nevsal-i nisvan

nevsal-i nisvan

Kadınlar sanılanın aksine her dönemde haklarını aramak için çaba sarf etmişler, mahkemelere başvurmuşlardır. Bu durum Osmanlı toplumunda da geçerliydi.


Hak, hukuk peşinde
Kadınlar sanılanın aksine her dönemde haklarını aramak için çaba sarf etmişler, mahkemelere başvurmuşlardır. Bu durum Osmanlı toplumunda da geçerliydi. Ama adli işlemler harç ödemeyi gerektirdiğinden yoksul kadınlar dava açma haklarını pek fazla kullanamadılar.
Osmanlı kadınları haklarını aramak için mahkemelere başvurmaktan kaçınmamışlardır. Bu haklar daha çok orta sınıf mensuplarınca, özellikle babalarını ve kocalarını kaybeden, güçlü akrabalık bağı olmayan kadınlar tarafından kullanılmıştır. Daha üst sınıftan kadınlar ise, hukuki anlaşmazlıkları çözmek için, gayri resmi ilişkileri ve erkek akrabalarının toplumsal nüfuzlarını kullanmayı tercih etmişlerdir. Adli işlemler harç ödemeyi gerektirdiğinden tabii ki, yoksullar ve köleler bu haktan pek yararlanamamışlardır. Ayrıca davacıların güvenilir tanık bulma zorunluluğu da bu grupları dava açmaktan vazgeçirmiş olabilir. Yerel kadı mahkemeleri anlaşmazlıklarda başvurulan tek kurum değildi. Kadıların yolsuzluk yapması, görevini kötüye kullanması durumunda son başvuru makamı, padişah adına adaletin dağıtıldığı, resmi bir adalet dairesi olan Divan-ı Hümayun’du. 17. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Divan-ı Hümayün’a başvurarak sultanın adaletinden yararlanma isteği, reayaya, vergi ödeyen tebaaya da tanınmaya başladı. Ancak İstanbul’a gelme zorunluluğu adalet aramayı çok pahalı ve zaman alıcı yapmıştır. Başvurular aynı zamanda Şikayet Defterleri’ne kaydediliyordu. Kadı Kayıtları ve Şikayet Defterleri adı verilen bu türden kayıtlar, Osmanlı’daki kadın erkek herkesin ne türden sorunları olduğunu gösteren önemli belgelerdir. Örneğin çok küçük yaşta babasını kaybeden Afife adlı bir kadın, on yıl sonra evlendiğinde, mahkemeye giderek, babasının mirasından kendisine düşen payın verilmediği gerekçesiyle, annesine ve annesinin kocasına 1702 yılında dava açmıştır. Bu kayıtlardan, kadınların daha çok miras, velayet, evlenme ve boşanma, malla ilgili anlaşmazlıklar gibi sorunlarla uğraştıklarını görebiliyoruz. Ticaretle uğraşan kadınlar ise tüccarların borçlarını ödemediklerinden yakınarak, adaletin yerine getirilmesini isteyen başvurularda bulunmuşlardır.
(Petrol-İş Sendikası Kadın Dergisi,Nisan 2005,sayı 14)
www.evrensel.net