‘Gitmemeyi seçen’ Ermenilerin buluştuğu festival

‘Gitmemeyi seçen’ Ermenilerin buluştuğu festival

ÜZÜM orucunu hiç duydunuz mu? Peki Hatay’ın Vakıflı köyünü?.. Ermenilerin Paskalya öncesi Büyük Karnaval (Pun Paregentan) gününden başlayarak ağustostaki Meryem Ana Yortusu’nda, (Surp Asdvadzadzin) üzümler kutsanana dek tuttuğu oruçtur ‘üzüm orucu’.


ÜZÜM orucunu hiç duydunuz mu? Peki Hatay’ın Vakıflı köyünü?.. Ermenilerin Paskalya öncesi Büyük Karnaval (Pun Paregentan) gününden başlayarak ağustostaki Meryem Ana Yortusu’nda, (Surp Asdvadzadzin) üzümler kutsanana dek tuttuğu oruçtur ‘üzüm orucu’.
Vakıflı köyü, Ermeni tehcirini haber alıp dağa çıkan Ermenilerden kalan tek köy. Vakıflı köyü dağa çıkma kararı almazken, 7 Ermeni köyünden yaklaşık 4 bin 500 kişi, Musa Dağı’na çıkarak 40 gün kalır. Bir Fransız gemisi tarafından kurtarılıp Mısır’a, Port Said’e götürülürler. Dört yıl burada yaşayan Hataylı Ermeniler, daha sonra köylerine geri döner. 1939’a kadar Fransız egemenliğinde olan Hatay’ın, bu tarihte Türkiye’ye katılacak olması yeni bir kararın eşiğine getirir bölgedeki Ermenileri. Gidecekler mi, kalacaklar mı? Sonunda, bir grup gitmeye karar verir. Gidenlerden bir kısmı Lübnan’daki Bekaa Vadisi’nde, Vakıflı’ya benzer, Ermenilerden oluşan bir köy kurar. Geride kalanlar ise Vakıflı köyünde toplanır. Ne de olsa artık 7 köyü dolduracak nüfusları yoktur. İşte böyledir Meryem Ana Festivali ve festivalin yapıldığı Vakıflı köyünün tarihi.
‘FESTİVAL BULUŞTURUYOR’
Festival üzerine sohbet ettiğimiz Vakıflı Köyü Muhtarı Berç Karton, “Bu asırlardır süregelen bir bayramımızdır. Her yıl Ağustos’un 15’inden önceki pazar gününe denk getirilerek kutlanır” diyor. Ermenilerde üzümün kutsal olduğunu belirten Karton, festivalin aynı zamanda ‘Bağbozumu Festivali’ olarak da kutlandığını anlatıyor:
“Üzümün olgunlaşması bu dönemlerde olduğu için bu tarihler seçilmiştir. İnancımız gereği bizde üzüm, kutsanmadan günah sayıldığı için yenmez. Bu yüzden kutsanıncaya kadar resmen üzüm orucu tutarız. Festivalimizde üzümü kutsandıktan sonra yemeğe başlarız.”
Festivalin pek çok amaca hizmet ettiğini dile getiren Karton, “En başta Musa Dağı eteklerinde oturdukları için adını buradan alan Musa Dağı Ermenilerini bir araya getirmek, senede bir defa bir araya geldiğimiz halkımızla hem köyümüzün sorunlarını tartışıp beraberce çözüm üretmek, hem de Türkiye ve dünya sorunlarını tartışıp barışa katkı sunmak adına ‘neler yapabiliriz’i tartışma fırsatı yakalıyoruz” diye konuştu. Karton, Vakıflı köyünün Türkiye’deki organik tarım yapan tek köy olduğunu vurguladı.
KARDEŞ SOFRASI
“Samandağ çok kültürlülüğün beşiği” diyen Cemaat Başkanı Garbis Kuş, altyapı ve festival için mekan gibi sıkıntıları olduğunu dile getirdi. Kuş, “Vakıflı köyü Ermenileri bu beşiğin temel taşlarından bir tanesidir. Bu kardeş sofrasında herkesin bir tabağı olmalı” diye konuştu. (Samandağ/EVRENSEL)
Semra Miçooğulları Oktay
www.evrensel.net