Kolombiyalı elitler Bolivar Devrimi’nden korkuyorlar

Kolombiyalı elitler Bolivar Devrimi’nden korkuyorlar

Kolombiya Devlet Başkanı Álvaro Uribe’nin ülke topraklarında altı ABD üssü kurulmasına izin verme kararı, Andrean bölgesinde (Venezuela, Kolombiya, Ekvador, Peru ve Bolivya’yı kapsayan bölge) savaş propagandasını kızıştırdı.

Kolombiya Devlet Başkanı Álvaro Uribe’nin ülke topraklarında altı ABD üssü kurulmasına izin verme kararı, Andrean bölgesinde (Venezuela, Kolombiya, Ekvador, Peru ve Bolivya’yı kapsayan bölge) savaş propagandasını kızıştırdı. Komşu ülke Venezuela Başkanı Hugo Chavez, Kolombiya’nın sınırları bozmaya çalıştığını ve savaşın yakın olduğunu ima ettiğini söyledi. Uribe ve Chavez, konuşmalarında sürekli olarak, 19. yüzyılın başlarında Venezuela, Kolombiya ve Ekvador’u İspanya sömürgeciliğine karşı bağımsızlığına kavuşturmuş olan Simon Bolivar’ın şahsında tarihi örneklere atıfta bulunuyorlar. Andrean bölgesindeki politikalarda Bolivar edebiyatı neden hâlâ bu kadar yaygın ve gerekli? Bu soruyu cevaplamak için 2008 yılının Mart ayında Washington merkezli Küresel Sorunlar Konseyi için bir eser yazmıştım. Eserimi; Kolombiya ordusunun Ekvador sınırları dahilindeki bir FARC gerilla karargahına saldırısı sonucunda oluşan siyasi gerilime yanıt olarak yazmaya karar vermiştim. Kolombiya hükümeti yıllar boyu solcu FARC ile savaş halinde bulundu ve düşmanını doğuda Venezuela, güneydeyse Ekvador sınırlarına kadar sürmeyi başardı.KOLOMBİYA-EKVADOR-VENEZUELAGeçen hafta Venezuela ve Kolombiya arasında yaşanan siyasi gerilim göstermektedir ki, Chavez bir kez daha siyasi güç kazanmak için tarihi sembollere başvuruyor. Ateşli bir dil kullanarak Chavez, “Bir gün Kolombiya, imparatorluğun (ABD) ellerinden kurtarılacaktır. Kolombiya’yı özgürleştirmemiz gerek” dedi. Doruk noktası olarak diplomatik savaşın sınırları, Kolombiya, Venezuela ve Ekvador’u kapsayan bir üçgende çizildi. Bir tarafta, ABD müttefiki sağcı Álvaro Uribe tarafından yönetilen Kolombiya, diğer tarafta ABD’nin otoritesine karşı bölgesel bir güç olabilecek, güçlü bir Venezuela yaratmaya çalışan Chavez. Chavez, bu bölgede temel müttefikleri olan Ekvador, Bolivya, Nikaragua ve Küba ile parlamenter demokratik sisteme dayanan sosyalist programını uygulamaya koymaya hazırlanıyor.BAĞIL KUVVETKolombiya ordusunun Ekvador’u istilasını içeren kriz, Chavez için politik olarak ısmarlamaydı ve Venezuela başkanı bu durumu kullanmak için çok düşünmedi. Diplomatik kısasa kısas durumu; 1 Mart’ta, Kolombiya hükümeti sınırdan yaklaşık 1 km uzaklıkta, Ekvador’da bulunan FARC karargahına saldırı emri verdiğinde, Ekvador’un açık bağımsızlık ihlali ortaya çıktı. Yıllar boyunca, Marksist FARC örgütü birbirini izleyen Kolombiya hükümetleri tarafından sürüncemeli bir çatışma içine kilitlenmişti. Askeri ve stratejik bir bakış açısıyla Uribe, FARC’ın ikinci kumandanı Raúl Reyes’in de içinde bulunduğu 17 gerillanın öldürülmesiyle memnun olmuş görünüyordu. Güneydeki Miami komutasının Kolombiya ordusuna istihbarat sağlamış olabileceğinden ve ABD’nin, saldırının planlanmasında yardım ettiğinden elbette hiç şüphe yok. ABD yıllarca Kolombiya hükümetine; sadece sol gerilla gruplarıyla değil, ayrıca yerli halklar, insan hakları çalışanları ve emek örgütleri eylemcileriyle mücadele için miyarlarca dolar para akıttı. Uribe hükümeti, insan hakları ihlalleri ve paramiliter sağcı ölüm mangalarıyla olan ilişkisiyle kokuşmuştur. Uribe, neredeyse başkanlığa geldiğinden beri şiddetli bir savaş yürütürken, şimdi sınırları içindeki karışıklıkları kızıştırmayı da başarmış bulunmakta. Anlaşılacağı gibi Chavez, Ekvador’un arkasında durarak, hemen Kolombiya’daki elçisini geri çekti ve birliklerine batı sınırında yığınak yapma emri verdi. Ardından Uribe misilleme yaparak, Chavez’i FARC gerillalarını desteklemekle ve terörü teşvik etmekle suçladı.BOLİVAR’I SİYASİ MALZEME YAPMAKSınır anlaşmazlıklarının askeri gerginliklere dönüşmesi çok olası görünmüyor olsa da, özellikle son dönem için tehlikeli bulunmakta. Bir zamanlar Chavez, bitmek bilmeyen ulusal meselelerin üstesinden gelmek için Uribe’ye saldırıyordu. Venezuela lideri için gelecek tasarılarının bir bölümüne Bolivar gibi tarihi sembolleri eklemek ve Kolombiya’daki rejimi, ‘Büyük Özgürlükçü’nün ve onun mirasının düşmanı ilan etmekti. Chavez’e göre Bolivar; kendisi gibi bir sosyalist ve tıpkı kendisi gibi sert bir ABD düşmanı ve sınıfsız toplum yaratmaya çalışan biriydi. Hatta Venezuela lideri, Bolivar’ın Latin Amerika’yı birleştirme planı, oligarşi, emperyalistler için bir tehdit ve ABD’yi öfkelendiren bir olgu diyor. Chavez’in tarihi ögeleri kullandığından ve Bolivar’ın entelektüelliğinden yararlandığından hiç şüphe yok. Bolivar, hiçbir zaman sınıf savaşından bahsetmemesine rağmen, köleliğin kaldırılması ihtiyacına dem vurdu. Bolivar ayrıca, okullar kanunuyla (erkekler ve kadınlar için), yerli halkların acınası durumuyla ve orman kaynaklarının kullanımıyla ilgileniyor, öncelikle Latin Amerika’nın bütünleşmesi üzerine uğraşıyordu. Bolivar, ABD ve Avrupa’ya karşı birleşik bir karşı duruş sergilemeden, kıtanın hiçbir geleceğinin olmadığını görmüştü. Meşhur demecinde ABD’yi, “Özgürlük adına Amerika’yı sarmış takdir-i ilahi bir salgın gibi görünüyor” diye betimlemişti.Chavez, Venezuela ‘emperyalist ve anti-Bolivarcı tehditten’ kurtulana kadar pes etmeyeceğini söyledi. Sık sık Bolivar’ın İspanya İmparatorluğu’na karşı verdiği bağımsızlık savaşıyla kendisinin ABD’ye karşı duruşunu bağdaştırıyor; ABD’yi imparatorluk olarak betimliyor. Ne kadar alakasız olsalar da tarihi bağlantılar kuran Chavez, son günlerde Kolombiya ‘oligarşisini’ Venezuela’ya bulaşmaması konusunda uyarıyor. “Aklınızdan bile geçirmeyin” diyor Chavez; “yoksa Bolivar’ın ordusuyla karşılaşırsınız”.BOLİVAR’IN VENEZUELA’DAKİ EFSANEVİ KİŞİLİĞİChavez’in konuşmalarında Bolivar’ı öne çıkarması, Büyük Özgürlükçü’nün kitaplarının Caracas’ta kapış kapış satılıyor olmasıyla ilgisiz değil. Venezuela’da Bolivar, hâlâ tanrı gibi saygı görüyor ve popülaritesi artıyor. Aslında, tanrıça María Lionza’ya dayanan genel inanç, Bolivar’ın da onun elçilerinden biri olduğu yönünde. İnanç; siyah, düşkün Afrikalılardan, Katolik geleneklerden ve Bolivar’ın ruhuyla iletişim kurduğunu söyleyen rahiplerden besleniyor. Kısacası dini semboller Bolivar’ın portresiyle özdeşleşiyor. Venezuela’nın para birimi, büyük meydanları ve üniversiteleri hep Bolivar’ın adını taşıyor. Sözleri okullarda öğretiliyor, radyolarda okunuyor ve resmi kurumlara yazılıyor. Chavez, neredeyse kendi siyasi hareketini ‘Bolivar Devrimi’ olarak niteliyor. Chavez, ülkesinin adını Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti olarak değiştirdi ve toplantılarda Bolivar’ın onuruna bir koltuk boş bırakıyor. Chavez destekçileri, diğer adıyla Chavistalar, kontrollerinde olan alanlara ‘Bolivar Cumhuriyeti’nin Kurtarılmış Bölgeleri’ adını veriyor, işyerleriyle evlerini ‘Özgürlükçü’ nün portreleriyle donatıyorlar. Chavez, Bolivar’ın birleşik Amerika rüyasını kutluyor ve TV konuşmalarında ‘Özgürlükçü’nün sözlerini kullanıyor, televizyonda kafasının yanında bir Bolivar portresiyle görünmeyi seviyor. Caracas’a giderken sürekli etrafta Bolivar ve Chavez portreleri varmış izlenimine kapılabilirsiniz. Caracas’ta en önemli tarihi mekan, Bolivar’ın gençliğini geçirdiği evdir. Eve giden caddeler boyunca satıcılara rastlayabilirsiniz ve ev sürekli ziyaretçi çocuklarla doludur. Kolombiyalı elitlerin yaygın savunma taktiğine göre Uribe’nin diplomatik münakaşası, sürpriz değil. Bölgede yükselen sol hareketler ve ilerici rejimlerin yanında, Kolombiya, muhafazakar kale olarak mevcudiyetini sürdürüyor. Ancak, birçok sıradan Kolombiya vatandaşı, Chavez’den ve sık sık dile getirdiği Bolivar Devrimi’nden ilham alıyor. Birçok Kolombiya eyaletinde Bolivar tekrar popüler hale geldi. Bolivarcı örgütlenmelerse, tıpkı Venezuela’da olduğu gibi artış gösteriyor. Kolombiyalı elitleri sıkıntıya sokan bir başka durumsa, Kolombiya halkının dışında, Venezuela’da yaşayan Kolombiya halkının Chavez’den ideolojik olarak etkilenmesi. Venezuela’daki Kolombiyalılar, ülkelerindeki Bolivarcı hareketleri desteklemek üzere ülkelerine dönüyorlar.Oscar Manduca, Karayip kıyısında bulunan Atlantico bölgesinde aday olan Bolivarcı, “Bu, Kolombiya’daki yoksulluğa karşı bir sosyal harekettir. Sınırlar arası dayanışma ve paylaşımla Venezuela’daki devrim burada da bir şeyleri değiştirebilir” diyor. Bir anlamda, Kolombiya Bolivarcı Hareketi (silahsız), Kolombiya’nın Santander eyaletini kontrol eden sağcı politikacılara karşı bir iddiayı temsil ediyor.1998’de Chavez seçildiğinden beri, Kolombiya basını acımasızca Chavez’i diktatör olarak lanse ederek Venezuela liderine saldırıyor. Venezuelalı yorumcu Gabriel Bustamante, Kolombiyalı gazetecilerin ülkesindeki olumlu sosyal değişimleri bilmediğini ya da bilmezden geldiğini düşünüyor. Bustamante, “Devrimler, onların imtiyazlarını sarsıyor, bu yüzden bir Chavezfobi yaratmaları gerek” diyor. Söylediklerinde doğruluk payı var. Bogota’daki elitlerin temsilcisi El Tiempo gazetesi, Chavez’in Latin Amerika’daki liberal demokrasiye bir alternatif oluşturduğunu yazdı. Gizli servis, Kolombiya Bolivarcı Hareketi’nin bir toplantısı karşısında sıkı önlemler aldı. Silahlı Kuvvetler Komutanı Freddy Padilla, “Bolivarcı hareketler, tüm Latin Amerika’ya yayılıyor, bu hareketleri kaynağında yok etmeliyiz” dedi. *16 Ağustos 2009, Nikolas Kozloff, Devrim! Güney Amerika ve Yeni Solun Yükselişi kitabının yazarı.
CHAVEZ VE URİBE’NİN SÖZ DALAŞI: KONU HEP BOLİVARUribe, Chavez’in Bolivar’ı politik ikon olarak görmesini sorguluyor. Uribe, “Gerçek şu ki, eğer Başkan Chavez, bu kıtada bir yayılma politikası izliyorsa, Kolombiya buna dahil değildir. Hiç kimse, sizin yaptığınız gibi bir gün İspanya’ya, sonra ABD’ye, daha sonra Meksika’ya ve bir gün Peru’ya ve en sonunda Kolombiya’ya kafa tutarak kıtayı ateşe sürükleyemez. Kendi hedefi imparatorluk kurmakken kimse emperyalizmden söz ederek tüm kıtayı ateşe atamaz” diyor. Chavez’in tarihi öykülerini kastederek, “Halkın saygı duyduğu şeyler üzerine lafazanlık yaparak tarihi çarpıtamayız, kahramanlarımızın anısını lekeleyemeyiz. Özgürlükçü Bolivar’ın mirasını çarpıtarak insanları yanlış bir yere sürükleyemeyiz. Bolivar bir birleştiriciydi, yayılmacı değil!” diyor; “Bolivar” diye devam ediyor: “Güney Amerika ülkelerine özgürlük getirdi ama onlara hakimiyet alanı vermedi. Bolivar, sizin yaptığınız gibi Venezuela ve Kolombiya halkı üzerinde güç elde etmek için Amerika’yı Avrupalıların elinden kurtarmadı.” En sevdiği cümleye başvurarak Chavez, Uribe’yi Bolivar karşıtı oligarşinin sözcüsü olarak niteliyor, “Kolombiya oligarşisi barış istemiyor ve bizimle başa çıkabileceğine inanıyor. Sadece Kolombiya değil, hiçbir oligarşi bizimle başa çıkamaz. Venezuela saygıyı hak ediyor” diyor. Chavez, konuşmalarından birinde, Uribe’nin kendisini Bolivar’ın yayılmacı politikasını izlediğini söylerken, ABD başkanı gibi konuştuğunu belirtiyor; “Uribe’nin maskesinin altında Başkan Bush’un yüzü var” diyor.
Nikolas Kozlof / Counterpunch’tan çeviren Sezgin Sarı
www.evrensel.net