Taşeronlaştırma köleleştiriyor!

Taşeronlaştırma köleleştiriyor!

Türkiye’de kamu işletmelerinin devletin sırtında kambur olduğu propagandası eşliğinde başlatılan özelleştirme furyasının, yerel yönetimlerin hizmet üretim birimlerinde uygulanma şekli...


Türkiye’de kamu işletmelerinin devletin sırtında kambur olduğu propagandası eşliğinde başlatılan özelleştirme furyasının, yerel yönetimlerin hizmet üretim birimlerinde uygulanma şekli, ihale yoluyla işlerin taşeron firmalara devredilmesi oldu. Gaziantep’teki belediye yönetimleri de diğerleriyle aynı yolu izleyerek belediyenin bütün hizmetlerini taşeron firmalara devretti. Gaziantep’te belediyenin açtığı hizmet alım ihalelerinin toplu taşıma hariç hemen hemen tamamını YÖNTEM ve KÜRŞAT isimli iki firma almış durumda. YÖNTEM daha çok Şahinbey Belediyesi’nin işlerini yürütürken, KÜRŞAT Büyükşehir ve Şehitkamil belediyelerinin hemen bütün işlerini yapıyor. Özellikle KÜRŞAT başta olmak üzere bu iki şirkette de çalışan işçiler, asgari ücret düzeyinde bir maaşla, hiçbir iş güvencesi ve sosyal hak olmadan çalışıyor. İşçilerin başta kıdem tazminatı olmak üzere ekonomik ve sosyal haklarını gasp etmeyi temel hedef haline getiren şirketler, birkaç ay çalışan işçiyi hiçbir hak vermeden kapı önüne koyup yerine yeni işçi alıyor.
ÜCRETİNİ İSTEDİ İŞTEN ATILDI
Bünyamin Kazcı, birkaç ay çalıştırıldıktan sonra ödenmeyen ücretini istediği için KÜRŞAT adlı şirkette işten atılan bir işçi. Daha önce de iki yıl kadar aynı şirkette çalışan Bünyamin Kazcı, emekli olduktan sonra tekrar KÜRŞAT’ta şoför olarak işe başlamış. Sulama tankerinin şoförlüğünü yapan Kazcı, daha işe başlar başlamaz çalışan arkadaşlarından şirketin üç aydır işçilere ücret ödemediğini öğrenmiş. Kendisi de üç ay çalışmış ama ücret alamamış. Bunun üzerine bu gidişe bir dur demek gerektiğini düşündüklerini söyleyen Kazcı, işten atılışını şöyle anlatıyor: “Paralarımızı alabilmemiz için bir şeyler yapmamız gerekiyordu. Sesimizi Büyükşehir Belediyesi yönetimine duyurmamızın doğru olacağını düşündük. Biz taşeron şirketin işçisiydik ama belediyenin işini yapıyorduk ve belediyenin ihaleyi verdiği şirketi denetleme sorumluluğu olduğunu biliyorduk. Çalışan arkadaşların çoğu vasıfsız işçiydi. Onların gözden çıkarılması kolay olacağından, şoförler olarak biz iş bırakmaya karar verdik. Bizi gözden çıkarmaları daha zor olur diyorduk. 24 Temmuz’da iş bıraktık. Çözüm bulamazsak belediye önüne yürüyecektik. Şirket yöneticileri ve belediyenin park ve bahçeler müdürlüğü görevlisi geldi. Biz paralarımızın ödenmesini istediğimizi, yoksa işbaşı yapmayacağımızı söyledik. O gün paraların ödeneceğine dair söz verdiler. Ben ‘Bu sözler bize her zaman veriliyor ama yerine getirilmiyor’ dedim.
Saat ikiye kadar ücretlerimiz ödenmezse belediye önüne yürüme kararı alarak işbaşı yaptık. Öğleden sonra alacaklarımızdan iki aylık ücret tutarı kadar ödeme yapıldı. Ancak akşam işe gittiğimde işten çıkarıldığımı öğrendim.”
BELEDİYE DENETLESİN
Taşeron şirketlerde işçilerin köle gibi çalıştırıldığını belirten Kazcı, servis olmadığı için işe dolmuşla gidip gelen işçilerin para alamayınca yürüyerek işe gitmek zorunda kaldıklarını söyledi. İşçilerin öğlen yemeklerini de ceplerinden yediklerini anlatan Kazcı, “Havaalanı yolunda temizlik yapan işçileri sabah götürüp bırakıyorlar. Ancak öğlen yemek saatinde servisle almıyorlar. Yolun belirli bir yerine kadar ancak temizleyebilmiş olan işçi, şehrin kilometrelerce dışında, yemek yiyecek bir yer bulunmadığı için yemeğini sabah yanında götürmek zorunda kalıyor. O da kuru bir somun ekmek oluyor. Kuru somunun yarısını sabah kahvaltıda katıksız yiyen işçi, kalan yarım somunu da öğlen yine katıksız yiyerek gününü geçiriyor” diye konuştu.
Hizmet işlerinin belediyenin kamusal görevi olduğunu ve belediye bünyesindeki kadrolu işçiler tarafından yapılmasının gerektiğini dile getiren Kazcı, “Belediye bu işleri taşerona verecekse de ihale verdiği şirketlerle işçilerin haklarının korunması konusunda sözleşme imzalaması ve şirketi sürekli denetlemesi gerekir” dedi.


MALİYET YÜKSELİRKEN HİZMET KALİTESİ DÜŞÜYOR
Nihat Bencan (DİSK Bölge Temsilcisi, Genel-İş Bölge Başkanı):
1989-90 yıllarında, Gaziantep’in nüfusunun 450 bin olduğu dönemde belediyede çalışan işçi sayısı 3 bin civarındaydı. Günümüzde Antep’in nüfusu 1.5 milyon civarına yükselmiştir. Buna karşılık belediyede çalışan kadrolu işçi sayısı 1200 civarına gerilemiştir. Peki belediye nasıl hizmet üretiyor? İşlerin büyük kısmını çok daha ucuza çalışan, hiçbir güvencesi olmayan, iş güvenliği işverenin iki dudağı arasından çıkacak bir söze bağlı olan, kısacası kölelik koşullarında çalışan taşeron işçiler tarafından yapılmaktadır. Taşeron şirketler, kıdem tazminatı ve benzeri yükümlülüklerden kurtulmak için sürekli olarak birkaç ay çalıştırdıkları işçileri çıkarıp yerine yeni işçi alıyor. Bu da işçilerin yaptıkları işte uzmanlaşmasını engellediği için hizmet kalitesini gittikçe düşürüyor. Taşeronlaştırma işçileri köleleştiren, sendikalaşmanın önünde en büyük engel olan ve hizmet maliyetlerini yükseltip kaliteyi düşüren bir sistemdir. Bunun için bir an önce yasal düzenlemeler yapılarak taşeronlaştırmaların ortadan kaldırılması gerekmektedir. Bunun sağlanması için de sendikaların bu yolda mücadele etmesi gerekir.


‘BU GİDİŞİ DURDURMAK ZORUNDAYIZ’
Ahmet Gökalp (Belediye-İş Gaziantep Şube Başkanı):
Taşeronlaştırmalar daha ucuza, daha kaliteli hizmet vermek söylemiyle hayata geçirildi. Belediyelerin bundan kâr edeceği söylendi. Ancak bu doğru değil. Belediyeler bu yöntemden hiçbir şekilde kâr etmediği gibi çalışanların hakları da her gün daha da geriye gitmekte; işçi sınıfı, emekçiler daha fazla ezilmektedir. Taşeronlaştırma aynı zamanda sendikalı işçileri de olumsuz etkilemektedir. Bizim TİS dönemlerimizde karşımıza çıkan en büyük engel taşeronlaştırmadır. Çünkü biz zam istediğimizde işveren daha ucuza çalışan taşeron işçiyi bir tehdit unsuru olarak kullanıyor. Üç ay maaş alamayan bir taşeron işçisi, “Ben açım” diyerek maaşını istediğinde “Sen diğer işçileri kışkırtıyorsun” diyerek işten atılıyor. Böylece örgütlü bir toplum yaratma mücadelesinin önü kesiliyor. Bütün emek örgütleri, siyasi partiler, bir an önce taşeronlaştırmaların önüne geçecek bir mücadeleyi örgütlemeliler. Çünkü bir şekilde bu gidişi durdurmak zorundayız.
(Gaziantep/EVRENSEL)
Abdullah Çiloğlan
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.