Hayal kırıklığının sonucu ağır olur

Hayal kırıklığının sonucu ağır olur

İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın ‘Kürt Açılımı’ tartışmalarının ardından ‘toplumun tüm kesimleri ile görüşerek bir mutabakat sağlamaya çalışacakları’ iddiası ile siyasi partiler, çeşitli kurumlar ve insan hakları...


İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın ‘Kürt Açılımı’ tartışmalarının ardından ‘toplumun tüm kesimleri ile görüşerek bir mutabakat sağlamaya çalışacakları’ iddiası ile siyasi partiler, çeşitli kurumlar ve insan hakları kuruluşlarıyla yaptığı görüşmelerin ardından geçtiğimiz günlerde yaptığı basın toplantısı, tartışılmaya devam ediyor.
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ŞART
Bakanın yaptığı görüşmeler kapsamında bir araya geldiği Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), MAZLUMDER ve İnsan Hakları Derneği (İHD) temsilcileri, gazetemize yaptıkları değerlendirmelerde son açıklamanın bir güvensizlik ortamı yarattığına dikkat çekerek, hükümeti bu güvensizlik ortamını giderecek adımları derhal atmaya çağırdılar. Anayasa değişikliğinin hükümetin gündeminde olmadığı açıklamasını eleştiren insan hakları kuruluşları, sürecin hayal kırıklığı ile sonuçlanmasının büyük tehlike yaratacağı uyarısında bulundular.
TEK SORUMLU HÜKÜMET
TİHV Genel Sekreteri Metin Bakkalcı, bakanın sürecin başında yaptığı açıklamalar ile son açıklaması arasında ciddi bir fark olmadığını belirterek, “Bakan ‘Kararlıyız, umutluyuz, şu anda bir projemiz yok’ açıklamalarını yinelemiş oldu” dedi. Türkiye’nin bir yol ayrımında olduğunu belirten Bakkalcı, “Bundan sonrası çok ciddi bir süreçtir. Bugüne kadar yaşanan acılar, travmalar bir daha yaşanamaz. Eğer bu süreç bir hayal kırıklığına uğratılırsa, bu olağanüstü olumsuz gelişmelere yol açar” şeklinde konuştu.
Çok kuvvetli bir içtenlik çağrısı yaptıklarını söyleyen Bakkalcı, “Kimse bugüne kadar yaşanan acılar ve travmalar üzerine politika yapmamalıdır” dedi. Bakanın yaptığı son açıklamanın toplumda bir hayal kırıklığı yarattığını belirten Bakkalcı, “Bakanın anayasa değişikliğinin gündemde olmadığı açıklaması olağanüstü bir talihsizliktir” dedi. Kendilerinin ‘mutabakatla’ ilgisi olmayan hak ve özgürlüklerden bahsettiklerini dile getiren Bakkalcı, “Örneğin ifade özgürlüğü konusunda bir mutabakat zaten vardır. Birlikte yaşamanın yolunun bulunması için anadilde eğitim için mutabakata gerek yok. Siyasi iktidarın bu konuda yasa çıkarmak için çoğunluğu vardır. Bu konuda çıkarılacak genelgeler, kararlar, içişleri bakanının iki cümlesine bakıyor. Bu konularda tek sorumlu hükümettir” şeklinde konuştu. ‘Açılım süreci’ ilerlerken bir taraftan baskı ortamının da sürdüğüne dikkat çeken Bakkalcı, “Kürt sorunu tartışılıyor, bugün Ermeni Açılımı tartışılıyor. Bu sanal değil. Ama baskı ortamı da devam ediyor. Hâlâ gözaltılar, soruşturmalar, tutuklamalar devam ediyor. Bu da sanal değil” dedi.
‘MAZERETLERİ OLAMAZ’
Hükümetin güvensizliği gidermek için derhal atması gereken adımlar olduğunu ifade eden Bakkalcı, “Hükümetin içtenlik ve güven ortamını sağlaması için derhal DTP’lilere, KESK’lilere, insan hakları savunucularına yönelik davalar düşürülmeli, taş attıkları gerekçesi ile tutuklanan çocuklar ve sağlık sorunu olan tutuklular derhal salıverilmelidir” şeklinde konuştu. Hükümetin ifade özgürlüğü ile ilgili düzenlemeleri derhal yapmasını isteyen Bakkalcı, “Bu anayasa bugün değil, 1980’den beri tartışılıyor. Bu düzenlemeleri yapmamak için hiçbir mazeretleri olamaz” ifadelerini kullandı.
ÜNSAL: BİRAZ BEKLEYELİM
Bakanın özellikle anayasa değişikliğinin gündemde olmadığı yönlü açıklamasını eleştiren MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal ise “Bakan, ‘Herkes anayasa değişikliği istiyor ama biz yapmayacağız’ diyor. Oysa 2007’de meclis açıldığında ilk işleri bir anayasa hazırlığı idi” şeklinde konuştu. Bakanın açıklamasına “Siz kurumların görüşünü almak için görüşmeler yapacaksınız. Herkes istiyor ama biz yapmayacağız diyeceksiniz” şeklinde tepki gösteren Ünsal, “Bu durum ya istişarelerde ortaya çıkan görüşleri dikkate almadıklarını ya da yaratılan beklentinin boşa çıkarılacağını gösteriyor” dedi. “Yapılan açıklama, gerek siyasi muhalefetin gerekse üniformalı bürokratik muhalefetin, AK Parti’nin baştaki kararlılığını etkilediğini gösteriyor” diyen Ünsal, hükümetin en başından beri bir ‘Türkiye Modeli’ yaratacağını söylediğini hatırlatarak, “Eğer Türkiye modelinden kasıt buysa, bu oldukça kaygı verici” ifadelerini kullandı. Başlangıç açıklamasının beklentileri karşılayacak düzeyde olmadığını ifade eden Ünsal, “Biraz bekleyelim. Madem bir Türkiye Modeli yaratılacağından söz ediliyor, bunun ne olduğunu hep birlikte görelim” şeklinde konuştu.


ACİLEN ADIM ATILMALI
İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan yaptıkları görüşmede İçişleri Bakanı Atalay’a ilettikleri taleplerle bakanın yaptığı konuşma karşılaştırıldığında arada ciddi bir fark olduğunun görüldüğünü dile getirerek, “Bakan maalesef askeri kesimleri teskine dönük bir açıklama yapmıştır” dedi. Anayasa değişikliği yapılmadığı koşullarda ne bir Kürt açılımının ne de bir demokrasi açılımının yapılabileceğini dile getiren Türkdoğan, “Bu anayasa 12 Eylül anayasasıdır. Bu anayasa tartışılmazsa sorun nasıl çözülebilir?” şeklinde konuştu. Sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için diyalog sürecinin tüm kesimleri ve halkı kapsayarak ilerlemesi gerektiğini belirten Türkdoğan, hükümetin süreci devam ettirmek için acilen atması gereken adımlar olduğunu belirtti. Yapılan en ufak açıklamanın bile yasadışı örgüt propagandası sayıldığını belirten Türkdoğan, birçok DTP, KESK üyesinin, öğrencinin, cezaevlerinde olduğunu hatırlattı. “AKP döneminde çıkarılan Terörle Mücadele Kanunu ve başkaca antidemokratik yasanın düzenlenmesi şart. Aksi takdirde süreç ilerlemez” diyen Türkdoğan, “Eğer bunlar bir an önce yapılmazsa, süreç bahsedildiği gibi bir ‘tasfiye’ süreci olarak şekillendirilirse, bunun sonuçları çok tehlikeli ve acı olur” şeklinde konuştu.
(İstanbul/EVRENSEL)
Erdal İmrek
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.