Eğitimde Keşmekeş

Eğitimde Keşmekeş

Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS), üniversiteden mezun olup da atama bekleyen öğretmen adaylarının korkulu rüyası. Yapılacak işe göre baraj puanları belirleniyor, bu puanları geçen kişilerin atanması gerekiyor.


Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS), üniversiteden mezun olup da atama bekleyen öğretmen adaylarının korkulu rüyası. Yapılacak işe göre baraj puanları belirleniyor, bu puanları geçen kişilerin atanması gerekiyor. Ancak 2009’da ODTÜ Fizik Öğretmenliği mezunu, 2009 KPSS birincisi Nazım Öztunalı açıkta kaldı. Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Fizik Öğretmenliği için kadro açmadı.
Ya eğitim fakültesi mezunu olmak gerekiyor, ya da edebiyat fakültesi mezunu olup pedagojik formasyon (tezsiz yüksek lisans) almak. Sonra da KPSS engelini aşmak... Ama bu da yetmiyor; öğretmen adayının atanması için MEB’in yeterli sayıda kadro açması gerekiyor. Ancak MEB, bu yıl Fizik Öğretmenliği kadrosu açmadı. Oysa 452 Din Kültürü Öğretmenliği kadrosu bulunuyor.
İMAM HATİP KADROSU
Atama için başvurular, geçtiğimiz günlerde başladı. 5 bini kadrolu 10 bini sözleşmeli toplam 15 bin öğretmen adayı için kadro açıldı. Toplam 46 alanda açılan kadrolar arasında Fizik Öğretmenliği yoktu. 2009 KPSS’de ‘eğitim bilimleri’ dalında Türkiye birincisi olan Öztunalı, böylece açıkta kaldı. Listede yer alan kadrolar arasında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 452, İmam Hatip Lisesi (İHL) 64, İHL meslek dersleri Arapça alanına ise 21 kontenjan bulunuyordu.
‘UMUDUMU KESTİM’
“Zaten sınav başlı başına saçma bir sınavdı. Fizik öğretmeni olacağım; bana tarih, coğrafya sordular. Onları da yaptım, Türkiye birincisi oldum. Ona rağmen herhangi bir kazancım olmadı” diyen Öztunalı, devletten umudunu kestiğini, özel sektörde iş arayacağını söylüyor. Öztunalı’nın emekli öğretmen olan annesi Zehra Öztunalı, “Milli Eğitim bakanına bu gençlerin halini bir sorun” diyerek tepkisini dile getirirken, baba Hüseyin Öztunalı ise “Türkiye’nin hali bu. Türkiye’de bilime ihtiyaç yok” dedi.


BİRİ BİZİ KANDIRIYOR!
Milli Eğitim Bakanlığı’na alınacak 15 bin 800 öğretmen için başvurular başlarken, Bakan Nimet Çubukçu’nun yenilik diye açıkladığı ‘Sağlık, askerlik ve adli sicil durumuna ilişkin beyan esası’nın 2 yıl öncesine kadar uygulandığı hatırlatıldı.
Bakan Çubukçu’nun bu açıklamaları medyada yer bulurken, yenilik diye sunulan ‘beyan esası’nı Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2005’te başlattığı hatırlatıldı. Adayların askerlik sorunu, Emekli Sandığı ile bağının olup olmadığı ve sabıka kaydının bulunup bulunmadığıyla ilgili belge istenmeden, beyan kabulü uygulamasına 4 yıl önceki atamalarda başlandığı kaydedildi.
Yaşanan fiyasko nedeniyle öğretmen adaylarının Bakanlığa karşı güveni iyice zayıfladı.
YENİLİK YALAN!
Öte yandan Eğitim Sen 1 No’lu Şube Sekreteri Abdullah Tunalı, Bakan Çubukçu’nun kısa bir süre önce de eş durumu atamalarıyla ilgili yaptığı ‘yenilik’ açıklamasının ellerinden alınan hakların iadesi olduğunu ve yenilik olmadığını söyledi. Tunalı şunları söyledi: “Milli Eğitim Bakanlığı geçmiş dönemde kendi eliyle kaldırdığı uygulamaları bugün tekrardan yenilik yapıyormuş edasıyla uygulamaya sokuyor. Bunu eğitimde yenilik olarak sunuyor”


‘BAKANIN DERDİ BAŞKA!’
Öztunalı’nın meslektaşlarının “www.memurlar.net” sitesinde olaya ilişkin yaptığı yorumlar şöyle:
*Devlet 3 yıldır fizik öğretmeni almıyor. Bu arkadaş 2009 KPSS Türkiye birincisi ve atanamıyor, çünkü devlet, 15 bin öğretmen alıyor, yine her zamanki gibi bir tek fizikçi yok. Sen git Türkiye birincisi ol, kadro açılmasın.
*Eski Bakan Hüseyin Çelik, zaten empatiden yoksun, koltuğunu koruma telaşında akılsız bir adamdı. Yeni Bakan Nimet Çubukçu da kameralar yeni saç şeklini düzgün görüntülüyor mu, onun telaşında.
*Sırf benim bildiğim ve bizzat cenaze namazına katıldığım 7 fizikçi var. Bari onların yerine atama yapılsaydı. İçimize bir ümit doğmuş olurdu.
*İnanır mısınız, Türkiye birincisiyle genel kültür netlerimiz aynı, ama matematikten çuvallayınca o 97 alıyor ben 77.0
*Bari Türkiye birincisini alsalardı. 15 binin içinde 1 tane bile yok.
*Kafayı yiyordur adam, basın açıklaması yapsın “Kardeşim düştüğüm duruma bakın” diye. Şimdi bu kişi en kolay polisliğe başvuracak bence.


HANi DEVLET OKULLARI ÜCRETSiZDi?
Milli Eğitim Bakanlığı her eğitim yılı başında “kayıt parası alınmayacak” diye açıklama yapıyor, ama kayıt parası bir yana yıl boyunca öğrenciden 40 farklı gerekçeyle para toplanıyor.
Bağımsız Eğitimciler Sendikası’nca yapılan araştırmaya göre kayıt sırasında velilerden 100 TL ile 2.000 TL arasında zorunlu bağış isteniyor. Ayrıca okullara yeterli ödenek gönderilmediği için pek çok ihtiyaç da velilerin üzerine yıkılıyor. İşte öğrencilerden yıl boyunca istenen paraların listesi:
*İsteğe bağlı zorunlu bağış,
*Eğitime katkı payı aidatı,
*Vakıf parası,
*Okul aile birliği aidatı,
*Hafta sonu yetiştirme kurs parası,
*Kızılay ve hayır kurumlarına yardım parası,
*Diploma parası,
*Hediye parası,
*Dergi parası,
*Yardımcı kitap parası,
*Elektrik parası,
*Su parası,
*Telefon parası,
*Tamir parası,
*Hizmetli parası,
*Spor kolu parası,
*Okul forma, eşofman parası,
*Tiyatro parası,
*Gezi parası,
*Bayram kutlama ve kıyafet parası,
*Bilgisayar, tepegöz alım parası,
*Fotoğraf parası,
*Sınıf köşelerini düzenleme parası,
*Süsleme parası,
*Perde parası,
*Teşekkür, takdir belge parası,
*Tebeşir, tahta kalemi parası,
*Masa örtüsü parası,
*Kalorifer ve kaloriferci parası,
*Boya, dekorasyon ve tamirat parası,
*Okul bekçisi, güvenlikçisi parası,
*Okul arması parası,
*Fotokopi ve sınav parası,
*Servis ücreti,
*Pul parası,
*Sınıf temizletme parası,
*Temizlik malzeme parası,
*Okul etkinlikleri bilet parası,
*Yakıt parası,
*Paso parası.
(HABER MERKEZİ)
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.