TARİŞ gider pamuk biter!

TARİŞ gider pamuk biter!

Söke ovası’nın vazgeçilmez ürünü pamuk. Ovanın denize yakınlığı sebebiyle PH oranı yani tuzluluğu yüksek; bu nedenle üretici, kazanamasa da pamuğu ekmek zorunda.


Söke ovası’nın vazgeçilmez ürünü pamuk. Ovanın denize yakınlığı sebebiyle PH oranı yani tuzluluğu yüksek; bu nedenle üretici, kazanamasa da pamuğu ekmek zorunda.
Bununla birlikte, pamuk ekim alanları her yıl biraz daha azalıyor. Üreticinin en büyük dayanağı Tarİş ise çiftçiden bir yıl önce aldığı ürünün parasını ödeyemez durumda.
Pamuğun gübre, mazot, ilaç gibi girdilerindeki pahalılığa rağmen, pamuk fiyatının düşük olması, Ziraat Bankası ve özel bankalara borçlanarak pamuğunu üreten çiftçiyi her yıl biraz daha zora sokuyor.
Ülkemiz açısından önemli bir sanayi hammeddesi olan pamuğun para etmemesinde, pamuk ithalatı ve tekstil fabrikalarının Mısır, Hindistan gibi ülkelere fabrikalarını taşıyarak üretimlerini orada yapması önemli etken.
Üreticiler ve onların temsilcileri, hükümetten bir an önce pamuk çiftçisinin sorunlarını ele alarak, gerekli önlemleri almasını istiyor. Özellikle Söke ovası’ndaki pamuk üreticisi için çok önemli bir kurum olan Tarİş’in içinde bulunduğu mali durumdan kurtarılmasını talep ediyor.
TARİŞ OLMAZSA PAMUK OLMAZ
Sökeli üretici Mustafa Tanyeri, girdi masrafları ile ilgili olarak daha önceleri Tarİş’in daha çok destek olduğunu, bu yıl ise sadece tohum ve mazotta destek olabildiğini belirterek, geri kalan masrafları Tarım Kredi Kooperatifleri ve bankalardan aldıkları kredilerle karşıladıklarını söylüyor. Ziraat Bankası yüzde 13.5, özel bankalar ise yüzde 30-40’lara varan faiz uyguluyor üreticilere.
Tarİş’in kendileri için çok önemli bir kurum olduğunu vurgulayan Tanyeri, “Tarİş olmazsa pamuk olmaz. Tarİş muhakkak kurtarılmalı” diyor. Girdilerdeki artışa rağmen üretici pamuğunu 7-8 yıldır aynı fiyata satıyor. Bu yıl hükümetin ekimden önce primi açıklamasının bir olumluluk olduğunu dile getiren üreticiler, primin yüzde 10 düşürülmesini ise eleştiriyor. Primlerin yükseltilmesi gerektiğini belirten Tanyeri, “Bundan sonra yöresel destek yapacaklarını söylüyorlar. Söke’de pamuğa destek vereceklerse bu iyi bir şey olur. Pamuk ithalatı olmasın” diyor.
Ahmet Onay da, havza bazında desteklerin 2009 ürünlerine yansıtılmasını isediklerini, 1 yıl daha geriye gitmek istemediklerini vurguluyor. Tekstil sektörünün kullandığı pamuğun yüzde 75’inin dışarıdan geldiğini belirten Onay, “Dünya piyasasına eşit koşullarda, aynı fiyatla mal sunuyoruz. Ama girdi maliyetlerimiz çok yüksek. Yunanistan çiftçisi ne kadar destek alıyorsa biz de onu istiyoruz. Gübrede yüzde 18 KDV öderken, 2.5 liraya mazot yakarken, onlar bunların yarısına mal ediyorlar ve bizden daha güçlü oluyorlar” diyor.
Tarİş’in yeniden sezondaki malı kendisine çekebilmesi gerektiğini belirten Onay, “Çiftçi paramı alamam diyerek kooperatife gitmezse, bu yılın geçen yılkinden daha zor olacağını düşünüyoruz” diyor.
Pamukçu malını nereye satacağını düşünürken, 19 Ağustos’ta olağanüstü genel kurul yapan Tarİş’teki yeni yönetimden beklentiler de büyük. Üretici Halil Cirit, eskiden Tarİş’e pamuğunu indirdiği gün parasını aldığını söylüyor. Geçen yıl gübreyi 1 liranın üzerinde aldıklarını, mazota üç lira verdiklerini, pamuğu ise 65, 70, 80 kuruşa sattıklarını belirten Cirit, “Devletin primi yükseltmesi lazım. Devletin TARİŞ’i ayakta tutması lazım” diyor. (Söke/EVRENSEL)

MAZOTTAKİ ÖTV, GÜBREDEKİ KDV KALDIRILMALI
Bertan Balçık (Söke Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı): Türkiye pamuk ithalatında Çin’den sonra ikinci. Tekstilimizin kurulu kapasitesinin pamuk ihtiyacı krizden önce 1 milyon 600 bin tondu. Türkiye bunun 900 bin tonunu üretebilmekteydi. Krizden çok önce pamuk ekiminde hızlı bir daralma meydana geldi ve geçtiğimiz yıl özellikle 450 bin tona düştü. 2009-2010 için maksimum 400 bin ton üretim, 1 milyon ton tüketim olmasını bekliyoruz. 600 bin ton mal, 1 milyar 200 milyon dolar ödenerek ithal edilecek. Bunda genel tarım politikaları ve pamukta uygulanan yanlış politikalar etkili olmaktadır. Söke ovası yıllardan beri inatla üretiyor. Havza bazlı destekler gündemde ama bunların iki yıl sonra bize neler getireceğini bilemiyoruz. Mazotun üzerindeki ÖTV, gübredeki yüzde 18 KDV kaldırılmalıdır. Kredi faizlerinde sübvansiyon olması gerekiyor. Yine bununla birlikte üretim maliyetimizle dünyada oluşan fiyat arasındaki fark üreticiye ödenmelidir.

M. Levent Tuna (Söke Belediye Başkan Yardımcısı): Sübvansiyonların kaldırılması ve girdilerin çok artması nedeniyle pamuk üretiminde düşüş yaşanıyor. Bu gerileme, zaten kriz halinde olan Söke ekonomisini daha da kötü bir hale getirdi. En az Avrupa ülkelerindeki kadar çiftçiye destek sağlanmalıdır. Tarım, üreticiler, birlikler ve kooperatifler tasfiye edilmeye çalışılıyor. Kötü işletmecilik ve desteğin çekilmesi ile Tarİş iflasa gidiyor. Bu bölgede Tarİş’in yok olması demek önemli bir kuruluşun yok olması demek. Çok sayıda çırçır fabrikası kapandı. Söktaş şu anda Hindistan’da üretimini devam ettiriyor. Lee var ve sürekli işçi çıkarımları oluyor. 200’ün üzerinde işçi çıkarıldı. Tarıma dayalı sanayi de zor durumda.

İTHAL PAMUK DARBESİ
Muhsin Örnek (Söke Ziraat Odası Başkanı): Hükümetten taleplerimiz var. Pamuk fiyatının dünya fiyatlarından ucuz seyretmesi, yeterince destek alamamamız, girdilerin aşırı artması, pamuktan kaçışı getiriyor. Mazotumuzu, gübremizi, makinemizi dünya fiyatlarından kullanabilmemiz lazım. Bir malı yetiştirmek kadar pazar ayağını oluşturmak önemli. Tarİş, 70-80 yıldır Ege üreticisine hizmet veriyor. Bu kooperatifin son yıllarda iyi yönetilmediğini görüyoruz. Çiftçiler de kooperatife sımsıkı sarılmalı ve getirdikleri kişileri denetlemelidirler.

Mehmet Karayel (Söke Tarİş Pamuk Birliği Müdürü): Bu yıl pamuk piriminin pamuk ekim tarihinden önce belirlenmiş olması olumlu idi. Biz Tarİş olarak, bölgede yetişen ürünün yüzde 40-50’sini alıyoruz. 320 binden 280 bin dönüme düştü pamuk ekim alanı. Dışarıdan gelen ucuz pamuk nedeni ile çırçırcı arkadaşlar ödeme sıkıntısına düştüler ve kapattılar fabrikalarını. Kooperatifler eski güçlerine kavuşturulmalı. Tekstildeki teşviklerin yetersizliği dolayısı ile fabrikaların yurtdışına taşındığını biliyoruz. Başka ülke pamuğunun çok uygun koşullarla ülkemize gelmesi en büyük sıkıntı.
Emine Uyar
www.evrensel.net