YENİGÜN

YENİGÜN

  • Onun en büyük hayali öğretmen olmak... Daha küçük yaşta başladığı öğretmenlik çabasını büyünce de sürdürmek istiyor. Branşını da kararlaştırmış. Daha doğrusu hayalini kurmuş.


    Onun en büyük hayali öğretmen olmak... Daha küçük yaşta başladığı öğretmenlik çabasını büyünce de sürdürmek istiyor. Branşını da kararlaştırmış. Daha doğrusu hayalini kurmuş.
    10 yaşındaki Medya’nın en büyük hayali, ‘Kürt dili’ öğretmeni olmak. Anadilinde eğitim ve öğretim onun için en yakıcı sorun olmuş.
    Annesinin karnındayken duyduğu sevgi sözcüklerini, doğduktan sonra ilk sözcüklerini ve giderek cümlelerini kurduğu anadilinde eğitim yapmanın yasak olduğuna akıl erdiremeyip, kendi dilini öğrenmeye, yazıp okumaya başlamış.
    A, B, C... Q, W, X, Z...
    Medya, Türkçe eğitim gördüğü okulda çok başarılı bir öğrenci olarak her yıl takdirname alıyormuş. Babası SSK emeklisi. Ağabeyleri ve ablaları da okumuş. Kürtçe gramer dersi de almış, sonra o çocuk aklıyla öğretmek için neler yapabileceğini düşünmüş.
    Ailenin, amcanın, dayının, teyzenin, halanın ve çevrenin doğal destek ve teşviki de olunca, bir de görevden alındıktan sonra yapılan ilk seçimde halk desteğiyle yeniden başkan seçilen eski eğitimci Abdullah Demirbaş’ın şahsi desteği de olunca, Medya çocuk olmuş bir mamoste, yani bir öğretmen.
    Kırık birkaç masa, birkaç sandalye atmış evinin bir odasına, sonra başlamış anadilinde eğitim ve öğretim çalışmasına.
    Sayılar, günler, mevsimler, çiçekler, renkler...
    Yek, du, se, çar, penc, şeş, heft, heşt, neh, deh...
    Bihar, havîn, payîz, Zivistan...
    Adar, gulan, tîrmeh, tebax /gelavêj, ilon..
    Yekşem, duşem, sêşem, çarşem, pêncşem, înî, şemî....
    Oyun arkadaşlarıyla başladığı Kürt dili eğitim çalışması, şimdi Türkiye’nin ve dünyanın gündeminde. Medya çocuk, en küçük öğretmen olmakla kalmamış, aynı zamanda hakkında dava açılan en küçük öğretmen olarak gündemde. Dün, Derya Sazak’ın haberiyle Milliyet’in manşetine taşınan haber, bir kez daha bu yüz karası durumu gözler önüne serdi.
    Mamoste Medya’nın annesi ve babası hakkında açılan soruşturma sürüyor. İfade vermek üzere Diyarbakır Savcılığı tarafından çağrı çıkarılmış. Pazartesi günü Adalet ya da Adliye Sarayı’na gidip, kızları Medya’nın Kürtçe ders vermesi ‘suçu’ işlediklerinden dolayı savcılığa ifade verecekler.
    Medya’nın annesi Türkçe bilmiyor. İfadesini doğal olarak Kürtçe verecek. Tabii savcı bir şey anlamayacak. Belki Türkçe bilmediği için azarlayacak. Ancak uygun görürse, tercüman tayin edecek ya da gayriresmi olarak yanındaki yöresindeki bir memuru, çaycıyı çağırıp, Medya öğretmenin annesinin sorguya verdiği yanıtları Türkçeye çevirmesini isteyecek.
    Sonra düşünecek...
    Düşünecek mi, bilmiyoruz.
    ‘Kürt Açılımı’ ya da ‘Demokratik Açılım’ çalımının atıldığı bir zamanda bu yaman çelişkiyi çözmek için düşünse iyi olacak. Ama bunu kestirmek çok zor.
    AKP’nin manevraları, MHP’nin ırkçı ve şoven tutumu, CHP’nin inkarcı yaklaşımı düşünülünce; devletin yıllardır Kürtlere ve Kürtçeye reva gördükleri hesaplanınca, bunu kestirmek çok zor.
    Doğrusu, savcının işi de kolay değil!
    Bir zamanlar konuşulması yasaklanmış olan, daha bir süre önceye kadar TBMM tutanaklarına ‘anlaşılmayan bir dil’ olarak geçen, birkaç ay önce hükümet eliyle gece gündüz yayın yapan bir televizyon kanalı kurulan, Mardin’de bulunan Artuklu Üniversitesi’nde ‘Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün açılmak üzere olduğu; ancak cezaevlerinde konuşulması yasak olan, çıkan gazetelerin toplatıldığı, Sur Belediyesi ‘çok dilli belediyecilik’ programı kapsamında kitapçık çıkardığı için hakkında davalar açılan, belediye başkanı açığa alınan, ne olduğuna bir türlü karar verilemeyen ‘bir dil’ ile ilgili bu kadar çelişkiyi çözmeyi aklına getirecek mi?
    Bakalım AKP Hükümeti bu çelişkiyi nasıl çözecek?..
    CHP lideri Baykal, bu kıssadan bir hisse çıkarabilecek mi?..
    MHP Genel Başkanı Bahçeli ve onun gibi ‘mermerci’ yaklaşım içinde olanlar, hayattan bir şey öğrenmek için çaba gösterecek mi?..
    ENDER İMREK
    www.evrensel.net