ZONGULDAK POSTASI

ZONGULDAK POSTASI

  • İnsan kendisini ne kadar sorumlu hisseder?Çıkarı kadar!Çıkarlar değişir.İnsanlar gelişir!Bu nasıl gelişmekse!Neden çıkarlar söz konusu olunca gelişiyoruz!Değişimin yarattığı gelişmeyi çatı yapıp çadıra herşeyi doldurmaya çalışma, değişimin ahlakına ne kadar uygun.


    İnsan kendisini ne kadar sorumlu hisseder?
    Çıkarı kadar!
    Çıkarlar değişir.
    İnsanlar gelişir!
    Bu nasıl gelişmekse!
    Neden çıkarlar söz konusu olunca gelişiyoruz!
    Değişimin yarattığı gelişmeyi çatı yapıp çadıra herşeyi doldurmaya çalışma, değişimin ahlakına ne kadar uygun.
    Sorumluluk duygusu kişinin bireysel ahlakıyla ilgili.
    Hangi mesleği yaparsanız yapın.
    Bireysel ahlaki ve etik kavramlarınız yerine oturmuyor ve evrensel çizgiye yakın değilse sorumluluk anlayışlarından istediğiniz sonuçları çıkartabilirsiniz.
    Herkes canı istediği kadar sorumludur!
    Bu yüzden de çıkarlar değişkendir.
    Medya’nın çıkarlarının da bu bağlamda ne kadar önemli olduğunu saymakla bitiremeyiz.
    Gazeteler, gazeteciler mesleki çıkarların peşinde koşan adamlar olarak bilinirler.
    Daha iyisini yapmak, daha dik durabilmek.
    Bir konuda dimdik durabilen biz gazeteciler başka bir olayda büklüm büklüm kalabiliyoruz.
    Herkesin bir dik durma derecesi vardır.
    Her gazetenin, her gazetecinin.
    Siyasi çıkarlar.
    Patronaj çıkarlar.
    Şirket çıkarları.
    Dostluk çıkarları.
    Önemli olan duygusal, tensel, cinsel ve ekonomik çıkarlar ile mesleki duruşu bir birine mümkün olduğunca karıştırmamak.
    Yani bütün gazetecilerin teorikte kabul edip savundukları bu yaklaşım ayaklar altında cıncık cıncık eziliyor.
    İnsani ilişkiler ile mesleki ilişkileri ayırt edebilmek.
    Siyasal fikirler ile mesleki değerleri mümkün olduğunca ayırt edebilmek gerekir.
    Bizler son günlerde bu tartışmaları kendi içimizde çok yapıyoruz.
    Özünde habere ‘haber’ olarak bakabilmenin önemini öğrenmeye çalışıyoruz.
    Yaygın medyanın köşe taşlarının, has adamlarının bu kadar büyük tutarsızlıklar içinde olması Anadolu’nun genç kuşak muhabirleri için fena halde yol gösterici oluyor.
    Biz Anadolu’dan Türkiye’nin sorumlu gazeteciliğe olan ihtiyacını gözlemlemeye çalışıyoruz.
    Yaygın medyanın sorumsuz, iki yüzlü ve şehvet düşkünü yayın politikaları genç muhabirleri bir bir zehirliyor.
    Sorumsuzluk anlayışı, sorumluluğu gölgeliyor.
    Son günlerin en baba konusu Kürt Açılımı’nın içine balıklama dalan medya
    Eruh’taki çatışmada 7 asker ile 6 PKK’lının ölümüyle sonuçlanan çatışmayı görmezden geliyor.
    Sürecin bu yönüne susarak mı katkı verecekler?
    Dünkü Hürriyet’e bakıyoruz.
    Manşetinde Aydın Doğan’a ait şirketlere verilen ceza manşet.
    Alt manşet ise büyük bir fotoğraf ve sel.
    Eruh’ta olan çatışma haberinin pul büyüklüğündeki başlığını bulmak için mercek lazım.
    Evrensel’i Zonguldak’ta bulamadım.
    Habertürk’te haber üst manşet.
    Fatih Altaylı farkı.
    Ya diğerleri kimin farkı?
    Birçok gazete ve yazarın Kürt Açılımı’nın üzerinden yer tutmaya, prim yapmaya çalıştığı bu günlerde bu çatışmayı görmezden gelmeye çalışmak okuru aldatmaya yönelik hareket değil de ne?
    Kendini kandırmak değil de?
    İlahi bir el bunlara seslenip; “Yazmayın mı” diyor?
    Ülkenin belki de en önemli tartışmalarının yaşandığı bu günlerde yedisi asker, altısı terörist eğlence olsun diye mi bir birine kurşun sıktı.
    Ellerindeki su tabancası mıydı yoksa?
    Şakacıktan mı öldüler yani.
    Onların da anaları bir araya gelince manşet olacak mı?
    ATİLLAÖKSÜZ
    www.evrensel.net