LİMAN ARKASI

LİMAN ARKASI

  • Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı’nın (ZOKEV) bu yılki en güzel organizasyonu, 10-16 Ağustos tarihinde AKM Sergi Salonu’nda gerçekleşen “Çocuk Sanat Atölyesi” oldu. İsveç Başkonsolosluğu, Zonguldak Belediyesi, İl Kültür Müdürlüğü, Çevre Koruma Derneği, Rotary Kulübü ve Sosyal Kültürel Yaşamı Geliştirme Derneği’nin katkı sunduğu atölye çalışmasına, 34 eğitmen, 55 çocuk katıldı.


    Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı’nın (ZOKEV) bu yılki en güzel organizasyonu, 10-16 Ağustos tarihinde AKM Sergi Salonu’nda gerçekleşen “Çocuk Sanat Atölyesi” oldu. İsveç Başkonsolosluğu, Zonguldak Belediyesi, İl Kültür Müdürlüğü, Çevre Koruma Derneği, Rotary Kulübü ve Sosyal Kültürel Yaşamı Geliştirme Derneği’nin katkı sunduğu atölye çalışmasına, 34 eğitmen, 55 çocuk katıldı.
    Resim, heykel, baskı, dokuma çalışmalarıyla çocukların iç dünyalarında yeni keşiflere doğru pupa yelken yol aldıkları atölye sonrası, üç gün süren bir de sergi düzenlendi. Atölye çalışmasına katılan çocuklar, sergi salonundaki izlenim defterine görüşlerini yazdılar.
    Mahalleden iki arkadaşıyla çalışmaya katılan Deren, düzgün el yazısı ile deftere şu satırları yazdı:
    “Bugün sergimiz vardı. Çok güzel şeyler yaptık ve bunları sergiye astılar. Burada yeni arkadaşlar edindim. Ama burada çok eğlendim.”
    Gizem’in yazdıkları ise şöyle:
    “Burası çok güzel bir yer. Rengi çok güzel olmuş. Yaptığımız şeyleri görünce çok mutlu oldum. Kısacası iyi ki kurulmuş. Bu tür faaliyetlerin devam etmesini istiyoruz...”
    Atölye çalışmasının yapıldığı salona çok yakın bir apartmanda oturan Doğa da düşüncelerini şöyle ifade etmiş:
    “Burada çok eğlendim. Çok renkliydi. Burada resim ve faaliyet yapmanın çok zevkli olduğunu anladım. Ablaları, öğretmenleri çok sevdim. Bu faaliyetin, çalışmanın devam etmesini istiyorum.”
    Çocukların eğlenerek kendi yeteneklerini ortaya koydukları bu tür atölye çalışmalarının devam etmesi için ZOKEV Yönetim Kurulu üyeleri karar alarak, hedefin gelişmesi için “ne yapmalı” fikrini tartıştı.
    Bu fikir tartışmasında; atölyenin baş eğitmeni Sonja Böhlander Tanrısever’in, sanat ve pedagojik yöntemler aracılığıyla çocuklara neler kazandırılabileceği hakkında verdiği ipucu çok önemliydi. Sonja şöyle diyor:
    “Ama ne var ki, yüksek nitelikli bir sanat eğitimiyle elde edilebilen kazançlar her zaman gerçekleştirilmeyebilir!.. Kaynak olarak ne maddi koşullar elverişlidir, ne de kaliteli eğitsel elemanlar bulunabilir. Yaşam sürüp gidiyor ve sanatın yeri, onu tanıtan önemi, zaman zaman tamamen arka planda kalma durumunda. Ailelerin ekonomik statüleri yüksek olsa da, çocukların yetişmesinde kültürel, hümanist değerler yerine maddiyata ağırlık verilir. Ya da başka türlüsü olur; çok yüklü eziyetler altında yaşayan insanların hali söz konusu olunca, yine ‘Sanat ne ola ki?’ denir... Kişilerin bireyler olarak kendilerine değer verildiğini hissettirecek; kendilerini özgürce, tamamen içlerinden geldiği gibi ifade edebilmeleri için özel bir ortam düzenlemek gerekir. Böylelikle bilinçli bir biçimde, sevgi, saygı ve eğitim gördüklerinde, kendileri hakkındaki benlik imajları değişecektir...”
    Sonja’ya teşekkürler...
    FAHRİ BOZBAŞ
    www.evrensel.net

    0 yorum yapılmış

      Yorum yapın

      Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.