SUÇUN ÇOĞU SENİN!

SUÇUN ÇOĞU SENİN!

Sinema, “suç” olgusunu hep sevmiştir. Hayır, sadece “suç” anını içeren aksiyonları kastetmiyorum elbette. Kaynağı, nedenleri, önlenebilir oluşu ve suça dair daha pek çok şey. En eskisi “suç”un insanın genlerinden gelip gelmediği... İkizlerin farklı yetiştirildiği ve sonunda birinin “normal” insan; diğerinin “suçlu” olduğu sayısız hikaye izledik.

Sinema, “suç” olgusunu hep sevmiştir. Hayır, sadece “suç” anını içeren aksiyonları kastetmiyorum elbette. Kaynağı, nedenleri, önlenebilir oluşu ve suça dair daha pek çok şey. En eskisi “suç”un insanın genlerinden gelip gelmediği... İkizlerin farklı yetiştirildiği ve sonunda birinin “normal” insan; diğerinin “suçlu” olduğu sayısız hikaye izledik.Hollywood’un yeni gözdesi ise kuşkusuz “suçun önlenmesi”... Malum, Bush’un “önleyici savaş konsepti”nden bu yana, “olası saldırıyı önlemek için savaş ilan etme hakkı” açıkça savunulabiliyor. Ünlü yönetmen Steven Spielberg de bu kafadan. Hatta, Irak savaşının ilk yıllarında “Eğer Başkan Bush, Saddam Hüseyin’in kitle imha silahları ürettiğine dair güvenilir bilgilere sahipse, bu duruma müdahale etmekte haklıdır” demişti.Steven Spielberg bu sözleri söylediğinde, tarih 2002’ydi ve “Azınlık Raporu” (Minority Report) filminin tanıtımını yapıyordu. Tesadüf olmasa gerek.Efendim, söz konusu film, Spielberg’in başarılı bilim-kurgularından biri. Philip K. Dick’in kısa hikayesinden aynı adla senaryo halinde getirildi ve Steven Spielberg tarafından çekildi. Tom Cruise, Colin Farrell, Samantha Morton, Kathryn Morris ve Max von Sydow’un rol aldığı film, 2 saat 25 dakika sürüyor.Bu bilgilerin ardından hikayeyi özetlemeye çalışalım: “Teknoloji o kadar ilerlemiştir ki, suçu önlemek için yeni bir proje geliştirilir. Odağında doğa üstü güçlere sahip üç kadının yer aldığı projede, suçlar 8 dakika önceden öğreniliyor ve anında müdahale edilerek suç önleniyor. Elbette, suç işleyeceği tahmin edilenlerin suçu işlemiş gibi cezalandırıldığını söylemeye gerek yok. Tom Cruise’un canlandırdığı baş karakter de bu timde görevlidir. Bu tim sayesinde 6 yıldır tek bir suç vakası bile olmaması, herkesi rahatlatmıştır.”Buraya kadar her şey “normal”. Bildik bilim kurgu normlarında, tam da 11 Eylül sonrası konseptin ürünü bir proje olarak görülüyor. Asıl hikaye ise baş karakter John Anderton’un adının makineden çıkması ile başlıyor. Arkadaşlarının tutuklama girişimine direnen ve kaçan John Anderton, sonunda projeyi sorgular hale geliyor. Entrikalar, tuzaklar, hain planlar derken, Pre-Crime (Suç Öncesi) biriminin güvenilirliği ve gerekliliğine dair tartışması başlıyor.Üç insansı kadından birinin itirazı halinde yaşanan duruma verilen “Minoritiy Report”, yani “Azınlık Raporu” filme de adını veren kavram.Bu, Pre-Crime biriminin en temel adamlarından biri olan John Anderton’u büyük bir çelişkiye götürüyor. Masumiyetini ispatladığı durumda, “birimin varlığı” tehlikeye düşecektir.Hukukun en temel karinesi olan “suçu ispatlanana kadar herkes masumdur” yaklaşımının, dünyanın her yerinde, en başta da Batı’da “masumiyetini ispatlayana kadar herkes suçludur”a dönüştüğünü görmemek için kör olmak lazım. Metroda vurulan insanlar, varoşlarda öldürülen göçmenler, cezaevinde dövülerek öldürülen Türkler... Masumiyetini kanıtlama şansı bile verilmeyenler... “Öteki” sayılana potansiyel suçlu olarak bakılması ve nefret duyulması da cabası. Azınlık Raporu, aslında tam da bu dönemi anlatan ilk filmlerden biriydi.Yönetmeni Spielberg’in Bush’çu görüşlerine rağmen, filmin anlattığı denklemin Bush’çu olduğunu söylemek zor. Ne de olsa soru da, sorun da ortada. Ve elbette, insandan ümidi kesmediğimize göre, “suçluluğu ispat edilene kadar herkes masumdur”...Sahi, Pre-Crime birimi gerçekten var olsaydı, Hiroşima bombalanırken, Vietnam’a napalm yağarken, Bağdat vurulurken kimlerin adı top olup yuvarlanırdı acaba? Bir de, “sessiz kalmayı” da suç sayar mıydı acaba, suçu önceden gören o insansı yaratıklar?Kuşkumuz yok, bu kadar ölümdeki “kabahat”in çoğu, okyanusun öte tarafında...
Mustafa Kara
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.