İşçileri sel mi öldürdü?

İşçileri sel mi öldürdü?

Mevide, Nebahat, Özlem, Bircan, Nuriye, Fikriye ve Altın… 7 kadın 7 ayrı yaşam… Yaşamları patronun, ve hükümetin almadığı önlemler nedeni ile son buldu.Türkiye 2 gündür sel felaketi ile sarsılıyor.


Mevide, Nebahat, Özlem, Bircan, Nuriye, Fikriye ve Altın… 7 kadın 7 ayrı yaşam… Yaşamları patronun, ve hükümetin almadığı önlemler nedeni ile son buldu.
Türkiye 2 gündür sel felaketi ile sarsılıyor. Kimilerinin tabirine göre modern Türkiye’nin modern yüzü İstanbul, sel felaketi ile tarihe geçerken, sorumluların sorumsuz tutumu da kayıtlara geçti.
Bağcılar’da 7 kadın işçi aynı mahallede oturuyor, aynı fabrikada, aynı amaç için çalışıyorlardı. Her birinin öyküsü birbirinden farklıydı ama çalışma amaçları aynı; ekmek parası. Her sabah olduğu gibi yine işyerlerinin yolunu tuttular. Kendileri için servis aracı olarak, yük taşımaya yarayan, penceresi olmayan kapalı kasa ticari araçlar tahsis edilmişti. Zira, patrona göre 7 kadın işçi de kendileri için ‘yük’tü.
PAMEKS Tekstil fabrikasında çalışan Fikriye Özentürk, Bircan Karataş, Nebahat Salkım, Altın Yüksek, Özden Ünal, Mevide Kırcı ve NuriyeTaş, sabah erken saatlerde işlerine yetişmek için servis aracına bindiler. 10 işçiyi taşıyan araç, Halkalı Eski Dereboyu Caddesi’nde sadece sele değil patronun kâr hırsına kapıldı. Ön koltukta oturan 3 kişi şanslıydı ve araç sulara kapılır kapılmaz yan kapıyı açıp kurtuldular. Ancak arkada oturan 7 kadın işçi onlar kadar şanslı olamadı.
HER BİRİ AYRI ÖYKÜ
Sefaköy İnönü Mahallesi’nin her sokağında gözü yaşlı bir aile, ayrı bir hikaye kaldı. Bircan Karataş 21 yaşında. 5 yıldır çalışan bir kadındı. Bircan’ın annesi, kızının işe gitmesini istememişti. Ancak Bircan, yevmiyesinin kesilmesini istemediğinden işyerinin yolunu tuttu. Her zaman yürüyerek gittiği işyerine o gün hava koşulları nedeniyle servise binerek gitti.
Özden Binal henüz 18 yaşındaydı. Annesi Nezihe Ünal ile aynı yerde çalışan Özlem, modelistti. Özlem’in annesi dişi ağrıdığı için o gün işe gitmedi; ölümden kurtuldu ama o hayatını kaybetti.
Naciye Karadeniz’in eşi çalışmıyordu. 5 çocuğuna bakabilmek için çalışan Naciye’yi de ölüm, servis kasasında yakaladı.
32 yaşındaki Nebabat Salkım’ın ise ilk iş günüydü. Uzun süre iş aradıktan sonra bu fabrikada iş bulmuştu. Tek istediği, çocuklarının okul masraflarını karşılayabilmekti.
Altın Yüksek, emekliliğe hazırlanıyordu. Emekli olmasına 5 ay kalmıştı. Ölüm onu da diğer arkadaşları gibi servis aracının kasasında yakaladı.
ÖLÜMLERİN ARDINDAN SORULAR KALDI
Geride sinir krizi geçiren yakınları kaldı. Bir de sorular…
*Meteoroloji’nin günler öncesinden uyarmasına rağmen fabrika neden tatil edilmedi? Yetkililer işyerlerinin tatil olması için fabrika sorumlularını uyardı mı? Bu ve çevresindeki fabrikaların sel tehdidi altındaki bölgelere kurulmasına nasıl izin verildi?
*Bu aracı işçilere servis için tahsis eden PAMEKS fabrikasının patronu için soruşturma başlatılacak mı? İstanbul’da fabrikalarda çalışan işçilerden kaç tanesi böyle yük gibi taşınıyor?
*Yük taşımacılığında kullanılan; penceresi, havalandırması olmayan panelvan tipi minibüs, servis standartlarına uymadan nasıl hizmet veriyor?
*İşyeri servisleri ile ilgili kriterler neler? İşçileri taşıyan servislerle ilgili denetimleri kimin yapması gerekiyor?
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.