BASIN TURU

BASIN TURU

Milyonlarca ABD’li, İşçi Bayramı’nı kutluyor. Çoğu ABD’linin kendi kendine hizmet eden politik konuşmalardan, sosisli sandviçlerden, havuz partilerinden başka üç gündür kutlanan İşçi Bayramı’nın ne olduğuyla ilgili fikri yok.


Bilinmeyen bayram
Milyonlarca ABD’li, İşçi Bayramı’nı kutluyor. Çoğu ABD’linin kendi kendine hizmet eden politik konuşmalardan, sosisli sandviçlerden, havuz partilerinden başka üç gündür kutlanan İşçi Bayramı’nın ne olduğuyla ilgili fikri yok. İşçi Şövalyelerinin İşçi Bayramı’nı 1882’de yarattığını ve Kongre’nin 1894’te ulusal tatil ilan ettiğini bilmiyoruz. Neredeyse hiçbirimiz işçi hareketinin özelliklerini bilmiyoruz. ‘Kömür sahaları meleği’ Mother Jones (1830-1930) işçi hakları için savaşan evrensel bir koalisyon olan Dünya Endüstri İşçileri’ni organize eden Büyük Bill hakkında fikrimiz yok.
Haftalık iş saatini 54-60 saatten 48 saate indiren ve ABD Giyim İşçileri Birliği ile Kongre Sanayi Kuruluşları’nın yaratılmasına neden olan 1916’daki greve öncülük eden Sidney Hillman’ı (1887-1946) bilmiyoruz. Tabana ait politik kampanyaların babası olarak bilinen, Cesar Chavez’in (1927-1993) Tarım İşçileri Birliği’ni oluştururken taktiklerinden yararlandığı Saul Alinsky’nin (1909-1972) yaşamına dair kolektif bilgimiz yok.
Çoğumuz, işçi haklarını savunmak için savaşırken hapse düşen ya da yaralanan Eugene Debs (1855-1926), Joe Hill (1879-1915) ve diğer binlercesini duymadık bile. Çoğu ABD’li ve kesinlikle çoğu gazeteci, sosyal eylemci ve ülkedeki en göze çarpan iç savaş karşıtı yayımcı Horace Greeley’in hikayesini bilmiyor. 1954’te yüzde 35 olan sendikalı işçilerin yüzde 12.4’e düştüğüne dair hikayeler anlatılacak ama yönetimin verdiği gözdağından ya da profesyonellerin işçilerin sendikalaşmaya ihtiyaçları olmadığı gibi yanlış inançlarından bahsedilmeyecek. Gazeteciler, işçilerle görüşebilir. Sıcak ve rutubetli bir giyim fabrikasında haftanın 6 günü, günde 12 saat 3-4 dolara çalışan ihtiyar bir kadınla konuşabilirler. Bize resesyondan bahsedip yaşamlarındaki en derin kesik olduğunu söyleyen ama çok sıkı çalışsalar da hâlâ işleri olduğundan memnuniyet duyan bugünkü işçilerle de konuşabilirler.
İşçi İstatistikleri Bürosu’nun (BLS) raporuna göre işsizlik oranı resesyonun başladığı 2007’deki yüzde 4.8’den 9.7’ye çıktı. 7.4 milyon olan işsiz sayısı 14.9 milyon oldu. 9.1 milyon ABD’linin yarım gün çalıştığı söylense de, onların da ya çalışma saatleri ve haftalıkları azaltılıyor ya da tam gün çalışacak bir iş bulamıyorlar. BLS’ye göre 2.3 milyon ABD’li de son 4 haftada herhangi bir iş başvurusunda bulunmadığı için işsiz olduğu halde işsizler listesinde görünmüyor.
Bu arada, şirket yöneticileri ise nakit girişi arttığından milyon dolarlar kazanıyorlar. Verilere göre George W. Bush’un yönetimi bırakmasından yaklaşık bir yıl önce başlayan resesyonda 4.3 milyon ABD’li işsiz kalmıştı. 2008 verilerine göre ise ABD’de İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki en büyük işsizlik yaşanıyor. Obama’nın trilyonluk yoğun teşvik paketi altında resesyonun yavaşladığı görülse de, yıl sonuna kadar bir milyon ABD’li daha işten çıkarılacak. İşçi Departmanı’nın son çalışmaları, ABD’li işçilerin hiç olmadığı kadar ‘yaratıcı olduğunu’ söylüyor. Çünkü işten çıkarılma korkusuyla hiç olmadıkları kadar sıkı çalışıyorlar.
Elbette son yılların batık ekonomisinde kâr eden sanayi bölümleri de var. Raporlara göre en düşük ortalamaya sahip perakende satışlar işçi kazanıyor. Ama bu da iyi bir iş olduğu için değil, kiraların, tam gün olduğundan yüzde 50 daha düşük olmasından dolayı. BLS raporlarına göre perakende satışlarda çalışan işçilerin sadece yüzde 16’sı sağlık sigortası istiyor.
Walter Brasch, 8 Eylül 2009
www.evrensel.net