağız 12 yaşımızla, 13 umutla… Düştük yola Mardin’den, Kızıltepe’den…
    Sırtımızda ağır çalışma koşulları, yaşama çabası; elimizde tatil çantamız, azığımız... Gitarımız, bağlamamız… “İnsanın insanca sözüne ve onun bülbülleri bile susturabilecek orkestrasına katılma yürekliliğini gösterecek hayli insan var” diyen Louıs Aragon’un sevdası ve heyecanıyla, “Umudun temsilcileriyiz” dedik, on iken yüz olduk, yüz iken binlere ulaştık düştük yola, varmak için!
    “Kurumuş ırmaklar geçtik, kendimizden geçtik, düş yolculuktur” dedik de, “Kaf Dağı’nın ardında düş aramaya, her bir mazlum için içimiz titresin” diye “Aşk yolculuktur” dedik de düştük yola…
    Köylerden, tarlalardan, kahvelerden, garlardan, okullardan; trenlerle, otobüslerle, feribotlarla... Yarın için, yarından aldığımız soluklarla, tam da yarın, ülkemizin her yerinden Gönen’e Gençlik Buluşması’na… Bir daha beklemesin diye kimse, son kez bekleyin, düştük yola!..
    (*)Gönen Gençlik Buluşması Komitesi’nden
    (**) Saqelenge Şarkısı, Söz: Mehmet Çetin
    ÜMİT KARTAL
    www.evrensel.net

    0 yorum yapılmış

      Yorum yapın

      Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.